Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ve tescilli faşist Mansur Yavaş’ın Talat Paşa adına bir anıt diktirmesi, yalnızca bir tarihî figürün anılması değildir. Bu, Türkiye’deki resmî ideolojinin, inkârcı devlet aklının ve “millî birlik” adına işlenen suçların yeniden kutsanmasıdır. Talat Paşa anıtı; Ermeni Soykırımı’nın inkârına, Kürt halkına yönelik asimilasyoncu çizgiye ve sözde muhalefetin devletle bütünleşmiş çizgisine atılmış simgesel bir mühürdür.
Devlet Aklının Simgesi Olarak Talat Paşa
Talat Paşa, Osmanlı’nın son döneminde İttihat ve Terakki’nin Türkleştirme politikalarının mimarlarından biridir. 1915 Ermeni Soykırımı’nın ana planlayıcısı ve uygulayıcılarından biri olarak, yalnızca bir “devlet adamı” değil, aynı zamanda bir soykırım sorumlusudur. Onu anmak; bu tarihi ya inkâr etmek ya da meşrulaştırmak anlamına gelir. Anıta “şehit edilen diplomatlar” ibaresiyle ASALA ve benzeri örgütler üzerinden 1980’lerden kalma milliyetçi devlet söylemi yeniden üretilmiştir. Bu, sadece sağcı iktidarın değil, “muhalefetteki devlet aklının” da değişmediğini gösterir. Bu akıl Türk sermaye devletinin temel kök hücresidir. Devrimci yöntemlerle yıkımı sağlanmadan bu akıl asla değişmiyecektir.
CHP’nin Milliyetçi Uyum Arayışı
Mansur Yavaş’ın MHP geçmişi yalnızca kişisel bir detay değil; CHP’nin bugün geldiği noktanın bir özetidir. Uzun süredir “devleti yönetecek akıl” iddiasıyla hareket eden CHP, bunun için milliyetçi seçmeni kazanmak adına devletin resmî tarih tezlerini yeniden üretmeye yönelmiştir. Talat Paşa anıtı bu yönelimin ifadesidir: geçmişteki suçların inkârı, bastırılan halkların kimliklerinin reddi ve tüm bunların “millî duruş” olarak sunulması. AKP’ye milliyetçi popülist bir çizgiden muhalefet yapmanın, Erdoğan karşıtlığını milliyetçi zehirle sistem içinde tutmaya yönelik bir hamledirde aynı zamanda.
Kürt Sorununda Talatçı Çizgiye Dönüş
Talat Paşa’nın anılması, yalnızca Ermeni halkına değil, Kürt halkına da bir mesajdır. Bu mesaj açıktır:
> “Kürt sorunu, bu devletin çizdiği sınırlar içinde çözülür; bu sınırları zorlayan herkes düşmandır.”
Talat Paşa’nın Türkleştirme programı, bugün hâlâ Kürtlere yönelik asimilasyon, kayyım politikaları, dil yasağı ve baskılarla devam etmektedir. Bugün muhalefet cephesinden bile gelen bu tür simgesel hamleler, Kürt halkının kendi kaderini tayin hakkına karşı bir pozisyon alış anlamı taşır. Bu durumda “çözüm” adı verilen her öneri, gerçekte disiplin altına alma ve inkârın daha yumuşak versiyonudur.
Tarihsel İki Sınıf Cephesi: Talat Paşalara Karşı Paramazlar
Bu tarihsel-siyasal tablo karşısında devrimci Marksistler için tek tutarlı pozisyon, Talat Paşalara karşı Paramazların saflarında yer almaktır. Paramaz (Matteos Sarkisyan) bu coğrafyanın ilk devrimci önderlerindendir. 1915’te idam edilmeden önce söylediği şu söz, bugün hâlâ yakıcı biçimde geçerlidir:
> “Bizi asabilirsiniz ama fikirlerimizi öldüremezsiniz.”
Paramazlar, halkların eşitliği, sınıfsız toplum ve enternasyonal dayanışmanın savunucularıdır. Talat Paşalar soykırımı, imhayı ve tekçiliği temsil ederken; Paramazlar özgürlüğü, kardeşliği ve devrimi temsil eder.
