Yazar: Gamze Kocabayır

“Boşanma, Arabuluculuk ve Patriyarka: Kadın Özgürlüğüne Karşı Yeni Kuşatma”

2025 yılı, Erdoğan rejimi tarafından “Aile Yılı” olarak ilan edildi. Bu ilan, yalnızca sembolik bir jest ya da muhafazakâr bir kültürel mesaj değil; çok daha köklü bir siyasal hattın, devletin ideolojik ve kurumsal düzeyde aileyi yeniden örgütleme girişiminin bir parçasıdır. “Aile Yılı”, kapitalist kriz koşullarında çözülen sosyal dokuyu, kadınların artan özerklik eğilimlerini ve genç kuşakların geleneksel otoriteye meydan okumasını bastırma hamlesidir. Rejim, “aileyi koruma” söylemini toplumsal çözülme, işsizlik ve yoksulluğun yarattığı öfkeyi depolitize etmenin, onu yeniden ataerkil değerlerle disipline etmenin aracı haline getirmektedir. Aile, devletin gözünde yalnızca duygusal ya da kültürel bir birim değil, aynı zamanda sınıfsal bir denetim...

Devamını Oku

Hareketçilik mi? İşçi Demokrasisi mi?

Günümüzde “doğrudan demokrasi” kavramı, çeşitli sosyal hareketler, forumlar ve aktivist inisiyatifler aracılığıyla yeniden popülerlik kazandı. Seçilmiş temsilcilerin yerine doğrudan katılıma dayalı bu yapılar, egemen siyasal sistemin içi boşaltılmış temsili demokrasisine karşı alternatif öneriler olarak sunuluyor. Ancak bu “doğrudan demokrasi” arayışı, çoğu zaman toplumsal sınıf ilişkilerinden ve bu ilişkilerin maddi temellerinden bağımsız biçimde ele alınıyor. Bu yazı, işçi sınıfının tarihsel olarak geliştirdiği doğrudan demokrasi biçimleri ile sosyal hareketlerin forumcu-yataycı demokrasi anlayışı arasındaki ayrımı, sınıf siyaseti temelinde ele almayı amaçlıyor. Kısacası küçük burjuvazinin ve proletaryanın doğrudan demokrasi anlayışlarının ayrım noktalarını ortaya koyacağız. Doğrudan Demokrasi: Kimin Demokrasisi? İşçi sınıfının kendi tarihsel mücadelesi...

Devamını Oku

Filistin İçin Değil, Filistin’le Birlikte Mücadele: Proletarya Enternasyonalizminin Pratiği

Filistin Mücadelesi ve Avrupa İşçi Sınıfı Filistin, onlarca yıldır emperyalist saldırıların ve işgal politikalarının hedefi olmuştur. Ancak bu saldırılar karşısında verilen mücadele, sadece Filistin halkının kendi sınırları içinde yürüttüğü bir direnişten ibaret değildir. Avrupa işçi sınıfı, özellikle son yıllarda artan savaş politikalarına ve militarizme karşı uluslararası dayanışmanın somut pratiklerini geliştirmektedir. İtalya’da 22 Eylül 2025 tarihinde gerçekleşen genel grev, bu dayanışmanın tarihsel bir örneği olarak kayda geçmiştir. Roma’dan Milano’ya, Cenova’dan Palermo’ya uzanan eylemler, yalnızca protesto niteliğinde değil, aynı zamanda kapitalist savaş makinelerine doğrudan müdahale eden fiili bir duruş sergilemiştir. Limanların bloke edilmesi, ulaşımın felç edilmesi ve eğitim ile sağlık sektörlerindeki...

Devamını Oku

Kapitalizmin Vitrinini Yık, Sınıf Mücadelesini Kur!

Giriş AVM’ler, kapitalizmin tapınaklarıdır. Parıltılı ışıklarıyla, devasa vitrinleriyle, alışveriş çılgınlığının merkezi haline getirilmiş bu yapılar, aslında bir sınıf cehenneminin üzerini örten birer yanılsamadan ibarettir. Tüketicinin gözünde “rahatlık ve konfor” anlamına gelen AVM’ler, işçi sınıfı için düşük ücretlerin, uzun mesailerin, mobbingin, sendikasızlığın ve güvencesizliğin en yoğun yaşandığı alanlardan biridir. Türkiye’de 500’e yaklaşan AVM’de, yaklaşık 350-400bin işçi çalışmaktadır. Her biri birbirinden kopuk, geçici ve “vasıfsız” işlerde çalıştığını düşünen bu işçilerin büyük çoğunluğu gençlerden ve kadınlardan oluşur. AVM işçiliği, kapitalistlerin dayattığı “geçici iş” algısının ötesinde, artık kalıcılaşmış, kitleselleşmiş ve işçi sınıfı içerisinde önemli bir ağırlık kazanmış bir sektördür. Fakat bu kalabalık, henüz...

Devamını Oku

DEVRİMCİ İŞÇİ BASINI ÜZERİNE MİLİTAN NOTLAR

1. Devrimci İşçi Basını Nedir? Devrimci işçi basını, işçi sınıfının kendi sorunlarını ve deneyimlerini, kapitalist medyanın manipülasyonundan bağımsız olarak duyurmasını sağlayan örgütleyici bir araçtır. Sadece haber vermekle kalmaz; işçiyi politik bilince taşır ve mücadelede aktif özne hâline getirir. Bu basın, işçi sınıfının ekonomik ve sosyal sorunlarını sistemin yapısal bir sonucu olarak ortaya koyar ve işçiyi bireysel mücadeleden kolektif sınıf mücadelesine yönlendirir. Aynı zamanda bağımsız devrimci sınıf cephesinin, “sınıfa karşı sınıf” şiarının somutlaşmış hâlidir. İşçi basını, sınıfın kendi sesini duyurması, deneyimlerini paylaşması ve öfkesini örgütlü bir mücadeleye dönüştürmesi için vazgeçilmez bir araçtır. Devrimci işçi basını, kolektif örgütleyici, ajitatör ve sınıf...

Devamını Oku