Yazar: Ali Kemal Taşçı

Bir İntihar ve Sosyolojik Boyutları

Gün geçmiyor ki iş, kadın, nefret cinayetleri haberlerinin gelmediği bir gün olsun. Sistem bu cinayetleri gündelik hayatın sıradanlaşmış olguları gibi sunmaya çalışarak normalleştirmeyi hedeflemektedir. İşçiler, iş güvenliğinin olmadığı koşullarda çalıştırılmakta, mesailerini kelle koltukta bitirmektedir. İşe gitmek adeta harbe gitmek gibi ölüm riski barındıran bir hale evrilmektedir. Bir yandan ölüm tehlikesi altında sefalet koşulları, bir yandan da işsizlik seçenek olarak dayatılmaktadır. Kadınlar ise her an ataerkil devlet ve toplum düzeninin cinayetlerine, taciz ve tecavüzlerine maruz kalmanın tehditleri altında yaşamını sürdürmeye çalışmaktadır. Ekonomik krizin hızla büyüdüğü, emekçi kitlelerde büyük yıkımlar yarattığı, buna paralel olarak devlet baskısının istikrarlı şekilde artışı emekçi kitleleri...

Devamını Oku

Mega Çılgın Proje: Kanal İstanbul

Erdoğan rejimi çılgın projeleriyle sürekli olarak gündeme geldi. Yollar, otobanlar, köprüler vb temeli inşaat ve beton ekonomisine dayanan projeler uygulamıştır. Seçim meydanlarında sürekli olarak beton ekonomisine dayalı projelerinin reklamlarını yaptı. Erdoğan’ın en büyük hayalim dediği “Kanal İstanbul” projesi Türkiye’nin gündeminin merkezine yerleşti. Peki nedir bu Kanal İstanbul? Kanal İstanbul şehrin Avrupa yakasında hayata geçirilmesi planlanmaktadır. Karadeniz ile Akdeniz arasında alternatifsiz bir geçit olan İstanbul Boğazına alternatif yaratarak, Karadeniz ve Marmara Deniz’ini birbirine bağlayan yapay su yolu projesidir. Bu projeye göre kanalın uzunluğu 40-45 km, genişliği 145-150 metre, tabanı 125 metre, su derinliği 25 metre olarak tasarlanmaktadır. 2023’te projenin tamamen...

Devamını Oku

Bağımsızlık mı Sömürgecilik mi?

Bağımsızlık mı Sömürgecilik mi? 9 Kasım Azerbaycan Cumhuriyyetinin bayrak günüdür. Azerbaycanın üç renkli bayrağı 9 Kasım 1918’te kabul edildi. Bu gün 2009 yılından itibaren kutlanmakta. Peki bu günün gerçek tarihini biliyormuyuz? Çoğu kişi Azerbaycanın 1918‐20 yılları arasında bağımsız olduğunu ve Kızıl Ordunun onun bağımsızlığına son verdiğini sanıyor. Gerçekte ise Azerbaycan Osmanlı ve İngiliz işgali altında idi. Azerbaycan emperyalizm tarafından sömürülmekteydi. Azeri halkı çok fakir durumda idi. 1918 yılında ingiliz general Thompson ve Britanya askerleri Azerbaycana geliyor. Emperyalist işgalciler Musavat hükümeti tarafından karşılanıyor. Karşılama töreninde İngiltere, ABD, Fransa, İtalya bayrakları ile beraber burjuva devleti olan Azerbaycanın da bayrağı dalgalanıyordu. General Thompson Osmanlı bayrağına benzeyen kırmızı ay yıldızlı bayrağın indirilmesini emrediyor. “Bağımsız” Azerbaycan Cumhuriyyetinin resmi bayrağı yoktu. İngilizler üç renkli Azerbaycan bayrağını tasarlıyor ve bu resmi bayrak olarak kabul ediliyor. Azerbaycanın o dönemde lideri olan Mehmet Emin Resulzadenin “Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez.” diye bir sözü vardır. Ancak General Thompson bu bayrağı indirmiştir. Bu arada Mehmet Emin Resulzade İkinci Dünya Savaşı sırasında bağımsızlık için Azerbaycanlıların Almanyanın tarafında savaşması çağrısını yapmıştır. Fakat Hitler Azerbaycanın bağımsızlığını değil işgalini planlamaktaydı. Azerbaycan bayrağını Britanya işgali döneminde yanlızca parlementonun toplantısı zamanı yükseltmek mümkündü. General Thompson bayrağın yükseltilmeseni yasaklamıştı. Buna verilen cevap Azerbaycandakı Ermenilerin ve Rusların bayrağın yükseltilmesini istemediği ve Thompsonun onların isteği yüzünden bayrağın yükseltilmesini yasakladığıdır. Bu nasıl bağımsızlıktır? Azerbaycanın bağımsız olmadığıyla ilgili başka bir kanıt da var. İran padişahı başka bir ülkeye seyahet...

Devamını Oku

Faşist Feyzioğlu Kendisine Uygun Müvekkili Buldu

Uzun süredir Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı’nı yapan Metin Feyzioğlu sürekli olarak ırkçı, faşist söylemleri ve Erdoğan diktatörlüğünün suçlarını meşrulaştırmakla gündeme gelmektedir. Erdoğan’ın Kürtlerle çözüm süreci yürüttüğü dönemde ırkçı, faşist söylemlerle AKP iktidarına muhalefet eden pozisyondaydı. Bu süreçte ulusalcı Kemalistler Feyzioğlu’nu kahraman olarak pazarlamaktaydı. Erdoğan’ın çözüm sürecini bitirip, Kürt halkına karşı sömürgeci ve kirli savaşa devam etme konseptine dönmesiyle birlikte, Feyzioğlu sıkı bir Erdoğan destekçisi oldu.  Adli açılış yılına Erdoğan’ın katılmasını Baro’nun birçok şubesi boykot ederken Feyzioğlu Erdoğan’ın bulunduğu birçok açılışa koşarak gitmektedir. Feyzioğlu bugün Erdoğan rejiminin tüm suçlarını gönüllü meşrulaştırma bakanına dönmüştür. Bunun son örneği “Barış Pınarı” adı altında...

Devamını Oku

18 Ekim Neyin Yıl Dönümü?

Günümüzden 28 yıl önce 18 Ekim 1991 tarihinde Azerbaycan SSCB’den ayrılarak bağımsızlığını ilan etti. Ancak “bağımsızlık” kazanıldıktan sonra Azeri işçi ve emekçiler bağımsız olmamış, burjuva sınıfının sömürü sistemine geri dönmüştü. Bu burjuvazi Sovyet Azerbaycan’ının Stalinist bürokratlarıydı. SSCB dağıldıktan sonra eski Sovyet devletleri arasında sorunlar oluşmuştu. Daha 80’li yıllarda Ermenistan’la Azerbaycan arasında Karabağ bölgesi için oluşan sorunlar da bağımsızlıktan sonra savaşa dönüşmüş, günümüze kadar çözülememiştir. 1918 Yılında Ekim devrimi sayesinde ilk defa bağımsız olan Azerbaycan devletinin burjuvazisi ülkeyi İngilizlerin, Almanların ve Osmanlının sömürüsüne teslim etmiş, işçiler için cehennem yaratmıştı. Lakin tüm halklardan, azınlıklardan işçi ve emekçiler Kızıl Ordunun da yardımıyla...

Devamını Oku

İletişim

E-Posta - iletisim@patronsuzdunya.com