Yazar: Admin3

Troçki’nin Kaleminden: 1 Mayıs ve Enternasyonal

[Troçki’nin Bolşevik Devrimi’nden kısa süre sonra, işçi devletinin varlığı koşullarında gerçekleşecek ilk 1 Mayıs için kaleme aldığı ve Komünist Enternasyonal’in kuruluşunun habercisi sayılabilecek olan bu metin, 1 Mayıs’ın hiçbir zaman yalnızca bir gösteriden ya da bayramdan ibaret olmadığını anlatması bakımından da oldukça önemlidir. 1 Mayıs vesilesiyle yayınladığımız bu yazının ardından, ileriki dönemlerde sitemizde Marksizmin önderlerinden başka çeviriler de yayınlanacaktır. İkinci Enternasyonal döneminde tüm işçi hareketinin niteliği 1 Mayıs bayramının tarihinde ve kaderinde yansımasını bulmuştur. 1 Mayıs, 1889 yılında Paris’te düzenlenen Sosyalist Enternasyonal Kongresi tarafından bayram olarak kabul edildi. 1 Mayıs’ın bayram ilan edilmesinin amacı, o gün tüm ülkelerde işçilerin...

Devamını Oku

2024 Yerel Seçimler | Sonuçlar ve Olasılıklar

Giriş 2024 Yerel Seçimleri’ni ardımızda bıraktık. Peki güncel tablo dahilinde çıkartılması gereken sonuçlar ve devrimcilere düşen görevler nedir? Genel anlamıyla şu an muhalif halk tabanında bir bayram havası hakim olsa da aslında durum öyle değildir. Bu seçimler bize AKP hükümetinin yapısal hastalığını teşhir etmekle beraber faşizmin de yükselişte olduğunu göstermekte, değişen konjonktürde devrimcilere yeni görevler zinciri oluşturmaktadır. Cumhur İttifakı ve AKP Öncelikle var olan konjonktürü ‘’tek adam rejimi’’ diye yorumlamak altı doldurulamayacak sığ bir slogancılığın ürünüdür. Durum dün de böyle olmadığı gibi ivme bu sloganın daha aksine de yönelmektedir. Bunun nedeni ise şudur, AKP ilk dönemindeki gibi tek başına...

Devamını Oku

Ajanlaştırma Politikaları Sökmeyecek, Direnenler Kazanacak!

Bugün İstanbul’da sabah saatlerinde Enternasyonal Komünist İşçi Birliği bünyesinde faaliyet yürüten feminist kadınlardan Seher Düzgün yoldaşımıza gelen telefonlar sonrasında ajanlık teklif edildiğini öğrendik. Yoldaşımız önce şahsi bir numaradan aranarak kendisi olup olmadığı tespit edilmiş, sonrasında sabit bir hattan aranarak buluşmaya çağırılmış, anlatması gereken şeyler olduğunu ve bunları anlattığı takdirde devletin onu ödüllendireceği söylenmiştir. Yoldaşımız bu teklifleri reddederek ifşa edeceğini söylediğinde ise, İstanbul’da olduğunu, evinin adresinin bilindiğini ve bir kaç yoldaşımızın daha adını geçirerek onlara da ulaşabileceklerini söylemişlerdir. Bizler her ne olursa olsun sözümüzü söylemekten çekinmeyen kadınlar olarak bu saldırıları çok iyi biliyoruz. Devlet kendisine tehlike olabilecek potansiyeldeki kadınlara her zaman saldırmıştır, saldırmaya da devam ediyor. Bu saldırılar nafiledir, bizler hangi koşullarda olursa olsun mücadele etmekten, iktidara karşı direnmekten vazgeçmeyeceğiz. Yaşasın Feminist Mücadelemiz! Yaşasın Devrim ve...

Devamını Oku

Patlayan Bombalar Seçim Arefesinin Başlangıç Düdüğüdür

Dün İstanbul’da yaşanan bombalı saldırı, geçmişten de bildiğimiz gibi AKP’nin seçim çalışmalarının startını verdiği bir saldırıydı. Her şeyin son derece düzmece olduğu, aynı saatlerde Soylu’nun Suriye’de cihatçıların mitinginde olması, Erdoğan’ın yaşanan olaya rağmen Endonezya gezisini iptal etmeyerek yeniden ölen insanları rakam olarak nitelemesi ve kuru bir geçmiş olsunla olayı kapatması, alışagelmiş ve tamamen ezber ifadelerle yapılan ucuz kahramanlık ifadeleri yaşanan bu saldırının kendisini son derece açığa çıkarıyor. Saldırı haberini alır almaz devletin ezberini kendi lügatına son derece sağlam bir şekilde oturtmuş ve bu ezberle hareket etmenin devrimcilik olduğu rüyasına kapılan ekipler ise devletten önce onun ezberiyle faili bulup bir de hedef göstererek açıklamalar yayınlıyor. Devletin “makul” komünistleri ya da faşizmi sadece kınayanlar halkın refahından ya da bu saldırıların oluşmaması için verilen mücadeleden yoksunken, bu mücadeleye karşı son derece uzakken yapılan açıklamaların hiç bir meşruiyeti kalmıyor. Bu saydıklarımız bir yana, Zafer Partisi’nden taciz faili Adem Taşkaya Avukat Jiyan Tosun’u hedef göstererek saldırıyı onun yaptığına dair tweet atarak Jiyan Tosun’u hedef haline getirdi. Bizler bu hedef gösterme pratiğini bizzat kendi yaşamlarımızdan biliyoruz. Kürt halkını terörize etmeye çalışan, hedef gösteren bu zihniyet yalnızca yargı önünde değil, kürt halkının önünde hesap vermelidir. Bizler komünistler olarak açıkca ifade ediyoruz ki: Bu saldırı geçmişte yaşadığımız saldırılar silsilesinin bir devamcısı olarak burjuva devletin bir senaryosudur. Bu saldırıların sonu Türkiye ve Kürdistan halklarına acı olarak geri dönüyorken, iktidar için bir oy devşirme alanı haline geliyor. Bizlerin en...

Devamını Oku