Koç Holding’e bağlı Kolay Gelsin kuryeleri, düşük ücretlere, güvencesizliğe ve hak gasplarına karşı Ankara’da kontak kapattı. Patronların “maliyet” diyerek dayattığı kölelik koşullarına boyun eğmeyen kuryeler, kaderlerini kendi ellerine aldı.
Bu direniş demekti ki: Susmamak, geri çekilmemek, birlikte durmak.
Üstelik bu grev fiili bir grevdi. Fiili, meşru bir direnişti. Herhangi bir sendikanın çağrısıyla değil, doğrudan işçilerin kendi inisiyatifiyle, işçi komiteleri aracılığıyla örgütlendi. Bu yönüyle son derece öğretici ve değerlidir.
Günler süren kararlı mücadelenin sonucunda işçiler önemli kazanımlar elde etti. Ücretli izin hakkı kabul edildi. Resmi tatillerde çalışma karşılığı ücret ödenmesi kabul edildi. Çalışma koşullarında eşitlik sağlanması ve işten atılan emekçilerin geri alınması patrona geri adım attırılarak kazanıldı.
Bu kazanımlar gökten inmedi. Ne iyi niyetle verildi, ne de patronların “lütfu” oldu. Bu kazanımlar, fiili-meşru mücadeleyle, dayanışmayla, kararlılıkla söke söke alındı.
Kolay Gelsin işçilerinin mücadelesi bir kez daha gösterdi: İşçi sınıfı birleştiğinde yenilmezdir. Örgütlenen, direnmeye cesaret eden emekçiler karşısında en büyük holdingler bile çaresiz kalır.
Bugün Kolay Gelsin kuryeleri kazandı. Yarın bu cesaret tüm depolara, tüm kuryelere, tüm iş kollarına yayılabilir.
Her işyerinde aynı sorular var: Düşük ücret, uzun mesai, güvencesizlik, baskı. Ve her işyerinde aynı cevap mümkün: Birlik, örgütlenme, direniş.
Bu düzen, emeği ucuzlatarak, işçiyi yalnızlaştırarak ayakta duruyor. Biz ise dayanışmayı büyüterek, yan yana gelerek, bu sömürü düzenini sarsabiliriz.
Kolay Gelsin işçilerinin açtığı yol nettir:
Birlik olan kazanır.
Direnen kazanır.
Örgütlenen kazanır.
Yaşasın sınıf dayanışması!
Yaşasın örgütlü mücadele!
Yaşasın direnen Kolay Gelsin işçileri! ✊