Yazar: Hevi Güneş

“Toplumsal Cinsiyet” Yasaklanamaz: Aile Devleti, Patriyarka ve Kapitalizmin Saldırılarına Karşı Emekçilerin Ezilenlerin Devrimci Cephesini Büyütelim

2 Mayıs 2025 tarihli Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı genelgesiyle bir kez daha ilan edildi: “Toplumsal cinsiyet”, “toplumsal cinsiyet kimliği”, “cinsel yönelim”, “LGBT”, “kapsamlı cinsellik eğitimi” gibi ifadelerin kamusal belgelerde, eğitim programlarında ve sivil toplum işbirliklerinde kullanılmasına fiilen yasak getirildi. Genelge, Erdoğan rejiminin “2025 Aile Yılı” söylemiyle örtüşen bir şekilde aile kurumunu “toplumun temel taşı” ilan ederken, her türden cinsiyet eşitliği talebini, çocukların özgürleşmesini ve queer varoluşları tehdit olarak kodlamaktadır. Ancak bu saldırı sadece Erdoğan’ın ya da onun şahsında AKP rejiminin gerici-muhafazakâr politikalarının sonucu değildir. Bu, dünya genelinde yükselen ataerkil, homofobik, transfobik dalganın Türkiye’deki yankısından ibarettir. Emperyalist kapitalizmin çoklu...

Devamını Oku

İş, Aş, Özgürlük! Kahrolsun Heteroseksist Diktatörlük!

İş, Aş, Özgürlük! Kahrolsun Heteroseksist Diktatörlük! 2025’teyiz. Sermaye sınıfı kriz içinde debeleniyor. Erdoğan rejimi ise bu krizi, daha da baskıcı, daha da gerici politikalarla aşmaya çalışıyor. “Aile Yılı” ilanı, sadece bir kültürel propaganda değil; işçi sınıfının, kadınların ve LGBTİQ+ bireylerin kazanılmış haklarına karşı kapsamlı bir karşı-devrim programının ilanıdır. Medeni Kanun ve Ceza Kanunu’nda yapılması planlanan değişikliklerle, LGBTİQ+ varoluş açıkça hedefe konuyor. Taslakta: Zina yeniden suç kapsamına alınmak isteniyor, “Biyolojik cinsiyet” tanımı eklenerek trans kimlikler yok sayılıyor, Evlilik dışı birliktelikler kriminalize ediliyor, Medeni Kanun’dan “kadın ve erkek” dışındaki kimliklerin varlığı silinmek isteniyor. Bu sadece bir ahlak dayatması değil; heteroseksist patriyarkanın...

Devamını Oku

Asgari Ücret: Enflasyon Karşısında Buhar Olan Kağıt Parçası

Aralık sonunda belirlenen 22.104 TL’lik asgari ücret, daha işçinin cebine girmeden açlık sınırının altına düştü. TÜRK-İŞ’in Ocak 2025 açlık sınırı 22.131 TL’ye yükselirken, milyonlarca işçiye açlık dayatıldı. Üstelik TÜİK, sermaye sınıfına hizmet etmek için enflasyonu düşük göstermek adına her ay manipülatif veriler açıklıyor. Gerçek enflasyon TÜİK’in ilan ettiği %42 değil, ENAG verilerine göre %81! Gıda, sağlık, konut ve eğitim gibi temel ihtiyaçlardaki fiyat artışları işçilerin yaşam standartlarını doğrudan düşürüyor: Sağlık giderleri: Aylık %23,57 arttı (rekor artış!) Eğitim giderleri: Yıllık %99,93 (yani iki katına çıktı!) Hizmet sektörü enflasyonu: Aylık %10,3, diğer hizmetler %16,7 Konut giderleri: Yıllık %68,9 Bu tabloda en...

Devamını Oku

Kadın Cinayetleri Politiktir! Kahrolsun Patriyarkal Kapitalist Sisteminiz!

Erkek egemen sermaye sisteminin sistematik kadın katliamı son hızla sürmektedir.2024’ün ilk 6 ayında 205 kadın Erkekler tarafından katledildi. Semih Çelik adlı katil (19), İkbal Uzuner (19) ile Edirnekapı’da bulunan surlara çıktıktan sonra kadını katletti. Genç kadını bıçaklayarak öldürdükten sonra kadının vücudunu parçalara ayıran katil Semih Çelik, kadının kesilmiş başını surlardan sokağa attı. Semih Çelik’nin olaydan yaklaşık yarım saat önce Ayşenur Halil’i evinde boğazını keserek öldürdüğü ortaya çıktı.Katil İkbal Uzuner’i vahşice katlettikten sonra surlardan atlayarak intahar etti. O caddede karakol bulunmasına rağmen polislerin geç geldiği de gelen bilgiler arasında… Hastaneye kaldırılan katil hastanede hayatını kaybetti. Her geçtiğimiz gün kadınlara karşı...

Devamını Oku

Onur Haftası ve Devrimci Perspektifler

Haziran ayı birçok yönden şaşırtıcı bir aydır. 15-16 Haziran’ı düşünelim, Paramazları hatırlayalım, 28 Haziran’a bakalım. Bunların yanında Gezi isyanını unutmayalım. 2013 Onur Yürüyüşü’nden sonra LGBTIQA+ mücadelesinin en görünür ve kitlesel olduğu zamandı. Gezi isyanı birçok konuda olduğu gibi queer mücadeleleri için bir milattı. Bu ve bunlar gibi mücadelelerin içerisinden Onur Haftasını mercek altına alalım.Konu bu hafta olduğunda kimi sağ muhafazakarların kimi kapitalistlerin dillerinde sanki hep bunları söylüyorlarmışçasına bir queer sahipleniciliği… Veya en özgürlükçü, en devrimci kesilen insanların bu konu hakkında ağızlarını bıçak açmamaları veyahutta bu konuda en tasfiyeci yaklaşanları… Aydınlatılmaya açık birçok yer bırakan bu konu haziran ayı geldiğinde...

Devamını Oku