Yazar: Fatmanur Bilgebey

Lokavta Karşı Grev, Patronlara Karşı Sınıf Mücadelesi!

DYO Boya işçileri yalnız değildir – Lokavt yasaklanmalıdır! Kapitalistlerin silahları vardır. Tıpkı işçi sınıfının grev hakkı gibi patronların da elinde lokavt gibi bir “silah” bulunur. Ama bu ikisi eşit değildir. Grev, emekçinin üretimden gelen gücünün kolektif bir ifadesidir; lokavt ise sermayenin bu güce karşı misillemesidir. Bugün DYO Boya’da yaşanan budur. Petrol-İş Sendikası’nın 600 işçiyi kapsayan toplu iş sözleşmesi sürecinde aldığı grev kararına karşılık, Yaşar Holding patronları, 22 Mayıs’tan itibaren lokavt uygulayacaklarını ilan etti. Lokavt Nedir, Kimin Silahıdır? Lokavt, işçilerin işyerine alınmaması, ücretlerinin kesilmesi ve üretimin patron tarafından bilinçli biçimde durdurulması anlamına gelir. Adı üstünde: “kilitlemek”tir. Üretimi kilitleyen işçiler değil,...

Devamını Oku

Irkçı Şiddet, Kapitalizmin Sömürü Düzeninin Yüzü

Son dönemde Türkiye’de artan ırkçı şiddet olayları, kapitalist sistemin yalnızca ekonomik değil, toplumsal alandaki derin yaralarını da gözler önüne seriyor. İydo El Ömer’in, iş görüşmesi için gittiği Antalya Kepez’deki inşaatın önünde ölü bulunması, bu gerçeği acı bir şekilde ortaya koyuyor. 37 yaşındaki Suriyeli işçi, yalnızca düşük ücretli ve güvencesiz çalışmanın değil, aynı zamanda ırkçılığın ve ayrımcılığın da kurbanı oldu. Bu cinayet, Suriyeli işçilerin Türkiye’deki işgücü piyasasında karşılaştığı sistematik sömürünün, güvencesizliğin ve dışlanmanın bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Ancak, bu yalnızca bir bireyin kaybı değil, aynı zamanda kapitalizmin ve ırkçılığın ölümcül bir birleşiminin trajik bir örneğidir. Suriyeli, Afgan ve diğer...

Devamını Oku

Kapitalist Kâr Hırsı Marmara’yı Boğuyor: Müsilaj Yeniden Sahnede

Bandırma ve Erdek kıyılarında yeniden görülen müsilaj, Marmara Denizi’nin ekolojik çöküşünün yeni bir sinyali. Bilim insanları yıllardır uyarıyor: Denizi kirleten sanayi, plansız kentleşme ve kâr uğruna yok sayılan doğa, geri dönülmez bir yıkıma sürüklüyor bizi. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mustafa Sarı’nın son açıklamaları, kapitalist üretim ilişkilerinin ekosistem üzerindeki tahribatını bir kez daha gözler önüne serdi. Sarı, Marmara’nın artık taşıyamayacağı kadar yük altında olduğunu belirterek, “Bir litre atığı bile arıtmadan Marmara Denizi’ne deşarj etmemeliyiz” dedi. Ancak bu çağrı, doğanın değil, sermayenin ihtiyaçlarına göre şekillenen bir sistemde ne yazık ki karşılıksız kalıyor. Müsilaj sadece bir çevre sorunu değil; bir...

Devamını Oku

Kapitalizm ve Sağlık: Halk Sağlığı İçin Tehdit Oluşturan Dönüşüm

Sağlık, kapitalist toplumda yalnızca bireysel bir mesele olarak değil, aynı zamanda toplumsal ve ekonomik koşulların bir yansıması olarak ele alınmalıdır. Kapitalizmin, hastalıkları doğrudan üreten bir sistem olduğu gerçeği, toplum sağlığının temelde nasıl bir tehlikeye girdiğini gösteriyor. Kapitalizm, sağlık sektörünü yalnızca yüksek gelirli bir sanayiye dönüştürmekle kalmamış, aynı zamanda bu sektörü “tedavi” değil, “kar üretimi” amacıyla şekillendirmiştir. Kapitalist toplumun temel özelliklerinden biri, sağlık hizmetlerinin belirli bir sınıfın çıkarlarına hizmet etmesi, bu süreçte işçi sınıfının ve yoksul halkın haklarının yok sayılmasıdır. Sağlık harcamalarına ilişkin yapılan son değerlendirmeler, bu durumu çok net bir şekilde ortaya koymaktadır. Ankara Tabip Odası’nın Sağlık İstatistikleri Yıllığı-2023...

Devamını Oku

Asgari Ücret ve Enternasyonal Komünist Perspektifler

Milyonlarca emekçinin kaderini, yaşamını derinden etkileyen, asgari ücret tespit komisyonu 1 Aralık’ta ilk toplantısını gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Asgarî ücret yalnızca, asgarî ücretle çalışanları değil, asgari ücretin altında ve üstünde ücret alan işçilerinde yakından ilgilendirmektedir. Asgari ücret işçi sınıfının tamamını etkileyen ve sınıfın tamamının ana gündemine giren ana konulardandır. Bu özelliği itibarıyla sınıfın tamamının mücadele seferberliğine zemin hazırlayabilecek bir potansiyele sahiptir. Bu özelliği itibarıyla asgari ücret beleirleme süreci salt ekonomik süreç olmamakla birlikte, tepeden tırnağa siyasal bir süreçtir. Tepeden tırnağa devletin sınıfsal karakterini burjuva diktatörlüğünün işleyişini berrak bir şekilde gün yüzüne çıkartmaktadır. Asgari ücret meselesine yaklaşım buna karşı verilecek mücadele ekonomimizm...

Devamını Oku