Troçki’nin Katledilişi ve Ölmezliği

20 Ağustos 1940’ta Meksika’nın Coyoacán kentinde, Stalinist bürokrasinin kiralık bir katili Kızıl Komutan Leon Troçki’ye buz baltasıyla saldırdı. Bir gün süren yaşam mücadelesinin ardından, Troçki 21 Ağustos’ta aramızdan ayrıldı. Bu suikast, kişisel bir intikam değil; Ekim Devrimi’nin, Kızıl Ordu’nun ve dünya devriminin en önemli önderlerinden birini susturma girişimiydi.
Troçki’nin ölümü, Stalinist karşı-devrimin işçi sınıfına vurduğu en ağır darbelerden biriydi. Ancak tarih gösterdi ki, devrimci önderler öldürülebilir; ama fikirleri, stratejileri ve mirasları öldürülemez. Troçki’nin tüm benliğiyle savunduğu enternasyonal devrim stratejisi, işçi sınıfının kurtuluşunun pusulası olarak hâlâ yaşıyor.
Bugün, kapitalizmin yarattığı savaşlar, krizler ve barbarlık koşullarında Troçki’nin mirası sadece bir tarihsel anı değil, devrimci mücadele için güncel bir kılavuzdur. O nedenle biz diyoruz ki: Kızıl Komutan yaşıyor, Enternasyonal Komünistler savaşıyor!
Troçki’nin Devrimci Portresi

Leon Troçki, işçi sınıfının tarih sahnesine çıkışında merkezi bir rol oynadı. Ekim Devrimi’nin önderlerinden biri olarak, Kızıl Ordu’yu kurdu ve devrimi içten ve dıştan gelebilecek saldırılara karşı savundu. Troçki, işçi demokrasisinin savunucusu olarak Sovyetler’i bürokratik baskılardan korumaya çalıştı ve işçilerin iktidar organı olan konseylerin güçlenmesini stratejik bir hedef olarak gördü.

Stalin’in yükselen bürokrasisine karşı yürüttüğü mücadele, Troçki’nin devrimci kararlılığının ve enternasyonal vizyonunun en net göstergesiydi. Stalinist karşı-devrim, yalnızca Troçki’yi değil, dünya işçi sınıfını ve enternasyonal devrimi susturmayı hedefledi. Ancak Troçki, Dördüncü Enternasyonal’in temellerini atarak, devrimin küresel boyutunu ve sürekliliğini güvence altına alma çabasını sürdürdü.

Troçki’nin devrimci portresi, sadece bir tarih figürü olarak değil; işçi sınıfının önderlik krizine yanıt sunan, strateji ve teoriyle donanmış bir rehber olarak da önemlidir. Onun yaşamı ve mücadelesi, bürokrasiye, reformizme ve kapitalizmin baskılarına karşı enternasyonal mücadeleyi bugün hâlâ güncel kılmaktadır.
Teorik Miras: Bugüne Işık Tutan Pusula

Troçki’nin mirası, yalnızca geçmişin bir kaydı değildir; bugünün devrimci mücadelesi için bir pusuladır. En temel katkılarından biri, sürekli devrim teorisidir. Bu teori, ulusal sınırlar içinde yapılan devrimlerin tek başına kalamayacağını, işçi sınıfının iktidarının küresel ve enternasyonal bir boyut kazanması gerektiğini gösterir. Troçki, sosyalizmin başarıya ulaşmasının işçi sınıfının bütün dünya ile bağlantısını zorunlu kıldığını vurgulamıştır.

Troçki, sovyetler/işçi konseyleri modelini, işçi demokrasisinin ve iktidarın asli temeli olarak savunmuştur. Bu yapılar, işçi sınıfının kendi iradesiyle hareket etmesini ve bürokratik sınırlamalardan bağımsız karar almasını sağlar. Bürokrasiye ve reformizme karşı mücadele, onun teorik mirasının ayrılmaz bir parçasıdır; çünkü işçi önderliği olmadan devrim ya reformist sapmalarla ya da karşı-devrimle sonuçlanır.

