İstanbul’da bir yüksek lisans öğrencisi, basit bir yemekhane zammına karşı protesto eylemine katıldı. Ancak bu protesto, Nanaxanim Babazade için kısa sürede hukuksuz bir sürecin başlangıcı oldu.
Azerbaycanlı genç öğrenci Babazade, İstanbul Üniversitesi’nde yüksek lisans öğrencisi. 21 Ağustos’ta üniversite yemekhane zammına karşı katıldığı eylemin ardından çalıştığı işyerinden gözaltına alındı. Babazade, gözaltına alındığı süreçte fiziksel darplara, çıplak aramaya ve psikolojik baskılara maruz kaldı. Gözaltı işlemi sırasında, politik kişiliği nedeniyle kendisine ajanlık dayatıldığı ve sürekli gönüllü geri dönüş belgeleri imzalatılmak istendiği belirtiliyor. Daha sonra Arnavutköy Geri Gönderme Merkezi’ne konulan Babazade hakkında sınır dışı kararı verildi.
Bu olayın sadece bireysel bir mağduriyet olmadığını vurgulamak gerekiyor. Babazade’nin protestosu ve ardından yaşadıkları, Türkiye’de göçmen öğrencilerin ve işçilerin karşılaştığı sistematik baskıyı gözler önüne seriyor. Özellikle göçmenlerin yerli işçi ve öğrenci gençlik ile örgütlenmesini engellemek amacıyla yürütülen bu uygulamalar, toplumsal muhalefeti sindirme aracına dönüşmüş durumda.
Devlet Muhalif Eğilimi Olan Göçmenlere Neden bu kadar sert davranılıyor?
Son yıllarda göçmenler, ister yasal statüye sahip olsun ister olmasın, muhalif eylemlere katıldıklarında hemen hedef haline geliyor. Kendilerini geri gönderme merkezinde buluyorlar. Bu baskının amacı açık: Göçmenlerle yerli işçi sınıfı ve öğrenci gençlik arasında oluşabilecek dayanışmayı kırmak, göçmen düşmanlığını pekiştirmek ve toplumsal muhalefeti sindirmek. Geri gönderme merkezleri yalnızca “hukuki prosedür” alanları değil; psikolojik baskı, sindirme ve gözdağı verme merkezleri haline gelmiş durumda. Çıplak arama, zorla belge imzalatmak veya ajanlık dayatmaları, bu baskının araçlarından sadece birkaçı.
Nana’nın yaşadığı süreç, göçmenlerin sınıf mücadelesindeki rolünü ve potansiyelini gösteriyor. Göçmenler ve yerli işçiler birlikte hareket ettiğinde, sermayenin ve devletin sınıfsal baskı mekanizmaları daha görünür hâle geliyor. Bu nedenle, göçmenlerin haklarını savunmak ve yerli halkla birleşmelerini desteklemek, sınıf bilinci ve örgütlenme açısından stratejik bir zorunluluktur. Çünkü gçömenler toplumsal muhalefetin içinde var olmaya başladıklarında ve burada kök saldıkları oranda göçmen düşmanlığı erimeye başlayaaktır.
Göçmenler, yerli halkla birlikte hareket ettiklerinde, sınıf temelli talepler güç kazanır. Bu durum sermaye ve devlet için bir tehdittir. Dolayısıyla gözaltılar, geri gönderme merkezleri ve psikolojik baskı mekanizmaları, hem bireyi cezalandırmak hem de kolektif mücadeleyi engellemek için kullanılıyor. Her gözaltı, topluma “birlik olmayın, birleşmeyin” mesajını iletir.
Toplumsal ve sınıfsal sonuçlar:
Göçmenler ve yerli işçiler arasında dayanışma kırıldığında, işçi sınıfı bölünür ve sermaye baskısı kolaylaşır.
Göçmen düşmanlığı pekişir; toplumsal önyargılar derinleşir.
Protesto ve örgütlenme hakları kısıtlanır, toplumsal muhalefet zayıflatılır.
Mücadele perspektifi:
Babazade’nin yaşadığı süreç, hukuki, toplumsal ve politik taleplerle yanıtlanmalıdır:
1. Hukuki talepler: Gözaltı ve sınır dışı uygulamalarına son verilmesi; geri gönderme merkezlerinde insan hakları ihlallerinin soruşturulması; avukatlarla görüşme hakkının güvence altına alınması.
2. Toplumsal talepler: Göçmen ve yerli işçi/öğrenci dayanışmasının teşvik edilmesi; protesto ve örgütlenme haklarının korunması; göçmen düşmanlığına karşı toplumsal bilinçlendirme kampanyaları.
3. Politik talepler: Göçmenlerin örgütlenme haklarının güvence altına alınması; ulusal ve uluslararası dayanışma ağlarının kurulması; sınıf mücadelesini güçlendirecek mekanizmaların inşası.
Sonuç olarak, Nanaxanim Babazade’nin yaşadıkları yalnızca bireysel bir mağduriyet değil; Türkiye’de göçmenler ve yerli işçi/öğrenci gençlik arasındaki dayanışmanın önlenmesi için kullanılan sistematik baskının göstergesidir. Bu olay, okurlarımıza hem hukuksuz uygulamaları göstermek hem de göçmenlerle yerli işçiler ve öğrenci gençlik arasındaki sınıf dayanışmasının önemini hatırlatmak açısından büyük bir öneme sahiptir.