Yazar: Admin 3

RANT KÂR ÖLÜM İŞTE AKP İstanbul Kartal’da yıkılan 8 katlı bibanın ardından; olası bir depreme ne kadar hazırız? 24 Haziran seçimlerinden önce çıkarılan imar affı ne kadar sağlıklı? İmar affı kaçak yapılaşmayı teşvik mi ediyor gibi soruları beraberinde getirmeye başladı. Olay gerçekleştikten kısa bir süre sonra yayın yasağı getirilmiş, devlet erkanı tarafından ölü ve yaralılar hakkında henüz bir açıklamada bulunulmamıştır. 99 depreminde yakınları bu binada oturanlar şöyle bir beyanda bulundu:” Depremin ardından bina zemininde çatlaklar oluştu ve sıva ile giderildi. Yapılan sadece göz boyamaydı.” Binanın alt katında tekstil atölyesi bulunmaktadır. Bu atölyenin açılışında, makineleri içeri alabilmek için kolonların kesildiği...

Devamını Oku

DevYol’dan ÖDP’ye Bitmeyen Kemalizm Sevdası

DevYol’dan ÖDP’ye Bitmeyen Kemalizm Sevdası Yerel seçimler yaklaşırken tüm partiler ve siyasal oluşumlar; adaylarını açıklama ve seçimlerde nasıl bir tutum takınacaklarını beyan etme sürecinin neredeyse sonuna geldi. Uzun süren ittifak görüşmeleri, kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıklar, düzen cephesi açısından ekonomik kriz gündeminin üstünü örtme işlevini görmektedir. HDP’nin bu seçimlerde Batı’da aday çıkarmayarak, dolaylı yoldan seçmen kitlesine CHP’yi adres olarak göstermektedir. HDP bileşeni Sosyalist grupların batıda aday çıkartmamasına karşı herhangi bir sesli itirazda bulunmadı. Seçime müdahil olacak bir pozisyonada girdiği henüz şöylenemez. HDP bileşeni olmayan, kendi siyasal varlığını CHP’nin gölgesinde sürdüren ÖDP ise, önce seçimlere kendi adaylarıyla gireceğini dektere etti,...

Devamını Oku

Emperyalistler Venezüella’dan Pençenizi Çekin

EMPERYALİSTLER VENEZÜELLA’DAN PENÇENİZİ ÇEKİN Emperyalist Bir Darbe 21 Ocak’ta, ulusal muhafızların Cumhurbaşkanı Nicolâs Maduro hükümetine karşı gerçekleştirilen darbe girişimi başarısız oldu. Bu girişimin sonunda 27 asker tutuklandı. 22Ocak’ta, burjuva muhalefet partilerinin düzenlediği sokak protestoları devam etti. Zamanın Venezüella diktatörü Mancos Perez Jimenez’in 1958 yılında devrildiği günün yıldönümü olan 23 Ocakta kitle mitingleri son buldu. 23 Ocak 2019’da Venezüella Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido, kendisini ülkenin Cumhurbaşkanı olarak ilan etti. Guaidô, ABD tarafından desteklenen ve finanse edilen, resmi olmayan Demokratik Nişanı( NED) dahil olmak üzere, burjuva bir hareket olan Voluntad Popular’ın bir üyesidir. Guaideo’nun kendisini devlet başkanı ilan etmesinden hemen sonra; Trump onu Venezüella’nın yeni devlet başkanı olarak tanıdığını dektere etti. Trump; Guaido’nun Venezüella halkı tarafından seçilmiş tek meşru başkan olduğunu idda etti. Birkaç saat içinde, Brezilya, Arjantin, Ekvador, Şili, Peru, Kanada hükümetleri Trump ile aynı pozisyonu takındı. Guaido Avrupa’lı devlet başkanlarındanda destek aldı. İtalyan iç işleri Bakanı Emmanuel Salron ve Emmanuel Macron ve SPD Alman Dışişleri Bakanı Heiko Maas, İspanya Başkanı Pedro Sachez’in önerisiyle bir hafta içinde Venezüella’da yeni bir seçim olmadığı taktirde AB ülkelerinin Guaido’yu tanıyacağını beyan ettiler. ABD’nin Latin America’da darbeler geleneği köklüdür. Buradada ABD emperyalizminin Venezüella’daki askeri müdahalesine yol açabilecek titizlikte düzenlenmiş bir organizasyon söz konusudur. Ancak; Maduro rejiminin kendisi hiçbir emperyalist güçten bağımsız değildir. Kanıt olarak, Çin ve Rusya emperyalizmi hemen ABD müdahalesini kınadılar ve Chavezci rejimi savunduklarını, arkasında olduklarını açıkladılar. Hergün üretilen 1.5 milyon...

