Türkiye’de zincir marketler, kapitalist sömürünün en görünür alanlarından biri haline geldi. A101, BİM, Şok ve Migros gibi dev zincirler, yüz binlerce işçiyi düşük ücretlerle çalıştırıyor. Ancak bu sömürünün asıl görünmeyen yüzü, tek bir maaşa karşılık birden fazla işin yaptırılmasıdır.
Kasada müşteriye fiş kesen aynı işçi, biraz sonra reyon düzenliyor, depo taşıyor, tuvalet temizliyor ve marketin kapanış sayımını gerçekleştiriyor. Yani işçi, kapitalistin “maliyet verimliliği” adına kendi bedenini dört parçaya bölmek zorunda kalıyor.

Bu durum, kapitalizmin klasik artı-değer üretme yönteminin modern biçimidir: aynı emek gücünden daha fazla değer sızdırmak. Yönetici baskısı, personel yetersizliği ve “müşteri memnuniyeti” adı altında uygulanan performans politikaları, zincir marketleri küçük cehennemlere çevirmiş durumda.

Her gün sosyal medyaya düşen videolar, kasada ağlayan, bayılan, sinir krizi geçiren market emekçilerini gösteriyor. Bu görüntüler, bireysel “dayanıklılık” eksikliğini değil, sistematik bir sömürü rejimini belgeliyor. Bu rejim, işsizliğin ve güvencesizliğin yoğun olduğu ülkelerde işçi sınıfını “yerine geçilebilir” hale getirerek güçsüzleştiriyor.

Her market, modern üretim zincirinin bir halkası; her emekçi, sermayenin görünmez dişlisi. Ücretler asgari düzeyde tutulurken iş yükü katlanarak artıyor. Üstelik bu yükün maliyeti sadece işçinin sağlığıyla değil, toplumun genel refahıyla da ödeniyor.

Zincir market emekçileri, işçi sınıfının en geniş ama en dağınık kesimlerinden biridir. Ancak bu dağınıklığın aşılması, sendikal örgütlenme ve sınıf dayanışmasıyla mümkündür. Çünkü bu koşulların nedeni bireysel patronlar değil, kâr mantığına dayalı kapitalist üretim ilişkileridir.

Üç harfli market tekellerinin saldırılarına karşı, emekçiler kendilerini ancak taban komitelerinde örgütlenerek savunabilir. Her şubede, her mahallede, her şehirde market işçilerinin kendi komitelerini kurması dışında çözüm yoktur.

Örgütlüysek her şeyiz, örgütsüzsek hiçbir şey!
Zincirleri kıracak olan biziz — market işçileri, sınıfın öncüsü!
Özgürlük, savaşan işçilerle gelecek!