Yazar: admin

İstanbul Bağımsız Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Tunahan Dursun’la Röportaj

Birçok sol akım yerel seçimler için görünürde aynı ancak beklentide ve ilkesellikte birbirinden ayrı politika üretiyor. Tunahan Dursun’un adaylığı ve “emekçinin tarafındayız” şiarlı çıkışının ilkesel farklılıkları ve bu politikalardan ayıran etmenler nelerdir? Kendim için cevaplayacaksam, elbette bir komünist olarak diğer sol akımlarla esaslı politik farklılıklara sahibim. Ancak kampanyanın maksadı sol içinde ayrım çizgileri çekmek değil tersine emekçi hareketin hükümete karşı düzen partilerinden bağımsız birleşebileceği bir zemin sunmak. İstanbul’da Emekçi’nin Tarafındayız kampanyası aslında hükümete karşı düzen partilerinden bağımsız bir zeminde mücadele etme iddiasında bulunan kesimlere bir çağrı. Vurguncu müteahhitlere karşı depremi bekleyen emekçilerle, belediyeleri arpalık olarak görenlere karşı sınırsız grev...

Devamını Oku

MESS İLE DİSK’İN TOPLU SÖZLEŞME SÜRECİNE SINIF İÇERİSİNDEN BAKIŞ

Eylül ayının başından beri süren toplu sözleşme süreci, DİSK’e bağlı Birleşik Metal İş’in aşamalı grev kararı almasının akabinde, 4 gün sonra MESS’in imza atmasıyla bitmiş bulundu. Toplu sözleşmenin imzalanmasından sonra birçok sendika bunu bayram havasında kutladı. Buna birkaç işçici sol akım da dahil. Uzun bir direniş periyodunun ardından bir anda toplu sözleşmenin imzalanması kitlelerde bir kafa karışıklığına neden olmuş ki genel grev sürecine evirilecek bir olaylar zincirinin bir imza ile bitmesi ve bir kazanım olarak görülmekte, ihtişamlı kutlamalara neden olmaktadır. Bu kafa karışıklığını ve ortaya çıkan sis perdesini aralamak için en başından beri sürecin içinde yer almış devrimci politik bilince sahip militan bir metal işçisi yoldaşımız ile röportaj yapıp süreç hakkında sorular sorduk. 1-) Toplu sözleşme süreci, grev hakkı kazanımı ve en sonunda Metal-İş’in toplu sözleşmeyi onaylaması hakkında genel olarak neler düşünüyorsun? Birleşik metal iş grev ve mücadele geleneğinden gelen bir sendika bizde sözleşme sürecinde dik durmaya çalıştık mesai yapmayıp iş yavaşlatma eylemi yaptık, çoğu arkadaşımız bu süreçte tutanak yedi mesai yapamadığımız için geçim sıkıntısı yaşadık ama pes etmedik nihayetinde azda olsa bir kazanımla mücadeleyi noktaladık. Ama son toplantıda sendikanın bize MESS’in teklifini söylemesi ve bize sorması gerekiyordu ki greve saatler kala yapılan anlaşmayı doğru bulmuyorum. Hemen yanımızda Sarkuysan fabrikası var orada çalışan işçiler bizden kat be kat daha örgütlü ve yaptıkları iş daha hassas iş yerinin bırakın 1 gün 1 saat durması bile patron için çok büyük bir...

Devamını Oku

SGDF’li Tutsaklar İçin Dayanışmaya

Seçim sürecinden evvel devlet tarafından devrimcilere yönelik sistematik bir baskı ve teşhir politikası başlatıldı. Bu süreçte tutsak alınan SGDF’nin 2 eşbaşkanı (Yaren Tunçer ve Okan Danacı) ve bir MYK üyesinin (Müslüm Koyun) 14 Eylül Perşembe günü İstanbul ve Eskişehir’de duruşmaları olacak. Bu süreçte SGDF’li dostlarımız ile dayanışma içerisinde olacağız ve devrimci tutsakları faşizmin zindanlarından alacağız! Devrimci bilince sahip herkesi bu devrimci dayanışmaya davet ediyoruz. Bu baskı ve teşhir politikaları çok alenen yapıldı ve yapılmaya devam ediliyor. Ancak burjuva seçimlerine odaklanmış olan sol kamuoyu bu politikaları teşhir etmekten ziyade sayfalarını çiçekli böcekli seçim çalışmaları ile süslemeyi tercih etmişti. Burjuva düzeninin...

