Yazar: Admin 3

DEVRİMCİ PARTİ ÜZERİNE

DEVRİMCİ PARTİ ÜZERİNE Giriş Kapitalist sistem varlığını emek sömürüsü ve yeryüzündeki tüm kaynakların talan edilmesi üzerinden sürdürmektedir. Bu sistem, her alanda attığı tüm adımları kâr amacı güderek gerçekleştirmektedir. Bu sistem dünyayı ceheneme çevirmektedir. Sürekli olarak eşitsizlik, adaletsizlik üretmektedir. Sermaye düzeni ırkçı, cinsiyetçi, doğa düşmanı ve homıfobiktir. Bu durum öyle bir noktaya gelmiştir ki, gezegenimizi hızla barbarlık içinde yok oluşa sürüklemektedir. Dünyanın en zengin 8 kişisinin servetinin toplamı, en yoksul 3.6 milyar insanın servetinden daha fazladır. Dünya nufusunun tamamına yetecek kadar gıda üretimi vardır; ancak dünyanın %11’i, yani 800 milyon açlığa mahkum edilmiştir. 1.8 milyon insan temiz sudan mahrum şekilde yaşamaktadır. SSCB’nin kapitalizme entgrasyonundan sonra sosyalizmin öldüğünün, sınıflar mücadelesinin bittiğinin propogandası küresel çapta yapıldı. Lakin hayatın gerçekleri hiçte burjuva ideologların öne sürdüğü paradigmaları çürüttü. Savaşlar, yıkımlar, açlık, yoksulluk hızla artmaya başladı. SSCB’nin kapitalizme entegrasyonundan sonra birçok sosyalist akım, parti, grup, reformizme, sosyal demokrasinin saflarına yelken açtı. Sınıf mücadelesi yerine, yeni hareketler adı altında farklı arayışlar içine girildi. Bu durum parti anlayışlarında da köklü revizyonları beraberinde getirdi. Bolşevik tipte devrimci parti modelinin miladını doldurduğu öne sürüldü. Bir kısım sosyalist gruplarda tarihsel olarak Bolşevik tipte partiyi savunsada bugün pratikte o modeli uygulamayan, legalist, kitleci, kendiliğindenciliğe, kuyrukçuluğa savrulmuştur. Bugün küresel kapitalizmin yıkımına karşı sadece 2019 yılında Latin America’dan Asya’ya, Ortadoğu’ya Afrika’ya, Avrupa’ya kadar küresel çapta talepleri ve içerikleri benzeyen ayaklanmalar hızla artmaktadır. Bu ayaklanmalar mevcut rejimleri kökten sarsmakta, mevcut hükümetleri düşürebilmektedir. Fakat bu...

Devamını Oku

1 Mayıs 2019 Değerlendirmesi

ALİ KEMAL TAŞÇI 1 Mayıs 2019 Değerlendirmesi İşçi sınıfının uluslarası mücadele bayramı olan 1 Mayıs bu yılda tüm Türkiye’de çoşkulu bir şekilde kutlandı. 1 Mayıs’ların önemi işçi sınıfının ve toplumsal muhalefetin gerçekleştirdiği en kitlesel ve en çoşkulu gösteriler olmasında saklıdır. Bu yüzdendir ki; her 1 Mayıs o yılın mücadelesinin barometresidir. Hem kitlesellik, hem çoşku hem ortaya konan talepler ve alandaki ideolojik hava sınıf mücadelesinin içinde bulunduğu durumu özetleyen nitelik taşımaktadır. 1 Mayıs değerlendirmesi bu açıdan önemlidir. Gelecek yılların mücadele planını yapmak açısından, önemli bir referans kaynağıdır. Bu yıl 1 Mayıs kitlesellik olarak önceki yılların pek altına düşmedi. Tüm Türkiye’de 2 milyondan fazla emekçi, kadın, erkek, genç meydanları doldurdu. 31 Mart yerel seçimlerinde AKP’nin gerileyişi emekçi kitlelerde moral yaratmıştı, bu enerji 1 Mayıs alanlarında kendisini gösterdi. Emekçi kitleler AKP’nin ekonomik yıkım programına karşı, tepkilerini gösterecek olanaklara ulaştıklarında, tepkilerini elindeki olanaklar dahilinde gösterebilmektedirler. 31 Mart yerel seçimleri ve 1 Mayıs gösterileri bu duruma örnektir. Emekçi kitleler AKP’nin ekonomik yıkım programına karşı, tepkilerini gösterecek olanaklara ulaştıklarında, elindeki olanaklar dahilinde tepkilerini gösterebikmektedir. 31 Mart seçimleri ve 1 Mayıs gösterileri bunlara örnektir. 31 Mart seçimlerinde sendikalar, HDP, sosyalist solun önemli bir gövdesi, AKP’yi geriletmek adına CHP-İYİP blokunu desteklemişti. 1 Mayıs’tada bu atmosfer kendisini gösterdi. 1 Mayıs meydanlarında belirleyici olan siyasal atmosfer CHP çizgisiydi. 1 Mayıs’ın tertip komitesini oluşturan DİSK-KESK- TMMOB temsilcileri İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret ederek Bakırköy mitingine davet etti. İmamoğlu 1...

