43 gün boyunca fabrika önünde yanan ateşin harı, yalnızca DYO işçilerinin kararlılığını değil, tüm işçi sınıfının sömürüye karşı taşıdığı öfkeyi ısıttı. DYO Boya işçileri, patronlara, “bu kadarına da razı gelecekler” diyenlere ve her grevde “işçi ne kazanabilir ki” diyen umutsuzlara unutulmaz bir ders verdi. Direndiler, birleştiler, zafer kazandılar!
Petrol-İş Sendikası’na bağlı DYO işçileri, aylardır artan hayat pahalılığına, eriyen ücretlere ve aşağılayıcı sözleşme dayatmalarına karşı omuz omuza verdi. Grev, yalnızca bir ücret mücadelesi değil, aynı zamanda insanlık onurunu savunma mücadelesiydi. O mücadele şimdi, toplu sözleşme kazanımlarıyla taçlandı.
Bu Grevden Öğrenilecek Çok Şey Var
İlk yıl için %73 zam ve 7.500 TL seyyanen artışla birlikte toplamda ortalama %92,64’lük bir ücret artışı kazanıldı. Ortalama ücret 73.559 TL’ye yükseldi.
Enflasyon karşısında reel ücretin korunması için ikinci yıl enflasyon + %5 refah payı eklendi.
Vergi adaletsizliğine karşı net 30.000 TL’lik tazminat benzeri bir ödeme koparıldı.
Eğitim yardımı, bayram mesaileri, sosyal haklarda %290’a varan artışlar…
Kademeli prim sisteminin devreye alınmasıyla işyerinde yeni bir kazanım alanı daha açıldı.
Bu liste, sadece teknik bir kazanımlar tablosu değil. Bu, grev hattında geçirilen 43 günün emeğidir. Bu, geceleri soba başında nöbet tutan işçinin, çocuklarının geleceği için direnen annenin, “kazanamazsınız” diyenlere karşı yumruğunu sıkan genç işçinin alın teridir.
DYO Zaferi: Yeni Grev Dalgasının Habercisi mi?
Bu grev, kapitalizmin krizinin derinleştiği, enflasyonun maaşları her ay yuttuğu, hükümetin sermayeyi korumak için “çalışan yoksulluğunu” normalleştirdiği bir dönemde gerçekleşti. Bu şartlarda kazanılan her grev, sadece DYO’da değil, tüm sanayi bölgelerinde yankı bulur.
DYO grevi, bir örnek, bir umut, bir ilham kaynağıdır. Tıpkı Migros Depo, EnerjiSA, Cargill, Bekaert, Farplas, Temel Conta, Simbo, Agrobay, Özak ve daha nice direnişte olduğu gibi… İşçi sınıfı, yalnız olmadığını, örgütlü olduğunda patronları dize getirebileceğini bir kez daha gösterdi.
Sınıfa Karşı Sınıf: Bu Daha Başlangıç
Bu grev yalnızca hakların değil, örgütlü mücadeleye duyulan güvenin kazanımıdır. Bu güveni büyütmek, onu sınıfın her hücresine taşımak gerekir. Patronlar ve onların düzeni saldırmaya devam edecek. Enflasyon, vergi kıskacı, iş güvencesizliği ve sendikasızlaştırma politikaları durmadı. Ama artık daha güçlü bir cevabımız var: Grev, birlik, zafer!
Bugün DYO kazandı. Ama bu zafer, tekil kalırsa geçici bir moral olur. Eğer yaygınlaştırılırsa, yeni bir sınıf dalgasının kıvılcımına dönüşebilir.
Örgütlü İşçi, Yenilmezdir!
Grev kazanımıyla birlikte en büyük teşekkür, sabırla, cesaretle, umutla direnen DYO işçilerine düşüyor. Onlar yalnızca kendi ücretlerini değil, tüm işçi sınıfının mücadele geleneğini büyüttüler.
Yaşasın DYO grevi!
Yaşasın örgütlü mücadelemiz!
Yaşasın işçilerin birliği, yaşasın sınıf dayanışması!
Patronlara karşı sınıfa karşı sınıf!