Yazar: admin

Haftalık İzin Hakkımız Satılık Değildir!

OLEY-BİR (Otel Lokanta Eğlence İşçileri Birliği) Bildirisi – Temmuz 2025 🔔 Turizm İşçisinin Dinlenme Hakkına Darbe! AKP-MHP iktidarı, Meclis Plan Bütçe Komisyonu’ndan gizlice geçirdiği yasa ile turizm işçilerinin haftada bir gün izin hakkını ortadan kaldırdı. Artık patron, seni 10 gün üst üste çalıştırabilecek. Dinlenme, tatil, mola, nefes alma hakkın — fiilen gasp edildi. Bu bildiride: ➡️ Bu yasa ne getiriyor? ➡️ İşçiye ne dayatılıyor? ➡️ Ne yapmalı, nasıl durdurmalı? Bunları anlatıyoruz. 📜 Yasa Ne Diyor? > “Turizm işletmelerinde çalışan işçilerin haftalık izinleri, izin gününe hak kazandıkları günü takip eden dört gün içinde kullandırılabilir.” Bu ne demek? Her 7 günde...

Devamını Oku

5 YILDIZLI SÖMÜRÜYE KARŞI 5 YILDIZLI DİRENİŞ!

Gecesi gündüzü belli olmayan vardiyalar, bitmek bilmeyen fazla mesailer… Ne zam yapılır, ne izin verilir. İşten atılma korkusu, bahşiş gaspı, mobbing, müşteri kaprisleri, uzun saatler, kısa molalar… Lüks otellerde, sahil resortlarında, AVM’lerde ya da restoranlarda çalışıyoruz. Ama o otellerde, restoranlarda, kafelerde, plajlarda sadece müşteriler dinleniyor. Biz ise sırtımızdan ter, dizimizden derman kalmayana kadar “hizmet” veriyoruz. Onlar tatilde, biz kölelikteyiz. Müşteriye gülümsemek zorundayız, patrona susmak zorundayız… Ama artık YETER! 🏨 Oteller ve Restoranlar 5 Yıldızlı, Ama Ücretlerde Tek Yıldız Bile Yok! Turizm sezonu geldiğinde ekranlarda arz-ı endam eden patronlar rekor kâr açıklıyor. Sektör, “bacasız sanayi” diye yüceltiliyor. Sıcak paranın en...

Devamını Oku

TOLEYİS’İN YETKİLİ OLDUĞU BİR İŞYERİ VE BAZI DENEYİMLER

Yakın zamanda TOLEYİS’in yetkili olduğu ve yaklaşık 70 üyesi bulunan bir işyerinde, diğer meslektaşlarıyla ve benzer statüde çalışan arkadaşlarıyla kıyaslandığında son derece düşük kalan ücretler, bir süredir işçiler arasında ciddi bir rahatsızlığa neden oluyordu. Daha önce bir şekilde yetki alan ve işçileri üye yapan TOLEYİS, yetki aldıktan sonra bir kez dahi işçilerle iletişim kurmamış; hatta işçiler, aylar sonra işyerinde bir sendika temsilcisi olduğunu tesadüfen öğrenmiştir. Bu sendika temsilcisi ise işçilerin yürütmeye çalıştığı süreçten habersizdir. Ne yapacağını bilemeyen ve sendikadan yana muhatap bulamayan işçilerin sömürülen emeği, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen sınıf bilinçli ve doğal öncü birkaç işçinin çabasına kalmış...

Devamını Oku

Çiğli Belediyesi’nde İşten Atılan Kadın İşçilerden Yanan Ormanlara Selam

Aşağıdaki metin, Çiğli Belediyesi’nde haksız yere işten atıldıktan sonra tam 12 aydır CHP Genel Merkezi önünde direnişlerini sürdüren kadın işçilerin kaleme aldığı bir dayanışma çağrısıdır. Yangınların sardığı İzmir dağlarından yükselen alevlere, doğayı savunanlara ve emeğin onuru için direnenlere yazılmış bu sözler, farklı cephelerde aynı düzene karşı verilen mücadelenin ortak dilidir. Bizler, Çiğli Belediyesi’nde haksız yere işten atılan ve 12 aydır direnen kadın işçileriz. Bugün İzmir’in dağlarında, ormanlarında alevler yükseliyor. Canlılar, ağaçlar, yürekler yanıyor. O alevlerin karşısında canı pahasına mücadele eden herkese selam olsun! Yangını söndürmek için su taşıyanlara, elinde kazma kürekle koşan köylülere, gece gündüz demeden ormanın kalbine yürüyen...

Devamını Oku

Öğretmenlerin Yürüyüşü 5. Gününde: Eşitlik ve Güvence İçin Yollardalar

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın çağrısıyla Ankara’ya başlatılan yürüyüş, 5. gününe ulaştı. Türkiye’nin farklı kentlerinden gelen öğretmenler, hem düşük ücretlere hem de güvencesizliğe karşı seslerini duyurmak için kilometreleri geride bırakıyor. Her adımda birikmiş bir öfke, her durakta “Eğitim emeği metalaştırılamaz!” diyen bir kararlılık yükseliyor. Öğretmenler, her eğitim-öğretim yılı başında sözleşme yenilenip yenilenmeyeceğini bilmeden, işsizlik korkusuyla çalıştırılmalarına itiraz ediyor. “Mevsimlik işçi değil, öğretmeniz!” diyen yürüyüşçüler, belirsiz süreli iş sözleşmesi talebini bir kez daha dile getiriyor. Ayrıca öğretmenler, şu anda dahil edildikleri 10 No’lu işkolunun grev ve toplu sözleşme hakkını fiilen engellediğini vurguluyor. “Bizi büro çalışanı gibi değil, eğitim emekçisi olarak tanıyın”...

Devamını Oku