Çanakkale’de şehir içi halk otobüslerinde çalışan yaklaşık 30 şoför, 3 aydır maaşlarını alamadıkları gerekçesiyle iş durdurma eylemi gerçekleştirdi. Eylem sırasında otobüsler belirli saatlerde çalışmadı ve sadece belediye otobüsleriyle hizmet verilebildi. Şoförler, yürürlükteki toplu iş sözleşmesinin uygulanmadığını, fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini ve çalışma koşullarının ağır olduğunu belirtti. Bu eylem, işçilerin ekonomik haklarının gasp edilmesine ve taşeronlaştırmanın getirdiği güvencesizliğe dikkat çekti. Şoförlerin üç aydır maaş alamaması, sadece bireysel mağduriyet yaratmıyor; aynı zamanda toplumsal hizmetin sürdürülebilirliğini de tehdit ediyor. İşçilerin durumu, uzun çalışma saatleri, fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi ve araç bakımlarının aksamasıyla birleşince ciddi bir kriz ortaya çıkıyor. Ancak eylemin kapsamı, sarı sendikanın müdahalesi nedeniyle tam grev yerine iş durdurma ile sınırlı kaldı.
Bu tablo, sistemin emekçi karşısında nasıl sınırlayıcı ve baskıcı davrandığını gösteriyor. Sarı sendika, işçilerin örgütlenme ve tam grev hakkını sınırlandırarak, mevcut düzeni koruyor ve işçiyi sınırlı bir tepki ile yetinmeye zorluyor.
Taşeron Sistemin ve Belediyelerin Rolü
Burada siyasi renk fark etmiyor: CHP belediyesi ya da başka bir yerel iktidar, taşeron sistemi ve güvencesiz istihdam mekanizmasıyla aynı sonuçları üretiyor. Maaş gecikmeleri, işçiyi bireysel çözüm aramaya ve minimal eylemlerle yetinmeye mecbur bırakıyor.
Üç aylık maaş gecikmesi, işçinin sabrını zorlamakla kalmıyor, onu yarı önlemlerle sınırlı bir mücadeleye itiyor. Bu sistematik bir zorlamadır ve kamusal hizmette emeğin değersizleştirilmesinin açık bir göstergesidir.
Çanakkale’deki eylem, sadece ulaşım krizinden ibaret değil. Bu, taşeronlaştırılmış hizmetlerde emeğin yok sayılmasının ve sarı sendika sınırlamalarının çarpıcı bir örneği.
Çözüm basit ama örgütlü:
İşçilerin kendi taban inisiyatifiyle örgütlenmesi
Tam grev ve iş bırakma hakkının fiilen kullanılması
Sendikaların ve taşeron mekanizmalarının sınırlamalarına karşı birleşik bir mücadele hattı
Sadece böylece emekçinin hakkı gasp edilmez, kamusal hizmet gerçekten emekçi odaklı ve adil bir biçimde yürütülebilir.