İzmir’in Menemen ve Sasalı bölgelerinde faaliyet yürüten Amerikalı rüzgar türbini üreticisi TPI Composites’te 2 bin 150 işçi, sefalet zammına karşı grev silahını kuşandı. Petrol-İş Sendikası çatısı altındaki işçiler, yüzde 30’luk zam dayatmasını reddederek fabrikalarda üretimi durdurdu. Grev kararı, ağır çalışma koşullarına, artan enflasyona ve derinleşen yoksulluğa karşı biriken öfkenin patlamasıdır.

TPI patronları, işçilerin alın teriyle ürettikleri kanatlar üzerinden milyarlar kazanırken, işçilere reva gördükleri zam oranı yüzde 30 oldu. Oysa işçiler yüzde 120 zam talebiyle masaya oturdu. Bu talep, sadece insanca yaşamanın değil, aynı zamanda sömürünün sınır tanımazlığına karşı bir isyanın ifadesidir.

Fabrika önlerine “Grev var” pankartları asıldı, direniş sloganları yankılandı:
“Zafer direnen emekçinin olacak!”
“Talepler masada, grev kapıda!”

Bu grev, yalnızca TPI işçilerinin değil; insanca yaşam mücadelesi veren tüm işçilerin grevidir.

Son dönemde ardı ardına patlak veren grevler, artan direnişler ve fabrika önlerindeki kararlılık görüntüleri; hayat pahalılığına, kapitalist sömürüye ve Erdoğan rejiminin otoriter tahakkümüne karşı işçi sınıfının büyüyen reaksiyonunu ortaya koymaktadır.

TPI grevi bir kıvılcımdır. Bu kıvılcım, örgütlü bir sınıf hareketinin fitilini ateşleyecek güce sahiptir.
Sefalete karşı direniş, işçi sınıfının tek çıkar yoludur.