Yazar: Dilan Bilici

5 Şubatta 10 bin Metal İşçisi Greve Çıkıyor

Türk-Metal grev kararı almasına rağmen grev gününü bir türlü açıklayamayarak sürekli olarak MESS ile görüşmeler gerçekleştirdi. Her görüşmede %1-2 oranında MESS zam miktarını yükseltti. Bu danışıklı pazarlık süreci de Türk-Metal masada tuttuğunu koparıyor imajını verdi. 29 Ocak günü Türk-Metal ile MESS arasında yapılan son görüşmede sözleşme imzalanmış oldu. Türk-Metal %26 zam talebiyle yola çıkmıştı, fakat %12’ye razı olarak sözleşme imzaladı. Türk-Metal bürokatları bu durumu büyük zafer olarak tanımladı ve fabrikalarda davullu zurnalı kutlama merasimleri organize etti. Bu kutlama merasimleri işçiler tarafından çok rağbet görmedi, daha çok şube başkanları, sendika bürokratları yer aldı. Birleşik-Metal İş ise MESS ile son yaptığı...

Devamını Oku

Kış Yoksullar İçin Eğlenceli Değildir

Kış mevsiminin tüm özellikleriyle kendisini gösterdiği bugünlerde ülkenin dört bir yanındaki kar yağışı ana haberlere düşmeye başladı. Emekçi sınıflar için, yoksullar için her zaman en belalı mevsim kıştır. Çünkü kış mevsimi ısınmak için olan ekstra masrafları beraberinde getirir. Açlık, yoksulluk sınırında yaşayan emekçi yığınlar için kış mevsimi üzerlerine çökmüş bir kara buluttur. Burjuvazi için böyle bir problem yoktur. Çünkü kış mevsimine özel eğlenceleri, tatilleri, şatafatlı organizasyonları vardır. Ekonomik buhranın tüm yakıcılığıyla emekçilerin hayatlarını cehenneme çevirdiği bu süreçte doğalgaza gelen zamlarla kitlesel ısınma problemleri doğmaktadır. Asgari ücret komisyonu 2020 yılı için net sayıyı 2 bin 324 lira olarak açıkladı. TÜFE...

Devamını Oku

Adana’da Mültecilere Linç Girişimi

Son yıllarda sistematik olarak her fırsatta her platformda mültecilere karşı ırkçı, faşist zehirler kusulmaktadır. Ülkede yaşanan tüm olumsuzlukların faturası mültecilere kesilmeye çalışılmakta, öyle bir hava yaratılmıştır ki; adeta mülteciler gelmeden önce Türkiye cennetti ama mülteci akımından sonra ceheneme dönüştü. Sürekli olarak sosyal medyada mültecilerin hükümetten yardım aldığı, yan gelip yattığı, TC vatandaşlarından çok daha iyi yaşadığı yalanları servis edilmektedir. Başta İYİP olmak üzere tüm düzen partileri mülteci düşmanlığı üzerinden sağ popülist ırkçı politikalarla kendisini var etmektedir. Mültecilerin denize girmesi, yılbaşında Taksim’de eylenmesi ve buna benzer tüm insani sosyal aktiviteleri yüz kızartıcı suçmuş gibi lanse edilerek, ırkçı, faşist gurruhlara hedef edilmektedir. Metropol kentlerde son yıllarda sürekli olarak mültecilere karşı linç girişimleri gerçekleşmektedir. Bunun son örneği 18 Eylül tarihinde Adana’da yaşanmıştır. 18 Eylül’de 11 yaşında bir çoçuğun istismara uğradığı ve istismarcının Suriye’li olduğu iddiası ortaya atılmış, bölgede yaşıyan Suriye’lilere karşı linç girişiminde bulunuldu. Kısa bir süre sonra Adana valiliğinden gelen açıklamayla istismarcının Türkiye’li olduğu önce gözaltına alındığı ardındanda tutuklandığı ortaya çıkmıştır. İnsan Hakları Derneği Adana şubesi tarafından saldırıyla ilgili bir rapor yayınlandı. Rapora göre: ” Suriye’lilere ait 162 dükkan ve 12 araç zarar gördü. Saldırganların önemli bir kısmının dışarıdan araçlarıyla organize olmuş şekilde geldiği belirtildi.” Bir yalan haber servisi üzerinden bu kadar hızlı bir şekilde organize olunulup, mülteci mahallelerini basıp onlara ait herşeye saldırıp yakıp, yıkan faşist linç girişimi 6-7 Eylül’ü anımsatmaktadır. “-7 Eylül 1955 saat 13:00’te devlet radyosunda, Selanik’te bulunan...

Devamını Oku

Ekolojik Çöküş – 1

Dünyamızdaki emperyalist-kapitalist düzen, egemen güç olan burjuvazinin herşeyi kendi ihtiyaçlarına göre düzenlediği bir sistemdir. Bu düzen sömürücü, ırkçı, cinsiyetçi, homofobik olduğu kadar doğa ve ekosistem düşmanıdır. Bu düzen yalnızca işçiler ile kadınları sömürmemektedir. Aynı zamanda doğaya karşı da dur durak bilmeyen bir savaş içindedir. Savaş, yoksulluk, ırkçılık, kitlesel göç yaratan; insanlığı küresel ekonomik buhranlara boğan kapitalizm aynı zamanda da yarattığı ekolojik yıkımdan dolayı küresel düzeyde iklim, gıda ve su krizi yaşatmaktadır. Kapitalizmin yaşattığı bu ekolojik yıkım gezegenimizin geleceğini büyük tehtid altına almaktadır. Kıyılara ölü deniz canlıları vurmakta ve her yıl canlı türleri yok olmaktadır. Okyanuslar ile denizlere her yıl...

Devamını Oku

Kapitalizm ve Din

Sınıflı toplumların tarihi boyunca din, ezen sınıfların ezilen sınıfları baskı altında tutma ve kendi sömürü düzenini devam ettirme aracı olarak iş görmüştür. Kadercilik ile insanlara içinde bulundukları sömürü düzenine şükretmeleri öğretilmiştir. Ezilen sınıfların mücadelesinden taraf tavır takınan din adamı veya dini kuruluşa pek rastlanmaz. Din ezen sınıfların elindeki bir iğne ve toplumu gericileştirmek için dozajını devletin belirlediği bir ilaç haline gelmiştir. Modern kapitalist ülkelerde dinin kökeni genellikle sosyal nedenlere dayanır. Bugün dinin en derinine uzanan köklerin nedeni, çalışanların toplumsal ezilmişliği ve her gün, her saat emekçilere en dayanılmaz acıları gösteren, deprem ve doğal felaketlerden çok daha kötü acılar çektiren...

Devamını Oku
  • 1
  • 2

İletişim

E-Posta - iletisim@patronsuzdunya.com