Yazar: Fatmanur Bilgebey

Kapitalizmin Geleceği Yok, Geçmişimizi Yasaklıyorlar!

Çekya’da Komünizmi Yasaklayanlara Karşı: Yaşasın Enternasyonal Komünist Mücadele! 2025 Temmuz’unda Çekya Temsilciler Meclisi, komünizm propagandasını yasaklayan bir yasayı hayata geçirdi. Bu yasayla birlikte kızıl bayrak, orak çekiç, beş köşeli yıldız, sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya düşü artık “suç” sayılıyor. Komünist rejimlerin “suçları”nı inkâr etmek, bu rejimlerin kazanımlarını savunmak, sosyalizmi bir alternatif olarak göstermek artık Çekya’da cezai yaptırıma tabi. Burjuvazi korkuyor. Çünkü bu sistemin sunacak hiçbir geleceği yok. Ve çünkü geçmişte işçi sınıfı, bu düzeni sarsabilecek bir alternatif yaratmıştı. Komünizmi Yasaklıyorlar, Çünkü Kapitalizmin Kendisinden Korkuyorlar! Bugün Çekya’da komünizmi yasaklayanlar, aslında işçilerin yarınki isyanını durdurmaya çalışıyor. Sosyalist blokun çözülmesinden bu yana...

Devamını Oku

Ormanlar Yanıyor, Sermaye Büyüyor: Erdoğan Rejiminin Talan Düzeni ve Doğa Katliamı

Her yaz ormanlar cayır cayır yanıyor. İzmir’de Buca, Ödemiş, Çeşme; Akdeniz’de Hatay, Antalya… Doğa kül olurken halk, kendi olanaklarıyla alevlere karşı savaşıyor. Bu felaketin adını doğru koyamazsak, bu felaketlere karşı etkili bir mücadele yürütemeyiz. Yaz mevsiminde kronik hâle gelmiş bu yangınlar bir “doğal afet” değildir. Bu felaketlerin gerçek adı, kapitalist talan, özelleştirme politikaları ve AKP-Erdoğan rejiminin rantçı, sermaye yanlısı yönetimidir. Doğa Değil, Rejim Krizi: Yangınların Gerçek Nedenleri İklim krizinin etkisi yadsınamaz. Ama mesele yalnızca kuraklık ya da sıcak hava değil. Ormanlar neden korunmuyor? Neden her yıl aynı bölgeler yanıyor? Neden yangın söndürme filosu hâlâ yetersiz? Çünkü AKP iktidarı, doğayı...

Devamını Oku

Zam Haram, Kâr Helal: Diyanet’in Kürsüsünden Sermaye Sınıfına Hutbe

28 Haziran 2025. AKP hükümeti, yaklaşık 600 bin kamu işçisine %17 maaş zammı teklif etti. Gerçek enflasyonun %70’leri bulduğu koşullarda yapılan bu sefalet dayatması, kamu işçilerinin yıllık ortalama 6.600 TL’ye varan kayıplar yaşamasına neden oldu. Eylemler başladı. Aynı gün Diyanet, cuma hutbesinde işçilere şöyle seslendi: > “Kamuya ait işleri yavaşlatmak ya da aksatmak hem vebal hem de günahtır… Hak etmediği bir ücret talep etmek harama el uzatmaktır.” Bu cümleler, sadece bir vaaz değil; doğrudan sınıf mücadelesine karşı bir karşı-devrimci ajitasyondur. Diyanet’in rolü, yoksulluk karşısında başkaldıran işçileri değil, onları ezen egemen sınıfı meşrulaştırmaktır. Kapitalist Devletin İlahi Aygıtı: Diyanet Diyanet İşleri...

Devamını Oku

Sesini Kısamazsınız: Grup Yorum’a Yönelik Sansür, Devletin Sınıfsal Korkusudur

Emekçilerin türkülerine sansür uygulayan bir düzen, emekçilerden korkuyordur. Grup Yorum’un yüz binlerin dilinde dolaşan şarkılarına, marşlarına ve ağıtlarına yöneltilen bu saldırı; ne bir “güvenlik” önlemidir ne de “kamu düzeni” bahanesiyle açıklanabilir. Bu, burjuva devletin, işçi sınıfının ve ezilen halkların sesinden, öfkesinden, tarihinden ve direnişinden duyduğu korkunun adıdır. Çünkü o ses, sadece bir melodiden, bir sözden ibaret değildir; o ses, işkence tezgâhlarını, cezaevlerini, yoksulluğu, sömürüyü ve isyanı anlatır. O ses, halkın gerçek hafızasıdır. Bugün YouTube’da 454 video erişime engellenmiş durumda. Gerekçe, 5651 sayılı kanunun 8/A maddesi: “milli güvenlik ve kamu düzeni.” Aynı gün, Grup Yorum’un Spotify’daki albümleri ve şarkıları da...

Devamını Oku

Queen Tarım’da Sendikaya Saldırı, Kadın İşçilere Taciz ve Tehdit: Yaralı Domuz Gibi Saldıran Patronlara Geçit Yok!

İzmir Dikili’de faaliyet gösteren Queen Tarım’da kadın işçiler, aylardır örgütlenme mücadelesi veriyor. Özellikle kadın emeğinin yoğun olduğu bu işyerinde işçiler, DİSK’e bağlı Birleşik Tarım ve Orman İşçileri Sendikası ( BTO-Sen) öncülüğünde sendikalaşma süreci başlattı. Gerekli çoğunluk sağlandı, sendika Çalışma Bakanlığı’ndan yetki aldı. Ancak Queen Tarım patronları bu yetkiye itiraz ederek, toplu iş sözleşmesi masasına oturmaktan kaçtı. Hukuki süreci uzatarak zaman kazanmaya çalışan patronlar, bu süre boyunca işçilere yönelik sistematik mobbing uygulamaya, özellikle kadın işçilere taciz, tehdit ve hakaretlerle saldırmaya başladı. Patronlar sendikalaşma ve örgütlenme faaliyetini görünce adeta yaralı bir domuz gibi tüm gücüyle saldırmaya başladı. Çünkü ellerindeki ayrıcalıkları, keyfi...

Devamını Oku