Yazar: Gamze Kocabayır

Bir Kentin Haritası Nasıl Değiştirilir?

Bir kentin haritası yalnızca imar planlarıyla değil, mülkiyet ilişkileriyle değişir. Toprağın kime ait olduğu, suyun kim tarafından denetlendiği, yeraltının kimin çıkarı için kazıldığı… Esas harita burada çizilir. Son üç yılda Eskişehir’de yaşananlar tam olarak budur: Bir kentin coğrafyasının, sermaye birikimi ihtiyaçları doğrultusunda yeniden düzenlenmesi. Resmî verilere göre yalnızca 2023 başı ile 2025 sonu arasında 55 ayrı saha madencilik faaliyetleri için ihaleye açıldı. Bu sahaların toplam büyüklüğü yaklaşık 34 bin hektar. Başka bir ifadeyle, yaklaşık 47 bin 539 futbol sahası büyüklüğünde alan maden faaliyetlerine tahsis edildi. Şimdilik 25 bin hektarlık bölüm 29 şirkete devredilmiş durumda. Bu rakamlar istatistik değil; bir...

Devamını Oku

Bir Hemşire Konuştu, Rejim Teşhir Oldu: Sağlıkta Mobbing ve Devlet Aklı

Pamukkale Üniversitesi Hastanesi’nde Yaşananlar Pamukkale Üniversitesi Hastanesi’nde görev yapan bir hemşire, yaşadığı ağır baskı, tehdit ve cinsiyetçi şiddeti kamuoyuna açıkladı. Hemşire, serviste artan iş yükü, personel yetersizliği ve çalışma koşullarındaki sorunlara çözüm bulunması amacıyla hastane idaresine resmi başvuruda bulundu. Bu başvurunun ardından, bir hastane yöneticisi tarafından görüşme odasına çağrıldı. Görüşmeye girildiğinde odada yalnızca hastane yöneticisinin değil, aynı zamanda yetkili sendikanın bir temsilcisinin de bulunduğu görüldü. Hemşirenin beyanına göre, görüşmenin başında dilekçede yer alan sorunlar ele alınmadı; konuşma kısa sürede hemşirenin sendikal tercihine yöneltildi. Kendisine doğrudan “Hangi sendikaya üyesin?” sorusu soruldu. İstenilen sendikaya üye olmadığını ifade eden hemşireye, bu durumda...

Devamını Oku

MESEM’i Parçalayacağız: İşçi Çocukları Köle Değildir!”

Sermayenin Çocuklarımızı Çalmak İçin Kurduğu Tuzak: MESEM İşçi sınıfının çocukları, daha reşit bile olmadan sermayenin eline teslim ediliyor. Adına MESEM diyorlar. Ama biz biliyoruz: Bu, patronların çocuklarımızı “kullan-at” emeğe dönüştürme projesidir. Devlet bize “mesleki eğitim” masalı anlatıyor. Ama fabrikalarda, atölyelerde, tezgâhlarda gerçek apaçık ortada: 15 yaşında çocuk, pres makinesinin altında. 16 yaşında genç, 12 saat ayakta. Ücret yok, güvenlik yok, gelecek yok. Ne eğitimi?. Bu, çocuklarımızın kanı üzerine kurulu bir sömürü düzeni! MESEM bir eğitim programı değildir; devlet güvencesiyle kurulmuş modern bir kölelik rejimidir. Sermaye kazanıyor, patronlar kazanıyor, hükümet kazanıyor; kaybeden kim? İşçi sınıfının çocukları! Bize “çocuklar meslek öğreniyor”...

Devamını Oku

Beşli Çete ve Doğanın Yağması: Siyanürle Birikim, Yıkımla Kalkınma

Eskişehir’de doğanın satılığa çıkarılması Eskişehir’in Mihalgazi ve Tepebaşı ilçeleri arasındaki ormanlık alanlarda, Cengiz Holding’e bağlı Eti Bakır A.Ş. tarafından yürütülmek istenen “Alpagut-Atalan Altın-Gümüş Madeni Ocağı ve Cevher Zenginleştirme Tesisi” projesine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından “ÇED Olumlu” kararı verildi. Proje, 509 hektarlık bir alanda yürütülecek; bunun 361 hektarı doğrudan madencilik faaliyetlerine ayrılacak. Cengiz Holding, burada siyanürle liç yöntemiyle altın çıkaracak — yani, milyonlarca yıl boyunca oluşmuş ekosistemin kalbine tonlarca siyanür enjekte edilecek. Bu proje kapsamında 57 bin 534 ağacın kesileceği resmi belgelerde belirtiliyor. Bu sadece bir sayı değil; bu ülkenin akciğerleri, su döngüsünü düzenleyen ormanlar, kuşların, böceklerin,...

Devamını Oku

“İşsizlik, Borç ve Kapitalist Tahakküm

Ekonominin hali yok” — ama neden? Türkiye’de 2025 yılının ilk dokuz ayında 1 milyon 337 bin kişi işsizlik ödeneğine başvurdu. Bu sayı, yalnızca rakamsal bir veri değil; ülkenin kapitalist ekonomisinin temel çelişkilerini çıplak biçimde ortaya koyuyor. Aynı dönemde hanehalklarının toplam borcu 5,5 trilyon lirayı aştı. Bankalar, geri ödeyemediği için 1,5 milyon kişiyi icra takibine aldı. Yani milyonlarca emekçi ya işsiz kaldı, ya da borç batağına saplandı. Bu tabloyu “ekonominin kötü yönetimi” ya da “yanlış politikalar”la açıklamak yetersizdir. Çünkü işsizlik ve borçluluk, kapitalizmin kriz anlarına özgü geçici arızalar değil; sistemin kendisini yeniden üretme biçimidir. Burjuva iktisatçılar bu tabloyu genellikle “ekonomik...

Devamını Oku