İzmir’in Karşıyaka ilçesinde belediye işçileri, yıllardır süregelen maaş sorunları ve özlük hak gasplarına karşı sokaklara çıktı. İşçiler, alacaklarını talep etmek için belediye binası önünde direnişe geçerken, mücadele bir kez daha sınıf gerçeğini gün yüzüne çıkardı. Bu direniş sırasında bir işçinin epilepsi nöbeti geçirerek kafasını merdivenlere çarpması, yalnızca bireysel bir trajedi değil; kapitalist sistemin işçi sınıfının yaşamını ve sağlığını hiçe saymasının acı bir göstergesidir.
Karşıyaka’daki mücadele, benzer sorunların yalnızca bu belediyede değil, Türkiye’nin pek çok yerinde yaşandığını da ortaya koyuyor. Geçmişte İzmir’in başka belediyelerinde yaşanan işçi kıyımları, “mali sıkıntı” gerekçesiyle gerçekleşmiş; onca işçi çıkarılmış, kalan işçilerin maaşları ödenememiştir. Bu tablo, işçilerin haklarını savunmak için direnişe çıkmalarını kaçınılmaz kılıyor.
Dikkat çeken bir diğer nokta ise bu yaşananların CHP belediyelerinde gerçekleşmesi. AKP’ye karşı “yegâne alternatif” olarak sunulan CHP’nin yerelde iktidarda olduğu yerlerde işçi düşmanlığının tavan yapması, burjuva muhalefetin sınıfsal karakterini net bir şekilde ortaya koyuyor. İşçi sınıfının yaşam koşullarını iyileştirmek ya da sendikal hakları garanti altına almak gibi bir amacı yok; işçi çıkarlarını sistematik olarak hiçe sayıyorlar.
Bu gerçekler, işçi sınıfının bağımsız bir politik hatta, devrimci bir mücadele ve enternasyonal devrimci partiye neden ihtiyaç duyduğunu gözler önüne seriyor. Sendikalı çalışmak, maaşını zamanında almak ve sağlıklı koşullarda çalışmak, yalnızca bir talep değil, yaşam mücadelesidir. İşçi sınıfı kendi haklarını savunmak, örgütlenmek ve kapitalist sistemin dayattığı koşullara karşı durmak zorundadır.
Karşıyaka Belediyesi işçilerinin direnişi, yalnızca yerel bir mücadele değildir; Türkiye işçi sınıfının tümüne bir çağrıdır: Haklarımızı almak için birleşmek, direnmek ve bağımsız devrimci bir politik hat etrafında örgütlenmek zorundayız. Kapitalist sistem, işçilerin emeği ve sağlığı üzerinden ayakta duruyor; bizler ise emeğimizi, hayatımızı ve onurumuzu savunmak için ayağa kalkıyoruz.
Hakkımızı alana kadar mücadele sürecek! İşçi sınıfı birleşecek, kazanacak!