Yazar: Fatmanur Bilgebey

Kale Gıda işçileri tazminatlarını alamıyor: Çanakkale’de duvarlar işçilerin sesi oldu

Çanakkale’de Kale Gıda işçileri, mahkeme kararıyla kazandıkları tazminat haklarını hâlâ alamıyor. Şirketin, yargı kararlarına rağmen ödemeleri reddettiği belirtiliyor. İşçiler, bu gaspa karşı şehrin dört bir yanına afişler yapıştırarak seslerini duyurmaya başladı. Duvarlarda yankılanan cümleler yalın ama yakıcı: > “Mahkeme kararıyla kazanılmış işçi tazminat haklarımızı ödemeyi reddetmektedir… Ailemizin rızkına çökmenize izin vermeyeceğiz!” Yargı bile tanınmıyor, patronlar keyfi hüküm sürüyor Kale Gıda işçilerinin kazandığı davalar, artık “hukukun sınırları içinde” dahi çözülemeyen sınıfsal bir krizi gösteriyor. Devletin mahkemeleri dahi işçileri haklı buluyor — ama sermaye sınıfı kararları uygulamıyor. Bu durum, Türkiye’de patronların fiilen “kanun üstü” hale geldiğini; iş mahkemesi kararlarının dahi sermaye...

Devamını Oku

Hendek Katliamı Davasında Tahliye: Burjuva Adaletinin Kirli Yüzü

Sakarya Hendek’te 2020’de meydana gelen havai fişek fabrikası patlamasında 7 işçi hayatını kaybetmiş, 127 işçi yaralanmıştı. Katliamın baş sorumlusu olan patron Yaşar Coşkun, yıllar süren göstermelik yargılamanın ardından 15 milyon TL teminat karşılığında tahliye edildi. Bu karar, bir kez daha burjuva devletin ve onun “adalet mekanizması”nın sınıfsal niteliğini tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir. Çünkü ortada yalnızca “hatalı bir karar” ya da “hukukun eksikliği” yoktur. Ortada, Marx’ın sözleriyle, devletin burjuvazinin ortak işlerini yürüten bir komite, mahkemelerin ise sermaye düzeninin bekçileri olduğu gerçeği vardır. Patronlar İçin Adalet, İşçiler İçin Mezarlık Hendek davasında görüldüğü gibi, işçilerin ölümü karşısında sermaye düzeni sorumlulara gerçek...

Devamını Oku

Kiracılar Grevi Zamanı: Kiralar, Kriz ve Mücadele Çağrısı

Türkiye’de son yıllarda bir arada yaşanan ekonomik kriz, enflasyon ve gelir adaletsizliği, barınma meselesini yalnızca bir sosyal sorun olmaktan çıkarıp toplumsal kriz alanı haline getirdi. Yeni bir haber, bu krizin büyüklüğünü gözler önüne seriyor: “Kiralar dört yılda yüzde 836 arttı.” Aynı dönemde genel fiyatlar yaklaşık yüzde 472 yükselmişken, kiralar neredeyse enflasyonun iki katı bir artış gösterdi; Asgari ücret ise bu sarsıntı içinde “yerinde sayıyor,” neredeyse hiç artma göstermiyor; Kiraların yükselmesi sadece barınma maliyetini artırmıyor; gelirleri sabit kalan milyonlar için ya gelirinin çok büyük kısmını kira olarak ayırmak ya da konut standardını düşürmek anlamına geliyor. Bu tabloya bakarak, kiracıların bu...

Devamını Oku

Deniz Görmek Lüks Olmaz! Plajlar Halkındır, Sermayenin Değil

Antalya’dan Türkiye’nin Kıyılarına: Halkın Deniz Hakkı Gasp Ediliyor Antalya’da başlayan “ücretli plaj” tartışması, aslında sadece bir şehrin değil, bütün ülkenin gerçeğidir. Bugün Ege kıyılarından Karadeniz’e kadar neredeyse her yerde aynı manzara: Kıyılar adeta parsel parsel sermayeye satılmış, halkın denize erişimi engellenmiştir. Halk, doğrudan doğruya anayasal hakkı olan kıyılara girebilmek için turnikelerden, bariyerlerden, ücretli girişlerden geçirilmekte; deniz görmek adeta zenginlerin ayrıcalığına dönüştürülmektedir. Yoksul bir işçi ailesi için deniz tatili artık ulaşılamaz bir “lüks” haline getirilmiştir. Anayasa ve Kıyı Kanunu Ne Diyor? Oysa hukuk açıktır: Anayasa’nın 43. maddesi “Kıyılar, devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Buralardan yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir” demektedir....

Devamını Oku

Karşıyaka Belediyesi İşçileri: Hakkımızı Alana Kadar Mücadelemizi Sürdüreceğiz

İzmir’in Karşıyaka ilçesinde belediye işçileri, yıllardır süregelen maaş sorunları ve özlük hak gasplarına karşı sokaklara çıktı. İşçiler, alacaklarını talep etmek için belediye binası önünde direnişe geçerken, mücadele bir kez daha sınıf gerçeğini gün yüzüne çıkardı. Bu direniş sırasında bir işçinin epilepsi nöbeti geçirerek kafasını merdivenlere çarpması, yalnızca bireysel bir trajedi değil; kapitalist sistemin işçi sınıfının yaşamını ve sağlığını hiçe saymasının acı bir göstergesidir. Karşıyaka’daki mücadele, benzer sorunların yalnızca bu belediyede değil, Türkiye’nin pek çok yerinde yaşandığını da ortaya koyuyor. Geçmişte İzmir’in başka belediyelerinde yaşanan işçi kıyımları, “mali sıkıntı” gerekçesiyle gerçekleşmiş; onca işçi çıkarılmış, kalan işçilerin maaşları ödenememiştir. Bu tablo,...

Devamını Oku