📌 Yunanistan liman işçileri, bir gemiyi durdurmakla kalmadı, tarihin gidişatına da müdahale etti. Bu, dayanışmanın değil, sınıf savaşının çağrısıdır.

Limanları Kapat, Soykırımı Durdur!

14 Temmuz Pazartesi günü Yunanistan’ın Pire Limanı’nda sıradan bir iş günü yaşanmayacak. Çünkü bu kez bir işçi kolektifi, limana yanaşan bir geminin yüklenmesini durdurmaya hazırlanıyor.

“Ever Golden” adlı bu gemi, İsrail’e demir-çelik malzeme taşımak üzere yola çıkmak istiyor.
Fakat liman işçileri buna geçit vermeyeceklerini ilan ettiler. Bu sadece bir iş durdurma değil, doğrudan bir sınıf müdahalesi çağrısıdır.

Pire Limanı’nda örgütlü ENEDEP sendikası şu açıklamayı yaptı:

🗣️ “Ellerimizi kana bulamayız! İsrail’in Gazze’de işlediği insanlık suçlarına hizmet eden hiçbir sevkiyata ortak olmayacağız!”

Bu, ahlaki bir protesto değil; doğrudan anti-emperyalist ve devrimci karaktere sahip bir eylemdir. ENEDEP, benzer bir müdahaleyi 2024’te de gerçekleştirmişti. İsrail’e gitmek üzere yüklenen “Marla Bull” gemisi, işçilerin kararlı direnişiyle limanı terk etmek zorunda kalmıştı.

Bu müdahale, yalnızca dayanışma değil; proletaryanın emperyalist savaşlara karşı devrimci özne olarak sahneye çıkmasıdır.

Devrimci Müdahale Olarak Liman Ablukası

Pire Limanı’ndaki eylem, sıradan bir iş bırakma ya da vicdani bir tavır değildir.
Bu eylem, işçi sınıfının üretim ve lojistik zincirindeki yerini kullanarak emperyalist savaş makinesine doğrudan müdahalesidir.

Gemiyi durdurmak, yükü teşhir etmek, liman faaliyetlerini bloke etmek:
Bu, işçilerin yalnızca kendi ücretleri için değil, başka bir halkın yaşam hakkı için harekete geçtiği bir sınıf savaşıdır.

Bu eylem üç temel özellikle tanımlanmalıdır:

Sınıf bilinciyle örülmüş fiili müdahale

Kapitalist devletlere meydan okuma

Siyonist savaş politikalarına karşı pratik sabotaj

Pire Limanı’ndaki ablukayı sadece grev hakkı ile değil, savaşın lojistiğine devrimci bir saldırı olarak tanımlamak gerekir.

Bu, barışçıl dileklerin değil, anti-emperyalist savaş pratiğinin örneğidir.

Talep Eden Kitle mi, Müdahale Eden Sınıf mı?

Filistin’le dayanışma eylemleri Türkiye’de ve dünyada genellikle hükümetlere çağrı yapan, sembolik protestolarla sınırlı kaldı.
Kitleler sokağa çıkıp, hükümetten İsrail’le iş birliğini kesmesini talep etti. Bu, küçük burjuva idealizminin sınırlarını aşamayan bir yaklaşımdı.

Bu eylemlerde:

Eylemciler nesneydi, özne devletti.

Çarklara değil, vitrine seslenildi.

Vicdan konuştu, sınıf konuşmadı.

Oysa Pire Limanı’ndaki işçiler kimseye talepte bulunmuyor.
Ne hükümete, ne sendikal bürokrasiye, ne BM’ye…
Doğrudan sınıfın örgütlü gücüne yaslanarak bir gemiyi durduruyorlar.

Bu eylem:

Vicdanla değil, sınıf bilinciyle yapıldı.

Temsil değil, kolektif müdahale idi.

Tüketici değil, üretici sınıfın eylemiydi.

Bu ayrım tarihsel bir ayrımdır:

> 🟥 Küçük burjuva protestoculuğu hükümete seslenir.
🟥 Proletarya doğrudan müdahale eder.

Bu eylem, “proletarya devri bitti” yalanını paramparça etmiştir.
21. yüzyılda da tek devrimci sınıf, hâlâ proletaryadır.

Proletarya Enternasyonalizmi: Dayanışmanın Değil, Sınıf Savaşının Pratiği

Bu eylem, klasik bir dayanışma değil; sınıf savaşının enternasyonal pratiğidir.
Yunanistan liman işçileri bize bir rota gösteriyor:
Filistin için değil, emperyalist savaşa karşı Filistin’le birlikte eylem.

Daha önce de örnekleri oldu:

İtalya – Livorno (2021): Suudi Arabistan’a silah taşıyan gemi reddedildi.

Güney Afrika: İsrail’e yüklenen gemiler engellendi.

Belçika, Fransa, ABD: Ulaşım işçileri askeri sevkiyata direndi.

Ama bu eylemler çoğunlukla izole, kendiliğinden ve kısa süreli kaldı.
Çünkü eksik olan şey şuydu:

📌 Bu müdahaleleri koordine edecek, devrimci programa bağlayacak bir dünya partisinin eksikliği.

Bu yüzden:

🟥 Enternasyonal Komünist İşçi Partisi’nin inşası, sadece ideolojik bir görev değil, tarihsel bir zorunluluktur.

Filistin İçin Değil, Filistin’le Birlikte Mücadele!

Filistin halkı 75 yılı aşkın bir süredir soykırımla karşı karşıya. Ama ne diplomatik çağrılar ne sokak eylemleri bu zinciri kırabildi.

Çünkü İsrail’i ayakta tutan, sadece tanklar değil, o tankları besleyen küresel sermaye zinciridir.
Ve bu zinciri yalnızca işçi sınıfı kırabilir.

🟥 Bugün Yunanistan işçileri, dayanışma değil müdahale çizgisiyle hareket etmektedir.

Bu çizgi:

Yardımseverlik değil, devrimci sınıf mücadelesi çizgisidir.

Slogan değil, lojistiğe müdahaledir.

Etik tepki değil, stratejik sabotajdır.

🛑 Filistin’e yardım değil, İsrail’e giden çeliği durduran grev gerekir.
🛑 Sokakta yürümek değil, çarkları durdurmak gerekir.

📌 Görevimiz Filistin’e destek vermek değil, Filistin’le birlikte savaşmaktır!

Bugün limanı durduran eller, yarın tankları da durdurabilir.
Ama bu güç örgütsüzse sönüp gider.

Bu yüzden bir kez daha haykırıyoruz:

🟥 Enternasyonal Komünist İşçi Partisi, yalnızca tarihsel bir ideal değil, bugünün en yakıcı ihtiyacıdır.

Çünkü barbarlığı durdurabilecek tek güç, örgütlü ve devrimci bir işçi sınıfıdır.

Ve bu seferberliğin ilk işareti, Pire Limanı’nda yükselen grev bayrağıdır.