Yazar: Garbis Reçber

Aktivist mi Militan mı? Proleter Devrimcilik mi Hareketçilik mi?

GİRİŞ: Aktivist mi, Militan mı? Son yıllarda Türkiye’de sosyalist hareket içinde belirginleşen bir eğilim var: hareketi idealize eden, kendiliğindenci dalgalara eklemlenen, programdan ve örgütten kaçan bir “aktivist ruh hali”. Bu tarz, sokakta görünür olmayı, sosyal medyada trend olmayı, her gelişen gündeme kampanya düzeyinde tepki vermeyi devrimcilik sanıyor. Ne var ki, kapitalist sömürü ilişkileri her zamankinden daha yakıcı, devlet baskısı her zamankinden daha sistematik ve toplumsal öfke her zamankinden daha yaygınken, bu tarzın yarattığı sonuç yetersizlik, tıkanma ve ideolojik erozyondur. Bu yazının amacı, hareketçilik adı verilen bu politik tarzla devrimci militan çizgi arasındaki farkı tarihsel ve güncel örneklerle açığa çıkarmaktır....

Devamını Oku

Türkiye İçin Eylem Programı: Proleter Devrimci Önderliğin İnşası İçin Mücadele

Kadın ve erkek işçiler, geleceği ellerinden alınmış gençler, lubunyalar, göçmenler, mülteciler, ulusal, etnik, dinsel, cinsel kimliklerinden dolayı bastırılmış, dışlanmış ve ötekileştirilmiş tüm ezilenler… Erdoğan diktatörlüğü, çürümüş cesediyle toplumun rızasını üretme gücünü çoktan kaybetmiş; şimdi yalnızca baskı, terör ve devlet şiddetiyle iktidarını sürdürmeye çalışıyor. Her geçen gün daha fazla açığa çıkan bu çürümüşlük, diktatörlüğün çöküşünü hızlandırıyor. Ancak, Erdoğan’ın iktidarı kaybetme niyeti yoktur. Sandıkta ya da sokakta karşısında güçlü bir muhalefet görmek istemiyor. Bu yüzden, tüm muhalefet güçlerini ezmek, onları kendi iktidarına tabi kılmak için her türlü baskıyı ve manipülasyonu devreye sokuyor. Erdoğan, artık sadece bir diktatör değil; totaliter bir rejim...

Devamını Oku

Militarizme Karşı Mücadele ve Politikleşmiş Askerî Savaş Stratejileri

Bugün her ne kadar kapitalizm kriz içinde olsa da, küresel düzeyde piyasa eğrileri aşağı yönlü hareket etse de, ekonomik darboğazlar yaşansa da olağanüstü düzeyde askerî yatırımlar sürüyor. Aynı şekilde, kapitalist buhranların yükseldiği ve sistemin krize girdiği dönemler, aynı zamanda askerî harcamaların en fazla yoğunlaştığı zamanlarla paraleldir. Bu durum, kapitalizmin kendisini ayakta tutabilmek için silahlanmaya ve sürekli bir savaş hazırlığına ihtiyaç duyduğunu açıkça gösterir. Kapitalist sistem, hem emperyalist paylaşım savaşları hem de içsel ayaklanmalar ve kendisine karşı gelişebilecek toplumsal gerilimlere karşı tetikte bekler. Sınıflı toplumlar, bir sınıfın diğer sınıf üzerinde tahakküm kurması demektir. Bu tahakkümü sürdürebilmenin en temel araçlarından biri...

Devamını Oku

Seçim Sirkinin Seçmeni Değil Sınıf Savaşının Militanı Ol!

31 Mart yerel seçimlerine sayılı günler kaldı. Ülke gündeminin merkezine yerel seçimler oturmuş durumda. Aday tanıtımları, aday vaatleri havalarda uçuşuyor. Mahallede, sokakta, okulda, çarşıda, pazarda, sosyal medyada, TV’de, radyoda sürekli olarak adayların vaatleri ve projeleri karşımıza çıkıyor. Burjuvazinin demokrasi sirki son derece aktif bir şekilde işlemektedir. Emekçilere ve ezilenlere bu demokrasi aldatmacasının seçmeni olması vaaz edilmektedir. Diğer seçimlere nazaran, bu seçimlerdeki politik atmosfer oldukça düşük vaziyette ilerlemektedir. Siyaset değil, adayların projeleri, vaatleri yani yalanları yarışmaktadır. 2023 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde burjuva muhalefetin adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun amigoluğunu yapıp, bağımsız bir tutum almaktan ısrarla kaçan sosyalist sol, bu seçimlerde adaylar enflasyonu yaratmaktadır. Sosyalist solun 2024 yerel seçimlerinde takınmış olduğu tutumu özetlersek şunu net bir şekilde şöyleyebiliriz: Dayanışma ve Birlik yerini dar grupçuluğa bırakmakta, sınıfa sosyalist siyaset taşımak yerini sosyal belediyecilik projeleri ve reformizme bırakmaktadır. DEM Parti cephesinde de esasa dair durum pek farklı değildir. Bu makalemizde, seçim, demokrasi, diktatörlük ve devlet kavramlarını devrimci marksist bir perspektifle açıp, burjuva demokrasisinin neyin örtüsü olduğunu masaya yatırıp, işçi demokrasisi alternatifini öne çıkartacağız. Düzen cephesinde nelerin olduğunu, düzen muhalefetinin ne durumda olduğunu, dağılan Millet İttifakı ve mevcut tabloyu ele alacağız. Yerel seçimlerin Kuzey Kürdistan’da nasıl bir yansımaya sahip olduğunu, DEM Parti’nin seçim programını irdeleyip, Üçüncü yol stratejisinin açmazlarını ele alacağız. Sosyalist Solun içinde bulunduğu sosyal belediyecilik ve reformizm projeleriyle hesaplaşma içinde olup seçim gündemine dair Enternasyonal Komünist perspektifler sunma gayreti içinde olacağız. Bu makalemizi yayınlama amacımız salt...

Devamını Oku

2023 Seçimleri ve Enternasyonal Komünist Görevler (Bölüm 4)

Çöken Reformist Parlamentarist Hayaller ve Devrimci Kopuş Olasılıkları 27-) Erdoğan’ı gönderme görevini Millet İttifakına havale eden, emekçileri, ezilenleri, solu Millet İttifakının payandası yapan, “toplumsal sorumluluk” gereği liberal kaynaşmanın aktivisti olup, sınıf uzlaşmacılığının zirve yaptığı tüm reformist, parlamentarist hayaller seçim yenilgisiyle birlikte tuzla buz olmuştur. Geriye hayal kırıklığı, umutsuzluk, kırılgan küçük burjuva benliklerde hayat bulan melankoni, nihilizm tüm toplumsal kesimlerde hızla yayılmaktadır. Tüm bu sınıf uzlaşmacı, liberal kaynaşmacı, reformist, parlamentarist projelerin amigoluğunu yapan sosyalist solun ezici çoğunluğu sanki bu reformist projelerin hiç parçası olmamış gibi, sınıf mücadelesi, sokak hareketi, devrimci mücadele, bağımsız sınıf cephesinden bahseder oldu. Özeleştiri adı altında yapılan...

Devamını Oku