Yazar: Zeynep Duman

Kamu Emekçilerinin Uzun Yürüyüşü

Coğrafyamızda işçi sınıfı hareketi gibi kamu emekçileri mücadelesi de yüzyılı aşan bir birikime sahiptir.Bu topraklarda ilk kamu çalışanları örgütlenmesi , Temmuz 1906 devriminden sonra öğretmenlerin kurdukları Encümen-i Muallimdir. Kamu çalışanları cumhuriyetin ilanından sonra çok uzun yıllar ağır bir baskı ortamında ayakta kalmaya çalışmışlardır.Nihayet 1961 Anayasasının sağladığı görece özgürlük ortamında ve sınıf mücadelesiyle toplumsal hareketlerin yükselişe geçtiği altmışlı yıllarda TÖS ( Türkiye Öğretmenler Sendikası ) kurulur. KAVEL DİRENİŞİ 9 Temmuz 1961’de Türkiye’de ilk kez işçilere grev hakkı tanıyan 27 Mayıs Anayasası kabul edilir. Konuya ilişkin Anayasanın 47. Maddesi aynen şöyledir: “Madde 47: İşçiler, işverenle olan münasebetlerinde, iktisadi ve sosyal durumlarını...

Devamını Oku

HAKLARIMIZ,HAYATLARIMIZ VE GELECEĞİMİZ İÇİN KADIN MİTİNGİNDEYDİK..

Bildiğimiz gibi 10 Ocak 2026 tarihinde çok çeşitli siyasal örgütlenmelerden kadınlar,başta eşit ve güvenceli bir yaşam talebiyle birlikte İstanbul Sözleşmesinin yeniden yürürlüğe girmesi,6284 ‘e dokunulmaması ve istihdamda ve eğitimde eşitlik talepleriyle bir miting örgütlediler. Biz de kendi söylemlerimizle bu mitinge destek vermek için alandaydık.Çünkü yıllardır ilmek ilmek mücadele ile kazandığımız haklarımız tek bir adamın emriyle bir gecede elimizden alınmak isteniyor.Siyasi iktidar kadınlara “senin nasıl yaşayacağına ben karar veririm” diyor ve bunu kadınlara dayatıyor. Sermaye düzeni ile kolkola yürüyen ataerkil tahakküm, en temel hak olan yaşam hakkını biz kadınların elinden almak istiyor.AKP döneminde kadın cinayetlerinin yüzde bin dörtyüz artmış olması...

Devamını Oku

Eğitimde Özelleştirme, Sendikal Parçalanma ve Mücadelenin Rotası: Büyük Öğretmen Yürüyüşü Ne Gösteriyor?

25 Haziran 2025’te İstanbul Kadıköy’den Ankara’ya doğru yola çıkan Büyük Öğretmen Yürüyüşü, özel sektör öğretmenlerinin insanca yaşam ve güvenceli çalışma talebiyle başlattığı bir eylemdir. Yürüyüş; taban maaş, belirsiz süreli sözleşme, eğitim iş kolunun tanınması gibi temel talepler etrafında şekilleniyor. Ancak bu taleplerin gerisinde yalnızca ekonomik zorluklar değil, eğitim sisteminin sermaye lehine yeniden yapılandırılmasının ve buna karşı sendikal mücadelenin iflasının izleri bulunuyor. Bugün yaşanan kriz, öğretmenlerin maaşları ya da sözleşmeleriyle sınırlı değildir. Kriz, eğitim emekçilerinin birliğini sağlayamayan sendikal yapının, özelleştirme politikaları karşısında çoktan mevzi kaybetmiş olmasındadır. Özelleştirme Karşıtı Mücadele Neden Gündemde Değil? Türkiye’de eğitim sektörü uzun süredir adım adım özelleştirildi....

Devamını Oku

Burjuvazinin “Aile Yılı” ve İşçi Sınıfına Dayatılan Yeni Kölelik

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025’i “Aile Yılı” ilan etti ve en az üç çocuk çağrısını yineledi. Bu açıklama, sadece muhafazakar bir söylem değil, aynı zamanda işçi sınıfı üzerinde derinleşen sömürünün ideolojik ve ekonomik bir aygıtıdır. Sermaye düzeni, düşen doğurganlık hızını iş gücü krizine dönüştürmeden çözmeye çalışırken, kadınları ve LGBTİQ+ bireyleri hedef alan politikalarıyla patriyarkal kapitalizmin dayatmalarını güçlendiriyor. 1. Sermaye İçin “Aile” ve Kadın Emeğinin Yeniden Üretimi Türkiye’de toplam doğurganlık hızı 2000’de 2.53 iken 2023’te 1.51’e düştü. TÜİK projeksiyonlarına göre 2040’tan itibaren nüfus azalma eğilimine girecek. Kapitalist devletler, iş gücünü yenilemek için doğum oranlarını artırmaya yönelik politikalar geliştiriyor. Türkiye’de de AKP, bu...

Devamını Oku

8 Saat Seferberliği Ve 1 Mayıs’ın Doğuşu

8 Saat Seferberliği Ve 1 Mayıs’ın Doğuşu 1880’li yıllarda kapitalizmin geliştiği ABD’de ve birçok ülkede işçiler günde on, on iki, bazen de on dört saat çalışıyorlardı. AFL( Amerikan İşçi Federasyonu) 1884’teki 1 Mayıs 1886 günü sekiz saatlik iş günü için ülke çapında bir genel grev düzenleme kararı aldı. Bu amaçla başlatılan kampanya, ABD işçi sınıfı tarafından çok büyük coşkuyla karşılandı ve kısa sürede bir kitle hareketi boyutunu kazandı. Eylemlilikler sonucu daha 1 Mayıs’a gelmeden 30 bin işçi 8 saatlik iş gününü kazanmıştı bile. Genel görevin kendisi de başarılı oldu. Tahminlere göre greve katılan 350 bin işçiden 185 bin kadarı...

Devamını Oku
  • 1
  • 2