Devamını Oku

1 Mayıs ve Enternasyonal

1 Mayıs ve Enternasyonal – Lev Troçki İkinci Enternasyonal döneminde tüm işçi hareketinin niteliği 1 Mayıs bayramının tarihinde ve kaderinde yansımasını bulmuştur. 1 Mayıs, 1889 yılında Paris’te düzenlenen Sosyalist Enternasyonal Kongresi tarafından bayram olarak kabul edildi. 1 Mayıs’ın bayram ilan edilmesinin amacı, o gün tüm ülkelerde işçilerin aynı anda yaptıkları gösterilerle, proletaryayı devrimci eylem hedefini önüne koymuş, dünya çapında tek bir merkeze ve siyasi yönelime sahip olan enternasyonal bir örgüt içinde bir araya getirecek zemini hazırlamaktı. Paris Kongresi bahsi geçen bu kararı alarak, Enternasyonal Komünistler Birliği ve Birinci Enternasyonal’in izinden gitmiş oluyordu. İkinci Enternasyonal’in ise bu iki örgütü örnek alamayacağı daha baştan belliydi. Birinci Enternasyonal’in ardından geçen 14 yılda proletaryanın sınıf örgütleri her ülkede büyümüştü, fakat bu örgütler faaliyetlerini bulundukları ülkelerin sınırları dâhilinde birbirlerinden oldukça bağımsız bir şekilde yürütüyorlardı ve demokratik merkeziyetçilik ilkeleri temelinde enternasyonal bir birlikteliğe uyumlu değillerdi. 1 Mayıs kutlamaları bu örgütleri böyle bir birlikteliğe hazırlayacaktı. Bu nedenle slogan olarak, üretici güçlerin gelişimi tarafından belirlenen ve tüm ülkelerde işçi sınıfının geniş kesimleri arasında popüler olan sekiz saatlik işgünü talebi benimsendi. 1 Mayıs bayramına atfedilen esas görev, ekonomik bir kategori olarak işçi sınıfını kelimenin sosyolojik anlamında işçi sınıfına dönüştürme, yani tüm çıkarlarının bilincinde olan ve proletarya diktatörlüğü ve sosyalist devrim için çabalayan bir sınıf yaratma sürecini kolaylaştırmaktı. Bu bakış açısına göre, 1 Mayıs’ta en uygun eylem tarzı sosyalist devrimi destekleyen gösteriler yapmaktı. Nitekim kongredeki devrimci unsurlar istediklerini elde...

Devamını Oku

NİSAN BÜLTENİ

Emekçilerin ve Ezilenlerin Baharı İçin Düzen Muhalefetinden Kop Devrimci Komünizm Saflarında Örgütlen manşetiyle çıkan bültenimizi aşağıdaki linki tıklayarak pc, telfon ve tabletinize indirip okuyabilirsiniz#NİSAN ÖZEL...

Devamını Oku

İletişim

E-Posta - iletisim@patronsuzdunya.com