Devamını Oku

TTB: Depremden Kurtardıklarımız Zatürreden Ölmesin

Türk Tabipleri Birliği (TTB), Deprem Bülteni’nin yedincisini bir basın toplantısı ile gerçekleştirdi. Deprem bölgelerinde bulaşıcı hastalıklar açısından en riskli döneme girildiğini, şimdiye dek alınan önlemlerin yetersiz olduğunu belirtti. Depremzedelerin solunum yolu enfeksiyonlarına, ishalli hastalıklara açık olduğu kaydedildi. TTB’li hekimlerin aktardığı bilgilerde öne çıkan tespitler şunlar oldu: Deprem bölgelerinde barınma, ısınma, temizlik, elektrik ve su sorunu çözülememiştir. Yaşanan eksiklikler, bulaşıcı hastalıkların ortaya çıkmasının koşullarını oluşturmaktadır. Bölgeye kurulan çadır kentler çok küçük ve birbiriyle bağlantısız. Aşılamalar bir an önce planlanmalıdır. Bölgede kronik hastalıklar takip edilmelidir. Bölgede ilaç, tıbbi malzeme, aşı ihtiyacı var. TTB Halk Sağlığı Kolu Başkanı Prof. Dr. Gamze Varol depremin yaşandığı alanın büyük bir bölge olduğunu ifade etti. “Bu bölge zaten temel sağlık açısından da dezavantajlıydı. Şimdi afetle birlikte endemik olan bir takım sağlık sorunları; solunum yolu enfeksiyonları, ishalli hastalıklar meydana gelebilir. Depremden kurtardıklarımız zatürreden ölmesin” diye konuştu. TTB Tıp Öğrenci Kolu (TÖK) Yürütme Kolu Üyesi Helin Çakır, “Eğitim Hakkımıza Sahip Çıkıyoruz” başlığını taşıyan basın açıklamasını okuyarak, üniversitelerde bahar dönemi eğitim programının uzaktan devam etmesi kararına karşı olduklarını duyurdu. Çakır, “Güncel olarak sayısı 30’a ulaşan hayatını kaybeden tıp fakültesi öğrencisi arkadaşlarımızın eksikliğini hissediyor ve yaslarını tutuyoruz” dedi. Çevrimiçi eğitim kararının hem depremzede hem de depremzede olmayan öğrencilerin bütününü mağdur edeceğini ifade eden Çakır, ülke genelinde eğitime devam edilmesi çağrısında bulundu; “Eğitimimizden değil, sermayenizden vazgeçin.” dedi. Kaynak:...

Devamını Oku

Güreşçi’nin katledilmesini araştıran avukatlara tehdit: Sizin de başınıza aynısı gelir

Hatay’ın Altınözü ilçesinde “yağma” suçlamasıyla gözaltına alınıp işkence ile öldürülen Ahmet Güreşçi’ye dair görüşmeler yaparken tehdit edildiklerini belirten ÖHD ve ÇHD üyesi avukatlar, Güreşçi ile birlikte 4 kişinin daha işkence gördüğünü söyledi. Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), Hatay’ın Altınözü ilçesinde Ahmet Güreşçi’nin gözaltında işkenceyle katledilmesine dair bilgilendirme yaptı. Bilgilendirmede, Güreşçi’nin depremzede olup, 11 Şubat’ta “yağma” suçundan Ahmet Güreşçi ve Sabri Güreşçi ile Hatay’ın Altınözü ilçesine bağlı Büyükburç Mahallesi’ndeki evinden jandarma ekiplerince gözaltına alındığı belirtildi. Alındığında herhangi bir sağlık sorunun bulunmadığının aktarıldığı kaydedilen bilgilendirmede, Jandarma karakoluna götürülen şahıslardan Ahmet Güreşçi’nin akşam 19.30 civarında karakoldan hastaneye acil olarak götürüldüğü belirtildi. Ailesinin peşinden gidip Güreşçi’nin hayatını kaybettiğini öğrendiğinin belirtildiği bilgilendirmede, ailenin 12 Şubat akşamı saat 20.00’de başvurusu üzerine Hatay’da olan ÖHD ve ÇHD’den avukatlar Erdoğan Akdoğdu ve Ümit Büyükdağ ile HDP Milletvekili Züleyha Gülüm’ün Altınözü ilçesine geçtikleri savcılar ile jandarma ile görüşmeler yaptıkları ifade edildi. AVUKATLARA TEHDİT Gözaltında Sabri Güreşçi ve aynı köyden 4 kişinin daha bulunduğu ve bunlarla görüşüldüğü belirtilen bilgilendirmede, “Ahmet Güreşçi’nin gözaltında dövülerek öldürüldüğü, görüşme yapılan kişinin kötü durumda olduğu, kaburgalarında kırık, el ve yüzde yara berenin tespit edildiği, kişiye haya vurma işkencesi yapıldığı, ıslatarak dövüldükleri, tecavüz tehdidinin olduğu bilgisi aktarılmıştır” denildi. Bilgilendirmede, “Aynı zamanda gözaltındaki kişilerle görüşme yapan avukatlar da jandarma görevlileri tarafından ‘sizin de başınıza aynısı gelir’ denilerek tehdit edilmişler. Av. Erdoğan Akdoğdu hakkında da delil tespiti yaptığı için tutanak tutulmuştur. Sabri...

Devamını Oku