Yazar: Garbis Reçber

Kapitalizmin Krizi, Çocukların Bedeninde Derinleşiyor: MÜSİAD’dan MESEM’e Çocuk Emeğinin Yeni Seferberliği

“Kapitalist üretim, çocukların ve gençlerin emek gücünü sömürerek, onları zamansız olarak tüketir ve böylece toplumun fiziki ve zihinsel gelişimini engeller.” — Karl Marx, Kapital, Cilt 1 Burjuvazi, kriz dönemlerinde gerçek yüzünü daha açık gösterir. Maskeler düşer, sınıf dili doğrudan konuşulur. MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir’in “zorunlu eğitim istihdama engel” açıklaması, tam da bu çıplaklıkla söylenmiştir. Eğitim hakkına saldırarak çocuk emeğini teşvik eden bu çıkış, bireysel bir gaf değil, sermaye sınıfının stratejik yönelimidir. Bugün bu yönelim, yalnızca söylemde değil; MESEM gibi projeler eliyle devlet politikası hâline gelmiş durumda. Türkiye kapitalizmi, tıpkı 19. yüzyıl sanayi devrimi koşullarında olduğu gibi, çocuk işçiliğini yeniden...

Devamını Oku

Silahlara Veda Yakılan Silah Değil: Ulusal Statü, Direniş ve Ütopyadır

GİRİŞ: Tarihsel Bir Kapanış mı, Gerici Bir Başlangıç mı? PKK’nin “silah yakma töreni” üzerinden ilan ettiği yeni dönem, yalnızca silahlı bir hareketin suskunluğu değil, aynı zamanda tarihsel bir mücadele hattının bilinçli bir tasfiyesidir. Bu tören, ne barış ne de çözüm anlamına gelir. Tersine, Kürt halkının özgürlük arayışının silahsızlandırılması, siyasetsizleştirilmesi ve devletin himayesine devredilmesidir. Bu yeni evre, Mayıs 2025’te PKK’nin 12. Kongresi’nin kapatılmasıyla zaten ilan edilmişti. Kongresiz, ordusuz ve partisiz bir çizgiye geçiş, şimdi silahların yakılmasıyla tamamlanıyor. Fakat mesele sadece silah değil. Gerillanın bıraktığı şey, bir halkın ütopyasıdır. Federasyon, özerklik, bağımsızlık gibi mücadele başlıkları, bu törenle birlikte sembolik biçimde yakılmış,...

Devamını Oku

Siyonizme ve Emperyalizme Karşı Öfkeni Kendi Burjuva Devletine Çevir!

Ortadoğu alevler içinde! İsrail ile İran arasında yaşanan 12 günlük savaş (bu savaş bitmiş değildir), bölgeyi yeni bir cehennemin eşiğine sürükledi. Tahran’ın kalbine yağan bombalardan, Tel Aviv semalarında yankılanan patlamalara; binlerce füzenin, onlarca savaş uçağının ve onlarca canın gölgesinde yeni bir savaş dönemi açılıyor. Ama bu savaş, ne “İran rejimine karşı demokrasi mücadelesi”dir, ne de “İsrail’in güvenliğini sağlama operasyonudur.” Bu savaş, bir “rejim kavgası” ya da “mezhepler arası çatışma” değil, kapitalist-emperyalist sistemin iç çelişkilerinin ve bölgesel tahakküm savaşlarının doğrudan ürünüdür. Bu savaş, ABD emperyalizminin ve siyonizmin Ortadoğu’yu sömürgeleştirme, yağmalama savaşıdır. İsrail’in iran’a yönelik saldırganlığı, Filisti’in kemikleri üzerinden süren Siyonist...

Devamını Oku

Anayasa Tartışmalarında Devrimci Bir Hat Açmak

Bugün Türkiye’de burjuva siyasetinin gündeminde yeniden bir “yeni anayasa” tartışması baş gösterdi. Erdoğan rejimi, otoriter restorasyonunun daha da kurumsallaşması için yeni bir anayasal çerçeveyi gündeme taşırken, burjuva muhalefet ise bu süreci ya tümden dışlayarak geçiştirmekte ya da “demokratik anayasa” beklentisine kapılarak özünde aynı sınıfsal zemin üzerinde pozisyon almaktadır. Oysa asıl eksik olan şey, anayasa tartışmalarında işçi sınıfının, emekçilerin, ezilen halkların devrimci ve bağımsız bir özne olarak konuşmasıdır. Bu makale tam da bu ihtiyaca seslenmektedir. Bu yazının amacı, anayasa konusundaki tartışmaları reformist çerçeveden kurtarıp derinleştirmek, anayasa meselesini devrimci bir sınıf perspektifiyle ele almak, emekçiler ve ezilenlerin önüne geçişsel taleplerle örülü...

Devamını Oku

Grevden Devrime: Grev Türleri Üzerine Bir Devrimci İnceleme

Grevin Tarihsel Kökeni Grev, modern işçi sınıfının kapitalist üretim ilişkileri içindeki tarihsel doğuşuyla birlikte şekillenmiştir. Sanayi Devrimi ile beraber üretim araçlarından koparılan ve yaşamını ücret karşılığı çalışarak sürdürmek zorunda kalan işçiler, mücadelelerini ilk olarak ücret artışı, çalışma saatlerinin azaltılması ve insanca çalışma koşulları gibi taleplerle ortaya koydular. Bu talepler etrafında en temel silahları grev oldu. İlk grevler çoğunlukla dağınık, yerel, mesleki düzeyde ve kısa süreliydi. Ancak burjuvazinin bir sınıf olarak örgütlenmesine karşı işçiler de zamanla sendikalar, dayanışma sandıkları ve grev komiteleri gibi kendi örgütlerini kurarak sınıf karakterlerini pekiştirdiler. Böylece grev, salt iktisadi bir pazarlık aracı olmaktan çıkarak, işçi sınıfının...

Devamını Oku