Yazar: admin

Okur Mektubu: Maradona Çekiciliği ve Bir Sömürgede Doğmuş Olmanın Kırılganlığı Üzerine

Arthur, kendi insanlarını öldüren ünlü Britanya’lı ya da Zinedine Zidane, nam-ı diğer Zizou; kendi insanlarını öldürenlere hizmet eden Cezayir asıllı Fransız futbolcu. Fransız Cezayir. Çok sevilen ama hiç sevilmeyen. Kavgacı, esmer, cesur, korkak… Sömürülen halkların kahramanı olmak varken bir hain olmayı tercih eden ünlü maestro. Zidane, Cezayir kurtuluş mücadelesinden on yıl sonra geldi dünyaya. Yani o dünyaya gelmeden on yıl evvel, çoktan bir buçuk milyon Cezayir’li Fransa’ya karşı bağımsızlık mücadelesi verirken hayatını kaybetmişti. Maradona, mükemmel olmayanların en mükemmeli. Bir ikon. Hızlı ve öfkeli. Mağrur ve bir o kadar da mütevazi. Öyle sevildi ki İtalya Arjantin maçında Napoli’ler Arjantin’i tutmak...

Devamını Oku

Yoldaşlarımız Paramaz ve 20’leri Saygıyla Anıyoruz

1914 yılının Haziran ayında Sosyal Demokrat Hınçak Partisi (SDHP) üyesi 120 kişi, İstanbul’da İttihat ve Terakki yöneticileri Talat, Enver ve Cemal Paşalara suikast yapılacağı ihbarı üzerine gözaltına alınırlar. Sorgulanmaları sırasında ağır işkence gören, kötü hapishane koşulları içinde tutulan ve karar sonrası ayrı ayrı zincirlenerek Merkez Cezaevi adlı zindanın bodrumunda bekletilen Paramaz ve yoldaşları 15 Haziran 1915’te Beyazıt meydanında asılarak idam edilirler. Kimdir Paramazlar? Bu toprakların ilk devrimci önderleridirler. Bu toprakların ilk devrimci partisi olan Sosyal Demokrat Hınçakyan Partisi’ni kuranlardır. Bu topraklarda sınıfsız sömürüsüz bir dünya tasavurunda bulunan bu uğurda militanca savaşanlardır. Bu toprakların ilk grevlerini, sosyalist program dahilinde ilk...

Devamını Oku

Enternasyonal Komünist İşçi Birliği (EKİB) ve Köz’ün Ortak 1 Mayıs Bildirisi

Zayıf ve Çaresiz Hükûmeti Emekçilerin Seferberliğiyle Süpürelim 2024 1 Mayısı 31 Mart seçimlerinin peşi sıra yaklaşıyor. Seçimler hükûmetin zayıflığını gösterdi, AKP’yi daha da geriletti. Erdoğan Cumhur İttifakı’ndaki ortaklarına artık daha da bağımlı. Eski ortaklarıyla bir arada duramayan Erdoğan kendine yeni bir ortak da bulamıyor. Amerika ve uluslararası sermayeyle barışmak istiyor ama Amerika da uluslararası sermaye de onunla barışmıyor. Uyguladığı baskı korkutmuyor aksine daha fazla tepki topluyor. Reform vaadi umut vermiyor, bir acizlik belirtisi olarak görülüyor. Hükûmet bocalıyor, yalpalıyor. Hükümetin yalpalaması onun yumuşaması, saldırı politikalarından vazgeçmesi anlamına gelmiyor. Van’ı gaspetmek için hemen hücuma geçti. Bugünse Sur’da yeni bir provokasyonun peşinde....

Devamını Oku

Evde İşyerinde Sokakta ÖrgütLenin

Evde İşyerinde Sokakta ÖrgütLenin Merhaba, ben Anadolu Isuzu Çayırova Fabrikası’nda işten atılan bir işçiyim. Gerekçe olarak performans düşüklüğü gösterildi, tabi yersen.. Sözleşme sürecinden sonra patron tarafından biz işçilere karşı baskı üstüne baskı yapıldı. Günde 1 kere sigara molası, üretim sayılarının artırılması, çalışma ortamına zil takılıp düdükle işe başlayıp düdükle paydos eder hale geldik tıpkı askeriye usulü gibi.. Zor şartlar altında çalışan üç kuruş maaşla ay sonunu getirmeye çalışan bizlere tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de patronun baskısı eklendi.. Her zaman duymuşumdur: “En kötü sendika sendikasızlıktan iyidir” diye. Ama bana göre örgütsüz bir işçiye dünyanın en mücadeleci sendikasını getirsen yine boş! Bunun en bariz örneği Anadolu Isuzu’da olan Birleşik Metal İş Sendikası.. Çıkış olmuş temsilcinin işverene bizim hakkımızı savunup yapması gerekirken işten çıkartılanları gülerek söylemesi midemi bulandırdı.. Sendika bunu yaparken biz işçiler neden tepkisiz kaldık? Sendikayı sendika yapan, yönlendiren işçi değil midir? Bugün 8 kişi çıkartıldı, yarın 18 kişi olacak. Ne zaman tepkini koyacaksın canım kardeşim! Bu süreçte 20ye yakın işçi işe alındı taşeron çabası. Sözleşme sürecinde göze batanları çıkarttı hem içeride kalan işçiye gözdağı verdi hem de Mart ayındaki %30 zammı vermemiş oldu. Sonuç olarak Sendika aidatına, işveren ise kârına kar katmaya devam ediyor.. Olan yine emekçiye oluyor. Ülkemizde maalesef bilinçsiz örgütsüz bir kitle var. Bunun sebebi de işçilerden yana olmayan bir siyasal parti. Bunun eksikliğini ülkece yaşıyoruz bunu sözleşme sürecinde çok net gördük. Emekçi kardeşim! Tuttuğun parti tuttuğun...

Devamını Oku

Paralı Parasız Kapitalist Eğitime Hayır

Türk sermaye devleti yalnızca şuan değil kurulduğu günden beridir batı emperyalizminin sınır karakolluğunu yapmaktan başka hiçbir şeye yaramamıştır. Batının bu sınır karakolu gelecekte ücretli köleleri olacak gençlerin beynini yıkamaktan sorumludur. Her burjuva devleti gibi emperyalist antlaşmalarla çizilmiş sınırları içinde bulunan enternasyonal işçi sınıfının beynini bulandırmak ve bu sınıfı kendi tahakkümü altında tutabilmek için işe çekirdekten yani eğitimden başlamaktadır. MEB’in her eğitim-öğretim yılında ana özne “eğitim” olagelmiştir ve bu eğitimin açıklamasına bakıldığında en temel yurttaşlık bilincinin aşılanması olduğunu görebiliriz bu yurttaşlık bilinci ise Fransız devrimi ile beraber doğan “Eşitlik, özgürlük, kardeşlik” temelli burjuva felsefesinin bir parçasıdır ve bu felsefe en...

Devamını Oku