Yazar: Garbis Reçber

Stalinizm ve Dünya Devrimi

Daha işin en başında, kaderimizin dünya devrimine bağlı olduğunu söylediğimizde, üstümüze gülenler oldu, yüzlerce kez bunun bir hayal olduğu söylendi ve hâlâ da söyleniyor. Ama biz son iki yılda bu iddiamızı doğrulayacak kesin veriler elde ettik. Eğer bu iddiamızı Avrupa’da hemen, çarçabuk bir ayaklanma şeklinde anlayanlar varsa, böyle bir şeyin gerçekleşmediğini biliyoruz. Fakat kaderimizin dünya devrimine bağlı olduğu iddiasının kökten doğru olduğu kanıtlanmıştır. – Lenin (Aralık 1919) Bu yazı, elhak, bir ironi teşebbüsü değildir! Stalin’in proleter enternasyonalizmine düşmanlığını, milliyetçi sosyalizm savunusunu örnek göstererek Stalin ve dünya devrimi arasında gece ile gündüz kadar fark olduğunu gösterme amacı taşımamaktadır. Aksine, proleter...

Devamını Oku

COVID-19 Sonrası Yaşam

Gezegenimizi COVİD-19 salgını sarmış durumdadır. Küresel düzeyde her geçen gün salgındaki vaka sayılarında ve ölüm oranlarında istikararlı şekilde artış yaşanmaktadır. Kapitalizmin yaşadığı küresel ekonomik buhrana, ekolojik krize birde sağlık krizi eklenmiştir. Savaş, virüs, ekolojik yıkım, yoksulluk, açlık, kitlesel işsizlik, otoriterleşme, ırkçılık tüm gezegeni ele geçirmektedir. Tüm toplumsal sınıfların temsilcileri, Covid-19’dan sonra dünyada hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını öne sürmektedir. Buna dair kehanetler ve komplo teorileri havalarda uçuşmaktadır. Kimileri insanlık medeniyetinin sonunu getirecek distopyalar tasavvur etmekte, kimileri ise kapitalizmin kendi kendisini bitireceğini öne sürmektedir. Küresel işçi sınıfının ve ezilenlerin tarihsel çıkarlarını savunan her siyasal özne politik stratejilerini kehanetlere göre değil,...

Devamını Oku

Ya sürekli yıkım ya sürekli devrim!

“Elveda, Proletarya”dan “Elveda, Burjuvazi”ye Dönüş Başlamıştır! SSCB’nin kapitalist restorasyonuyla birlikte, burjuvazi küresel düzeyde zafer naraları atmaya başladı. Tarihin sonuna gelindiğinin, kapitalizmin yegane medeniyet olduğunun, bundan sonra başka bir alternatifin söz konusu olmadığının, bürokratik rejimlerin çöküşünün Marksizmin çöküşü olduğunun borozanlığı yapıldı. Tüm burjuva ideologları küresel düzeyde artık emperyalizmin, sınıf mücadelesinin, ekonomik krizlerin bittiğinin, insanlığı barış ve refahın hakim olacağı bir dünya beklediğinin vaazını sürekli olarak tekrarladı. Ne krizler ne emperyalizm bitti ne de kapitalizm insanlığa vaat ettiği şeyleri hayata geçirebildi. SSCB’nin kapitalist entegrasyonuyla birlikte kapitalizme liberal dönüşüm politikalarını uygulamak için devasa bir alan açılmıştır. Bu süreç tekellere rekor düzeyde büyüme...

Devamını Oku

Birleşik Metal’in Satış Sözleşmesi Ve Sendikal Bürokasi Üzerine

130 bin metal işçisinin grev iradesi sendikal bürokasinin ayak oyunlarıyla gasp edildi. Önce Türk-Metal’in satış sözleşmesi geldi, ardından grev kararı konusunda mangalda kül bırakmayan, olası bir grev yasağını tanımayacağını ilan eden Birleşik-Metal, Türk-Metal’in imzaladığı sözleşmenin fotokopisini işçilere dönüş yapmadan imzalayarak grev tehtidini sermaye lehine ekarte etmiş oldu. Metal’de yaşanan toplu sözleşme süreciyle birkez daha şunu gördük ki, sektördeki tüm sendikalar işçilerin mücadelesini frenlemek, sistem içinde tutmak için çalışan sermayenin emniyet kemerinden başka birşey değildir. Birleşik-Metal son satış sözleşmesinden sonra Sosyalist solun bu konuya müdahil oluşunu şu şekilde somutlayabiliriz. Ya bu süreci görmezden görüp geçiştiren bir tutum sergiledi yada sendikal...

Devamını Oku

İletişim

E-Posta - iletisim@patronsuzdunya.com