Yazar: Hevi Güneş

Trans Tutsak Esra Arıkan Açlık Grevinde

Türkiye’deki cezaevlerinden insan hakları ihlalleri haberleri hiç eksik olmamaktadır. Her gün mahkum haklarında kısıtlamalar gerçekleşmekte, tecrit, fiziki, psikolojik işkence eksik olmamaktadır. Söz konusu LGBTİ mahkumlara gelince insan hakları ihlalleri olabildiğince artmaktadır. Ayrımcılık, tecavüz, kötü muamele, hakaret, fiziki ve psikolojik işkence eksik olmamaktadır. Türkiye’de LGBTİ mahkumlar en temel hakları için dahi mücadele vermek zorunda bırakılmaktadır. LGBTİ mahkumların en sık karşılaştığı uygulama tecritdir. Eğer gittikleri cezaevinde başka LGBTİ bireyi yoksa tek kişilik hücreye konulmaktadırlar. Kimi zaman da kapasite veya koğuş yokluğu gibi bahanelerle LGBTİ mahkumlar keyfi uygulamalarla tecrite mahkum edilmektedir. Eğer trans mahkumların uyum süreci bitmediyse mavi kimlikleri varsa erkek muamelesi...

Devamını Oku

Erdoğan’dan FOX TV’ye AYAR

Erdoğan, BM Genel Kurulu’na katılmak için ABD’ye uçmadan önce İstanbul Havalimanı’nda basın toplantısı düzenledi. Bu basın toplantısına katılan kanallardan biriside, ana akım medyada açık Erdoğan rejminin propogandasını yapmayan nadir kanallardan olan FOX TV’nin muhabiride vardı. FOX TV muhabirinin CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun Tank Palet fabrikasıyla ilgili iddasını sorması üzerine, Erdoğan tehtit vari despot bir uslupla FOX muhabirini azarladı. Erdoğan FOX muhabirine şöyle bir açıklamada bulundu:” FOX TV’yi yalan medya olmaktan çıkarın, bir kere dürüst olun, önce FOX TV’nin yayın politikasını değiştirmesi lazım” Erdoğan’ın yayın politikasını değiştirilmesi gerekir dediği durum açıkça şudur: “Ya medya Erdoğan rejiminin propoganda birimi gibi çalışacak yada hedef gösterilmeyi, sansüre uğramayı, kapatılmayı, hapse atılmayı göze alacak” Bunun bir üçüncü yolunu Erdoğan rejimi bırakmamaktadır. Tüm ana akım medyayı Erdoğan eline geçirmiş olsada, sabah akşam Erdoğan rejimini öven yayınlar yapılsada, bu medya kaynaklarına devlet eliyle sınırsız lojistik ve finansal destek sunulsada, Erdoğan rejminin havuz medyası okunmamakta, izkenmemektedir. Her geçen gün kan kaybetmektedir. Havuz medyası dışında kalan medya kuruluşları daha fazla izlenmekle birlikte, yığınlar habere erişim kaynağı olarak muhalif sosyal medya haber portallarına yönelmektedir. Erdoğan rejimi kendi hoşuna gitmeyecek sıradan bir gazetecilik sorusuna dahi tahamül edemez hâle gelmiştir. Bu durumda Erdoğan rejiminin içinde bulunduğu yönetme krizinin her geçen gün derinleştiğinin göstergesidir. Devlet baskısı, yasaklar, sansürler, tutuklamalar olmadan Erdoğan rejimi ayakta kalamaz. Çünkü yönetemiyorlar… Yönetemiyorlar çünkü; tüm burjuva devlet aygıtları teltel dökülmekte, rejim meşruiyet krizi içinde boğulmaktadır. Yönetemiyorlar çünkü; yarattıkları ekonomik...

Devamını Oku

Kayyumlar ve işçi sınıfı

Kayyumların bugüne dek yaptığı yolsuzluklardan, talanlardan ve uyguladıkları asimilasyon politikalarından uzunca bahsettik. Kayyumların tahribatı salt bunlardan ibaret değildir. Bunlarla birlikte belediye emekçilerine işsizliği, güvencesizliği ve sendikasızlığı da dayatmaktadırlar. Kayyumların göreve geldiğinde ilk yaptıkları işlerden birisi de işçi kıyımı oldu. Bunun en küstah ifadesi Wan’da işlerine son verilen 653 taşeron işçi için geldi: Ben onların işlerine son verirken çok büyük keyif aldım, zevk aldım.Mustafa Yalçın Bir kentin iradesini gasbedip belediyesine darbe yoluyla el koymak ve kentin tüm kaynaklarını yağmalayıp halkına asimilasyon politikaları uygulamak yetmezmiş gibi sadist bir şekilde belediye emekçilerini işsizliğe mahkum etmekten nasıl keyif aldığını açıklamaktadır. Bu durum kayyumların...

Devamını Oku

Kumkapı’da Mülteci İsyanı

Dünyanın dört bir yanı emperyalist tekellerin rant ve sermaye savaşları için talan ediliyor. Bu savaşların bedelini ezilen, yoksul emekçi sınıflar ödemektedir. Ortadoğu’da emperyalist savaşın büyümesiyle birlikte mülteci krizinde beraberinde getirmiştir. Akdeniz ve Ege mülteci mezarlığına dönüşmüştür. İnsan hakları, demokrasi havariliğine bürünen AB ülkeleri; mültecileri kirli bir pazarlık konusu haline getirmiştir. Mültecilere ise ölüm, ırkçılığa maruz kalma, ucuz iş gücü olma, kamplarda esir tutulma dışında herhangi bir gelecek verilmemektedir. 19 Kasım Cumartesi günü, adı bugüne dek işkencelere, kötü muamelerle, salgın hastalıklar ve insan hakları ihlalleri ile anılan, İstanbul İl Göç İdaresi’nin Kumkapı’da bulunan geri gönderme merkezinde haklı ve meşru bir...

Devamını Oku

Hande Kader Katliamı ve Nefret Suçları

LGBTİ bireyleri toplumun en ötekilileştirilmiş kesimidir. Yeryüzünün lanetlileri olarak görülmektedir. LGBTİ bireylerin hayatından taciz, tecavüz, hak ihlali, cinsel şiddet eksik olmamaktadır. Bu sistem onlara kendi cinsel yönelimleri ile yaşam hakkı tanımamaktadır. 6 Ağustos’ta kaybolan 23 yaşındaki trans kadın Hande Kader’in cesedi bir hafta sonra Zekeriyaköy’de bulundu. Önce dayak yediği, sonra tecavüze uğradığı, daha sonra da yakılarak vahşice katledildiği ortaya çıktı. Hande’nin öldürülmesi  medyada çok fazla yer almadı. LGBTİ örgütleri ve Hande’nin arkadaşlarının yoğun emeği ile sosyal medya başta olmak üzere, az da olsa gündeme taşınabildi. Biçimsel olarak bu cinayet Özgecan Aslan’ın katledilmesine benzemektedir. Özgecan vahşice katledildikten sonra haklı ve doğru...

Devamını Oku

İletişim

E-Posta - iletisim@patronsuzdunya.com