Emekçilerin türkülerine sansür uygulayan bir düzen, emekçilerden korkuyordur.

Grup Yorum’un yüz binlerin dilinde dolaşan şarkılarına, marşlarına ve ağıtlarına yöneltilen bu saldırı; ne bir “güvenlik” önlemidir ne de “kamu düzeni” bahanesiyle açıklanabilir. Bu, burjuva devletin, işçi sınıfının ve ezilen halkların sesinden, öfkesinden, tarihinden ve direnişinden duyduğu korkunun adıdır. Çünkü o ses, sadece bir melodiden, bir sözden ibaret değildir; o ses, işkence tezgâhlarını, cezaevlerini, yoksulluğu, sömürüyü ve isyanı anlatır. O ses, halkın gerçek hafızasıdır.

Bugün YouTube’da 454 video erişime engellenmiş durumda. Gerekçe, 5651 sayılı kanunun 8/A maddesi: “milli güvenlik ve kamu düzeni.” Aynı gün, Grup Yorum’un Spotify’daki albümleri ve şarkıları da gizemli bir şekilde “erişilemez” hâle geldi. Sayfada çıkan uyarı: “Bir şeyler ters gitti.” Hayır, bir şey değil, her şey ters gidiyor! Kapitalizmin kendisi ters gidiyor. Ters giden şey, yalnızca bir dijital hata değil; bastırılmak istenen sınıfsal bir isyanın sesidir.

Sermaye devleti, yalnızca tankla, topla, copla değil; sansürle, algoritmalarla ve dijital platformlarla da bastırmaya çalışıyor halkın direnişini. Çünkü bu düzen, devrim şarkılarından korkuyor. Çünkü bu düzen, halkın hafızasının müziğe kazındığını biliyor. Grup Yorum yalnızca bir müzik grubu değil; Türkiye’de işçi sınıfının, yoksulların, devrimcilerin belleğidir. Tüm yasaklara, tutuklamalara, ölüm oruçlarına rağmen susmayan bir çığlıktır.

Kapitalizm, kendisini tehdit eden her şeye karşı ideolojik savaş yürütür. Grup Yorum’a yönelik sansür bu savaşın bir parçasıdır. Yasaklanan şarkılar, aslında sokakta yankılanan “iş, ekmek, özgürlük” sloganının yasaklanmasıdır. Sansürlenen klipler, özelleştirilen fabrikaların, açlıktan ölen çocukların, iş cinayetlerinde katledilen işçilerin üzerinin örtülmesidir.

Ancak ne yaparlarsa yapsınlar, başaramayacaklar. Çünkü halk türkülerini söylerken yalnızca geçmişini değil, geleceğini de anlatır. İşçi sınıfı ayağa kalktığında, o yasaklı şarkılar yeniden özgürlük meydanlarında yankılanacak. Sansürle, baskıyla, yasakla unutturmaya çalıştıkları devrimci kültür; enternasyonal bir isyanın, devrimci kopuşun habercisidir.

Bugün, Grup Yorum’un şarkıları dijital platformlardan siliniyor olabilir. Ama bu şarkılar, işçilerin direniş çadırlarında, gençlerin örgütlenme toplantılarında, halkın kalbinde hâlâ yaşıyor. Sansür, çaresizliktir. Bastırmak, acizliktir. Bu ses, milyonların ortak sesidir ve hiçbir sansür, emekçi halkların şarkısını susturamaz!
Özgürlük savaşan işçilerle gelecek