Bugünün Görevi: Talat Paşaları Değil, Paramazları Anıtlaştırmak
Talat Paşa anıtı dikilirken, Paramazlar unutulmak istenmektedir. Ancak devrimci görev, bu tarihsel hafızayı geri çağırmakla sınırlı değildir. Aynı zamanda bugünün mücadele hattını da çizmek gerekir:
Ermeni Soykırımı’nın tanınması ve yüzleşilmesi;
Kürt halkının kendi kaderini tayin hakkının kayıtsız-şartsız savunulması;
Devletçi, milliyetçi muhalefete yedeklenmeden işçi sınıfının bağımsız devrimci hattının örülmesi;
Türk, Kürt, Ermeni, Arap ve tüm halkların enternasyonal örgütlülüğünün inşası;
Tarihsel hakikatin devrimci temelde sahiplenilmesi.
Talat Paşa Anıtı Yıkılır, Paramazların Bilinci Yaşar
Bugün bir belediye başkanının diktiği heykel, inkârın ve devletin ideolojik sürekliliğinin bir sembolüdür. Ama buna karşı duracak olan yalnızca tarih değil, sınıf mücadelesidir.
Talat Paşa olma heveslilerinin karşısına, Paramaz olma kararlılığıyla çıkmak gerekmektedir.
Çünkü geçmişte asılanlar, bugün direnenlerin yolunu aydınlatmaktadır.
Ve o yol, inkârcı anıtların değil, devrimci hafızanın yoludur. Onlar bu topraklarda enternasyonal komünizmin ateşini yaktılar. Paramazların ateşi sönmedi.
Talat Paşacılara Karşı Paramazların Yoldaşlarıyız
Talat Paşa, halklara soykırımı; Paramaz ise halklara enternasyonal devrimi temsil eder. Paramaz (Matteos Sarkisyan), 1915’te Beyazıt Meydanı’nda Osmanlı tarafından 19 yoldaşıyla birlikte idam edildiğinde geride şunu bırakmıştı:
> “Bizi asabilirsiniz ama fikirlerimizi öldüremezsiniz. Sosyalizm büyüyecek ve sonunda zafere ulaşacaktır.”
Talat Paşalara övgüler dizilirken, Paramazlar unutulmasın diyorsak, bu sadece bir hatırlama değil, bir taraf olma çağrısıdır. Soykırımın değil direnişin hafızasını sahiplenme çağrısıdır.
Talat Paşa’nın adını ananlar, farklı halklara düşmanlığı devletin bekası adına kutsarken, Paramazlar “Türk ve Kürt emekçilerle el ele” mücadele çağrısı yapıyordu.
Bugünün CHP’si ya da başka “muhalefet” figürleri, Talat Paşa’yı sahiplenerek gerçekte Kürt sorununa da, Ermeni soykırımına da, işçi sınıfına da karşı devletçi pozisyonlarını ilan etmektedirler. Paramazların yoldaşları olmak demek; milliyetçilik ve devlet otoritesinden beslenen burjuvazinin tüm kesminin karşısına proletarya enternasyonalizmi bayrağıyla çıkmak demektir.
Tarihle hesaplaşmadan gelecek kurulamaz. “Geçmişte oldu, kapandı” denilerek örtülmeye çalışılan soykırımlar, bastırılan isyanlar ve ezilen halklara yapılan zulümler, bugünün baskıcı rejimlerinin temelidir.
Paramazların yoldaşı olmak, bu geçmişle hesaplaşmak ve bu hesaplaşmayı proleter devrimle birleştirmektir.
Bugün Paramazların Bayrağı Ne Anlama Geliyor?
Ermeni Soykırımı’yla gerçek ve devrimci bir yüzleşme,
Kürt halkının kayıtsız şartsız kendi kaderini tayin hakkının savunusu,
Devletçi muhalefete karşı militan bir halk muhalefetinin örgütlenmesi,
Ortadoğu’da işçi sınıfı önderliğinde sosyalist federasyon mücadelesi,
Türk, Kürt, Ermeni, Arap, Rum, Süryani işçilerinin birleşik enternasyonal örgütlenmesi.
Her türlü milliyetçiliğe, şovenizme ve inkârcılığa karşı Enternasyonalizmin yeniden yükseltilmesi.
Anadolu, Kafkasya, mezopotamya, Ortadoğu Sosyalist Federasyonu uğruna dövüşmek.
Talat Paşaları yeniden yüceltenlerin karşısına, Paramazların sönmeyen meşalesiyle dikilmek gerekir.
Çünkü Talat Paşa devleti, baskıyı, inkârı ve yok etmeyi temsil ederken;
Paramaz devrimi, dayanışmayı, özgürlüğü ve enternasyonal kurtuluşu temsil eder.
Bu yüzden > Bugün Talat Paşa anıtı dikiliyorsa, yarın Paramaz’ın anıtı ayakta duran bir halkın bilinci olacaktır.