Aşağıdaki metin, Çiğli Belediyesi’nde haksız yere işten atıldıktan sonra tam 12 aydır CHP Genel Merkezi önünde direnişlerini sürdüren kadın işçilerin kaleme aldığı bir dayanışma çağrısıdır. Yangınların sardığı İzmir dağlarından yükselen alevlere, doğayı savunanlara ve emeğin onuru için direnenlere yazılmış bu sözler, farklı cephelerde aynı düzene karşı verilen mücadelenin ortak dilidir.

Bizler, Çiğli Belediyesi’nde haksız yere işten atılan ve 12 aydır direnen kadın işçileriz.
Bugün İzmir’in dağlarında, ormanlarında alevler yükseliyor. Canlılar, ağaçlar, yürekler yanıyor.

O alevlerin karşısında canı pahasına mücadele eden herkese selam olsun!

Yangını söndürmek için su taşıyanlara, elinde kazma kürekle koşan köylülere, gece gündüz demeden ormanın kalbine yürüyen işçilere, gönüllülere, itfaiyecilere, ormancılara…

Selam olsun emeğiyle doğayı savunanlara!

Biz CHP Genel Merkezinin önünde yaşadiğimiz adaletsizliğe karşı direniyoruz. Siz, ormanın içinde, doğanın çığlığına koşuyorsunuz.

Bizim mücadelemiz farklı değil.

Sizin mücadeleniz de yaşamı korumak için, bizimki de.

Aynı yangına karşı savaşıyoruz aslında:

Bir yanda ormanları yakan rant,
Bir yanda insanları işsiz bırakan çıkar.
İkisi de aynı düzenin iki farklı yangınıdır.

Birbirimize sahip çıkarsak, bu yangınları söndürürüz!

Ankara’dan İzmir’in yanan dağlarına;
Bir avuç direnişçi kadından, yangina mudahale eden cesur yüreklere

Selam olsun, dayanışma olsun!

Bu yangınları birlikte söndüreceğiz,
Bu düzeni birlikte değiştireceğiz.

Yaşasın emek, yaşasın doğa, yaşasın direniş, yaşasın dayanışma!