Bizler, Çiğli Belediyesi’nde yıllardır emek veren, sokakları temizleyen, parkları yaşanır kılan, şehrin yükünü omuzlayan emekçi kadınlarız. Bugün burada, bir sabah ansızın işten atılmış olmanın değil, emeğimizin ve onurumuzun gasp edilmesinin öfkesiyleyiz.

Hiçbir gerekçe sunulmadan, hiçbir hukuki dayanak gösterilmeden işimizden edildik. Çünkü güvenceli iş istedik. Çünkü hak ettiklerimizi talep ettik. Çünkü ses çıkardık, baş eğmedik.

Evet, biz susturulmak istendik. Ama şimdi daha çok konuşuyor, daha çok direniyoruz!

Biz bu şehirde sadece temizlik yapmadık, aynı zamanda onurlu bir yaşamın mücadelesini verdik. Ve biliyoruz ki yalnız değiliz!

📢 Buradan İzmir’in dört bir yanında grevde olan belediye işçilerine sesleniyoruz:
Yoksulluk sınırında bir ücret için mücadele eden İZENERJİ ve İZELMAN işçileri, selam olsun size!
Meydanlarda yalnız olmadığınızı bilin.
Çiğli’den, işten çıkarılan kadınların yüreğinden gelen dayanışma sizinledir!

Bugün bu kavgada emeğin, alın terinin, onurun tarafında olan herkes bir adım öne çıkmalıdır. Çünkü artık yalnızca bir ücret mücadelesi değil bu; bu mücadele, taşeron cehennemine, güvencesizliğe ve kadın emeğinin görünmez kılınmasına karşı bir isyandır.

🔴 Biz hiçbir partinin kadrosu değiliz.
🔴 Hiçbir sendika ağasının pazarlık konusu değiliz.
🔴 Biz emeğin kadın yüzüyüz, biz sınıf mücadelesinin en önündeyiz.

Bugün İzmir’de çöp toplanmıyor diye şikâyet edenler, yarın bu kentte adaletin de toplanmayacağını bilsin! Çünkü emekçi susturulursa, şehir çürür!

Talebimiz nettir:

İşimize geri dönmek istiyoruz!

Güvenceli, insanca yaşanacak bir ücret istiyoruz!

Ayrımcılığın, keyfiyetin, kayırmacılığın son bulmasını istiyoruz!

Ve son sözümüz:
Bu daha başlangıç, mücadeleye devam!
Çiğli’de direnen kadınlar kazanacak. İzmir’de emeğin sesi yükselecek.
Ve Türkiye’nin her köşesinde 700 bin belediye işçisi bu sesi duyacak!