DYO Boya işçileri yalnız değildir – Lokavt yasaklanmalıdır!
Kapitalistlerin silahları vardır. Tıpkı işçi sınıfının grev hakkı gibi patronların da elinde lokavt gibi bir “silah” bulunur. Ama bu ikisi eşit değildir. Grev, emekçinin üretimden gelen gücünün kolektif bir ifadesidir; lokavt ise sermayenin bu güce karşı misillemesidir. Bugün DYO Boya’da yaşanan budur. Petrol-İş Sendikası’nın 600 işçiyi kapsayan toplu iş sözleşmesi sürecinde aldığı grev kararına karşılık, Yaşar Holding patronları, 22 Mayıs’tan itibaren lokavt uygulayacaklarını ilan etti.
Lokavt Nedir, Kimin Silahıdır?
Lokavt, işçilerin işyerine alınmaması, ücretlerinin kesilmesi ve üretimin patron tarafından bilinçli biçimde durdurulması anlamına gelir. Adı üstünde: “kilitlemek”tir. Üretimi kilitleyen işçiler değil, patrondur. Amaç işçileri açlıkla terbiye etmek, greve çıkanları sindirmek ve sendikal taleplerin altını boşaltmaktır. Patronlar “anlaşamadık” diyerek kapıları kapatır, ama onların aç kalma riski yoktur. Aç kalacak olan işçilerdir. Bu yüzden lokavt, grevle kıyaslandığında sınıfsal güç dengesizliğini patronlar lehine perçinleyen bir silahtır.
Kapitalist hukuk bile bunu açıkça teslim eder: Lokavt kararı, grev kararına yanıt olarak alınabilir. Yani işçi direnirse, patron da onu cezalandırma hakkına sahiptir! Bugün DYO Boya’da yaşanan tam olarak budur.
Bu Saldırıya Karşı Ne Yapmalı?
Petrol-İş Gebze Şubesi’nin kararlılığı önemlidir. Ama grev kararını sadece bir pazarlık aracı olarak görmek, lokavt gibi saldırıları göğüslemek için yeterli değildir. Lokavtın boşa düşürülmesi için:
1. Üretimden gelen gücün daha ileriye taşınması gerekir. Lokavt sadece DYO’da değil, Türkiye’de birçok işyerinde bir tehdit olarak masadadır. Bu nedenle DYO Boya işçilerine yönelik bu saldırı, tüm sendikal hareketin sorunudur.
2. Sınıf dayanışması büyütülmelidir. Aynı bölgede, aynı sektörde ya da başka fabrikalarda çalışan işçiler DYO işçileriyle omuz omuza gelmelidir. Dayanışma grevleri, bölgesel direniş komiteleri, işçi meclisleri bu gibi anlarda işçilerin gerçek gücünü gösterebilir. Dayanışma grevleri lokavt saldırısını boşa düşürecek en etkili silahtır.
3. Lokavtın yasal bir hak olması teşhir edilmeli ve yasaklanması talebi yükseltilmelidir. Grev hakkını sınırlayan her tür yasa, işçiye karşı sermaye diktatörlüğünün bir aracı haline gelmiştir. Tıpkı grev yasaklarında olduğu gibi, lokavt da burjuva hukukunun sınıfsal karakterini ifşa eder.
Lokavt Yasaklansın!
İşçilerin ekmeğine, hakkına, grev iradesine karşı kullanılan lokavt, geçmişte de bugün de sermaye saldırısının adıdır. Bu uygulama, devrimci işçi hareketinin gündeminden silinmelidir. Lokavt, grevle eşit değildir. Lokavt, sömürünün devamı için kullanılan burjuva zorbalığının bir biçimidir. Dolayısıyla, bu uygulamanın tarihsel çöplüğe atılması, işçi sınıfının örgütlü gücüyle mümkündür. Bugün DYO Boya’da yaşanan, sadece bir işyerinde sendika ile patron arasında yaşanan “anlaşmazlık” değildir. Bu, sınıf savaşıdır. Bir yanda açlığa mahkûm edilmek istenen işçiler, diğer yanda karına kar katmak isteyen holding patronları vardır.
Çözüm, grevleri büyütmekte, dayanışma grevleri ile cevap vermekte, işçi meclislerinde örgütlenmekte ve lokavt dahil tüm sermaye saldırılarına karşı birleşik bir sınıf hattı örmekte yatıyor. Lokavta karşı mücadele, sınıfın topyekûn seferberliğiyle kazanılır!
DYO işçileri yalnız değildir!
Lokavt yasaklansın!
Grev hakkı sınırsız ve engelsiz olmalıdır!