Bugünün kapitalist dünyasında Troçki’nin teorik mirası, enternasyonal devrimci stratejilerin rehberi olmaya devam ediyor. İşçi sınıfının karşı karşıya olduğu ekonomik krizler, savaşlar ve sosyal çöküş, Troçki’nin öngörülerini doğruluyor. Onun mirası, mücadele edenlere yol gösteriyor: devrim, yalnızca örgütlü, enternasyonal ve stratejik bir işçi hareketiyle mümkün.
Bugün Kapitalizm, Savaşlar ve Krizler

Bugün dünya, Troçki’nin öngördüğü krizlerin ve emperyalist çatışmaların tam ortasında. Kapitalist sistem, kâr ve sömürü uğruna savaşları, yoksulluğu, işsizliği ve ekolojik felaketleri büyütüyor. Ortadoğu’da, Ukrayna’da, Asya’da ve Afrika’nın pek çok bölgesinde halklar, emperyalist müdahalelerin ve yerel burjuva rejimlerin ağır bedellerini ödüyor.

Kapitalizm sadece ekonomik kriz üretmiyor; aynı zamanda toplumsal çürümeyi ve savaşların sürekliliğini besliyor. Reformist hareketler ve burjuva hükümetler ise bu krizleri çözmekten yoksun. Onlar, işçi sınıfının gerçek kurtuluşunu sağlayacak radikal ve enternasyonal bir program sunamıyor.

Troçki’nin zamanında olduğu gibi bugün de işçi sınıfı ve ezilenler, kapitalist barbarlıkla karşı karşıya. Fark sadece şudur: artık deneyimlenmiş bir tarihsel miras ve teorik rehber var. Troçki, bize kapitalizme karşı enternasyonal mücadeleyi ve sürekli devrimi öğretti. Bugün mücadele edenler için bu miras, yol gösterici bir pusula niteliğinde.
Troçki’nin Mirasında ısrar: Enternasyonal Komünist Önderlikte Isrardır

Troçki, işçi sınıfının en büyük krizinin yalnızca ekonomik değil, önderlik krizi olduğunu vurgulamıştı. Kapitalizm, kendi krizlerini derinleştirirken işçi sınıfının bağımsız, devrimci ve enternasyonal önderlikten yoksun olması, mücadelenin dağılmasına ve reformist çözümlere teslim olmasına yol açıyor.

Dördüncü Enternasyonal, bu önderlik boşluğunu doldurma çabasıydı. Troçki, işçi konseyleri ve sovyetler temelinde bir enternasyonal devrimci partinin inşasını, dünya devriminin stratejik merkezi olarak gördü. Bugün, kapitalist barbarlığın yaygınlaştığı bir dünyada bu miras hâlâ güncel.

Emekçi seferberliği, yerel mücadeleler ve ulusal sorunlar, ancak enternasyonal bir bakış ve örgütlenme ile birleştiğinde kalıcı bir güç kazanabilir. Troçki’nin teorik ve pratik mirası, bugün enternasyonal komünist önderlerin yolunu aydınlatıyor. Onun çağrısı, hâlâ işçi sınıfının devrimci örgütlenmesinin ve kapitalizme karşı mücadeledeki pusulasıdır.
Kızıl Komutan Yaşıyor!
Leon Troçki’nin yaşamı ve mücadelesi, sadece tarih sahnesinde kalmadı; bugün hâlâ işçi sınıfına yol gösteriyor. Kapitalizmin krizleri, savaşları ve toplumsal çöküşleri karşısında onun enternasyonal devrim stratejisi, işçi konseyleri ve sürekli devrim perspektifi güncel bir pusula olarak işliyor. Bugün, dünya proletaryası ve ezilenler için iki seçenek vardır: ya kapitalist barbarlık ve reformist çözümlerle yetinmek, ya da Troçki’nin mirasını rehber edinerek örgütlenmek, enternasyonal mücadeleye katılmak ve işçi sınıfının devrimci önderliğini inşa etmek.
Bu mirasın ışığında biz diyoruz ki: Kızıl Komutan yaşıyor, Enternasyonal Komünistler savaşıyor! Her devrimci eylem, her örgütlenme ve her dayanışma, Troçki’nin düşlerini gerçeğe dönüştürme yolunda atılmış bir adımdır. Kapitalizme karşı enternasyonal mücadele, bugün bizim görevimizdir ve yarının zaferi, işçi sınıfının birleşik ve kararlı hareketiyle mümkündür.
Kızıl Komutan Yaşıyor, Enternasyonal Komünistler Savaşıyor!
Ya sürekli yıkım ya sürekli devrim!
Komünist bir dünya kuracağız!
Sovyetler, Konseyler, Devrim!