Yazar: Ali Kemal Taşçı

Bağımsızlık mı Sömürgecilik mi?

Bağımsızlık mı Sömürgecilik mi? 9 Kasım Azerbaycan Cumhuriyyetinin bayrak günüdür. Azerbaycanın üç renkli bayrağı 9 Kasım 1918’te kabul edildi. Bu gün 2009 yılından itibaren kutlanmakta. Peki bu günün gerçek tarihini biliyormuyuz? Çoğu kişi Azerbaycanın 1918‐20 yılları arasında bağımsız olduğunu ve Kızıl Ordunun onun bağımsızlığına son verdiğini sanıyor. Gerçekte ise Azerbaycan Osmanlı ve İngiliz işgali altında idi. Azerbaycan emperyalizm tarafından sömürülmekteydi. Azeri halkı çok fakir durumda idi. 1918 yılında ingiliz general Thompson ve Britanya askerleri Azerbaycana geliyor. Emperyalist işgalciler Musavat hükümeti tarafından karşılanıyor. Karşılama töreninde İngiltere, ABD, Fransa, İtalya bayrakları ile beraber burjuva devleti olan Azerbaycanın da bayrağı dalgalanıyordu. General Thompson Osmanlı bayrağına benzeyen kırmızı ay yıldızlı bayrağın indirilmesini emrediyor. “Bağımsız” Azerbaycan Cumhuriyyetinin resmi bayrağı yoktu. İngilizler üç renkli Azerbaycan bayrağını tasarlıyor ve bu resmi bayrak olarak kabul ediliyor. Azerbaycanın o dönemde lideri olan Mehmet Emin Resulzadenin “Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez.” diye bir sözü vardır. Ancak General Thompson bu bayrağı indirmiştir. Bu arada Mehmet Emin Resulzade İkinci Dünya Savaşı sırasında bağımsızlık için Azerbaycanlıların Almanyanın tarafında savaşması çağrısını yapmıştır. Fakat Hitler Azerbaycanın bağımsızlığını değil işgalini planlamaktaydı. Azerbaycan bayrağını Britanya işgali döneminde yanlızca parlementonun toplantısı zamanı yükseltmek mümkündü. General Thompson bayrağın yükseltilmeseni yasaklamıştı. Buna verilen cevap Azerbaycandakı Ermenilerin ve Rusların bayrağın yükseltilmesini istemediği ve Thompsonun onların isteği yüzünden bayrağın yükseltilmesini yasakladığıdır. Bu nasıl bağımsızlıktır? Azerbaycanın bağımsız olmadığıyla ilgili başka bir kanıt da var. İran padişahı başka bir ülkeye seyahet...

Devamını Oku

Faşist Feyzioğlu Kendisine Uygun Müvekkili Buldu

Uzun süredir Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı’nı yapan Metin Feyzioğlu sürekli olarak ırkçı, faşist söylemleri ve Erdoğan diktatörlüğünün suçlarını meşrulaştırmakla gündeme gelmektedir. Erdoğan’ın Kürtlerle çözüm süreci yürüttüğü dönemde ırkçı, faşist söylemlerle AKP iktidarına muhalefet eden pozisyondaydı. Bu süreçte ulusalcı Kemalistler Feyzioğlu’nu kahraman olarak pazarlamaktaydı. Erdoğan’ın çözüm sürecini bitirip, Kürt halkına karşı sömürgeci ve kirli savaşa devam etme konseptine dönmesiyle birlikte, Feyzioğlu sıkı bir Erdoğan destekçisi oldu.  Adli açılış yılına Erdoğan’ın katılmasını Baro’nun birçok şubesi boykot ederken Feyzioğlu Erdoğan’ın bulunduğu birçok açılışa koşarak gitmektedir. Feyzioğlu bugün Erdoğan rejiminin tüm suçlarını gönüllü meşrulaştırma bakanına dönmüştür. Bunun son örneği “Barış Pınarı” adı altında...

Devamını Oku

18 Ekim Neyin Yıl Dönümü?

Günümüzden 28 yıl önce 18 Ekim 1991 tarihinde Azerbaycan SSCB’den ayrılarak bağımsızlığını ilan etti. Ancak “bağımsızlık” kazanıldıktan sonra Azeri işçi ve emekçiler bağımsız olmamış, burjuva sınıfının sömürü sistemine geri dönmüştü. Bu burjuvazi Sovyet Azerbaycan’ının Stalinist bürokratlarıydı. SSCB dağıldıktan sonra eski Sovyet devletleri arasında sorunlar oluşmuştu. Daha 80’li yıllarda Ermenistan’la Azerbaycan arasında Karabağ bölgesi için oluşan sorunlar da bağımsızlıktan sonra savaşa dönüşmüş, günümüze kadar çözülememiştir. 1918 Yılında Ekim devrimi sayesinde ilk defa bağımsız olan Azerbaycan devletinin burjuvazisi ülkeyi İngilizlerin, Almanların ve Osmanlının sömürüsüne teslim etmiş, işçiler için cehennem yaratmıştı. Lakin tüm halklardan, azınlıklardan işçi ve emekçiler Kızıl Ordunun da yardımıyla...

Devamını Oku

İşgal Girişimi Üzerine

1 – Bunun adı işgaldir, soykırımdır! Savaş modern hukuk kurallarında cinayet en büyük suçlardan biri olarak nitelendirilmektedir. Fakat devletlerin işlediği cinayetler, yaptığı katliamlar ve işgaller savaş adı altında gerçekleştirilelmektedir. Katliamlar, soykırımlar işgaller ve işlenen tüm insanlık suçları “güvenlik, milli çıkarlar, barış operasyonu” gibi ironik tanımlamalarla meşrulaştırılmaktadır. ABD’nin Suriye’den çekilme kararı almasıyla birlikte Neo-Osmanlıcılık adı altında emperyalist iştahı olanlar savaş çığırtkanlığına başladı. Açık bir şekilde Suriye’ye yeni bir işgal girişiminde bulunmak gerektiğini, Batı Kürdistan’ın yerle bir edilerek oradaki Kürtlerin katledilmesini, tehcir uygulanmasını savundular. Daha önce Afrin, Cerablus, El-Bab operasyonlarını gerçekleştiren Erdoğan rejimi burada korsan devletini inşa etme sürecine girdi. İşgal...

Devamını Oku

Zamlara Karşı Mücadelede Taleplerimiz

Bir yandan iktidara yakın medya organları Türkiye ekonomisinin göklerde olduğunun, kalkınığının propogandasını yapmakta fakat buna kendi tabanlarını dahi inandırmayı başaramamaktadır. Ekonomi göklerde propogandası ne sıklıkta yapılırsa yapılsın, pazarda ve gündelik hayatın akışında bunun koca bir yalan olduğu kendisini göstermektedir. Enflasyonun hızla artması, döviz kurunda önü alınamayan dalgalanmalar, durmadan büyüyen işsizler ordusu ve gündelik hayatın sıradanlaşmış olgusuna dönüşmüş zamlar… Krizin tüm bedelini emekçilerin sırtına yükleyen Erdoğan ve patronlar krizi fırsata çevirmek için herşeye istikrarlı şekilde zam yapmaktan kendisini alamamaktadır. Zamlar emekçi kitleleri yoksulluğa ve sefalete sürüklemektedir. Kış mevsimine girmeye hazırlandığımız bu dönemde, kış ayının en mühim iki ihtiyacına zam üstüne...

Devamını Oku

İletişim

E-Posta - iletisim@patronsuzdunya.com