Paris Temyiz Mahkemesi, 17 Temmuz 2025 tarihinde, Filistin direnişine olan sarsılmaz bağlılığı yüzünden 1984’ten beri Fransa hapishanelerinde çürüten Lübnanlı komünist devrimci Corc Abdallah için bir kez daha tahliye kararı verdi. Bu karar, sadece yasal bir adım değil; 41 yıllık direnişin, “ne pişmanlık ne uzlaşma” diyen yürek dolu bir duruşun zaferidir.
Bu kararla Abdallah, 25 Temmuz’da sınır dışı edilerek Lübnan’a gönderilecek. Demek ki Amerika ve İsrail’in baskılarına rağmen, emperyalizme başkaldıran bir irade, yüzyılların zulmü karşısında yıldıramadı. “Serbest bırakılması durumunda ciddi bir tehdit oluşturmayacağı” gerekçesiyle Kasım 2024’te başlayan sürecin uzatılması da tam anlamıyla siyasi bir karalamaydı. Ama devrimci zihinler bu engelleri bir kez daha çözdü.
Corc Abdallah’ın duruşu, tüm devrimci tutsaklara ışık oldu. “Ben bir savaşçıyım, suçlu değilim” diyen bu 74 yaşındaki nefer, modern tarihin en uzun süreli politik mahkûmu oldu. Şartlı tahliye hakkını 1999’da kazanmasına rağmen, yıllarca Fransa’nın “terörle mücadele” bürokrasisi tarafından baskı altına alınan kararlara karşı direnmeye devam etti.
Bu zafer, sadece bireysel bir kurtuluş değil; Filistin direnişiyle azimle dayanmış, sömürgeci devletlere ve onların tetikçisi politikalara meydan okuyan bir zihniyetin kazancıdır. Bu kararla bir kez daha görüyoruz ki: Emperyalizm ne kadar baskı uygularsa uygulasın, devrimcinin iradesi kırılmaz. Emperyalist sınırları, ideolojik blokajları parçalayan tutku budur.
Emperyalizme karşı teslim olmayan irade, ne pahasına olursa olsun direnmeye devam edecek. Corc Abdallah’ın tahliyesi sadece bir kişi için değil, tüm direnenler için bir moral borcudur.

Şimdi birlik zamanıdır. Bu kazanımı yüksek sesle selamlayalım. Direniş büyüsün! Devrimci tutsakları sahipleneceğiz, her eylemde her grevde, her direnişte şunu haykıracağız: Tutsaklara özgürlük savaşan işçilerle gelecek!
Zindanlar yıkılsın tutsaklara özgürlük!