Devamını Oku

Yerel Seçimler ve Devrimci Komünist Tutum

YEREL SEÇİMLER VE KOMÜNİST DEVRİMCİ TUTUM 24 Haziran seçimlerinden zaferle çıkan Erdoğan rejimi, yeni kurmuş olduğu sistemle( Başkanlık) ilk kez seçimlere giriyor. Bu seçimleri Cumhur ittifakının ortağı Bahçeli yeni rejimin meşruiyet kazanması için yapılan oylama olarak tariflendirmektedir. Düzen cephesinde yoğun bir şekilde süren ittifaklar, pazarlıklar eşliğinde geçen aday belirleme mesailerinin sonunda fiili olarak seçim startı verilmiş durumdadır. Emekçi kitlelerde ise gündem daha çok krizin vermiş olduğu yıkımlar ve hayat pahalılığıdır. Seçim dönemleri politikanın en çok konuşulduğu, toplumun tüm kesimlerinin en fazla siyasallaştığı dönemdir. Komünist devrimciler seçim gündemini es geçip, ondan uzak kalamaz. Seçime dair perspektif ve tutum geliştirmek, bu tutumu gücü oranında emekçi kitlelere ulaştırmakla yükümlüdürler. Seçim bizi ilgilendirmez, bizim gündemimizde seçim yok demek herşeyden önce apolitik tutum takınmaktır. Bu makalemizin birinci bölümünde seçimlerin, parlementonun ve yerel yönetimlerin kapitalist sistemdeki işlevini irdeleyeceğiz. Devrimci işçi hareketi tarihinin seçim deneyimlerini ve boykot koşullarını, seçim sürecinde gerçekleştirdikleri devrimci çalışma tarzını irdeleyeceğiz. Buradan çıkaracağımız tarihsel öğretilerin ve doktorinlerin sonucunda, makalemizin ikinci bölümünde Türkiye’deki seçim gündeminin somut tahlilini yapıp, somut bir pespektif ve tutumda netleştirme gayreti içinde olacağız. Bölüm 1 Seçimler ve Parlementonun İşlevi Nedir? Seçimler ve parlemento herşeyden önce burjuva devletin bir aygıtıdır. Diğer aygıtlar gibi ana işlevi burjuvazinin işlerini yürütmektir. Parlemento burjuvazinin ihtiyaç duyduğu yasaları ve uygulamaları hazırlamak için vardır. Belediyeler ve yerel yönetimlerde parlementonun mahalli idarelerdeki izdüşümüdür. Parlemento ve yerel yönetimler burjuva egemenliğine yabancı yada dışsal bir organ olmayıp bizzat burjuva...

Devamını Oku

Milliyetçiliğin Sol Kisvesine Bürünmüş Hali: Yurtseverlik

Giriş Milliyetçiliğin sol saflarda yer bulması; yurtseverlik kavramı üzerinden olmuştur. Temeli sosyal sovenizme dayanan; sosyal yurtseverlik hastalığı bir asırdan fazla bir süredir sosyalist saflarda kendisini varetmektedir. Özellikle Türkiye solunda yurtseverlik hastalığı çok köklü bir geçmişe sahiptir, bu günde çok derin etkileri görülmektedir. Sosyalist olmanın, antiemperyalist olmanın hatta enternasyonalist olmanında biricik koşulunun yurtsever olmak olduğu, Türkiye solunda yıllardır savunuldu, hâla da savunulmaya devam etmektedir. Stalinciliğin ve türevlerinin ulusal kalkınmacılığa, üçüncü dünyacılığa indirgendiği sosyalizm anlayışıyla, Kemalizmin muasır medeniyetler seviyesine ulaşma hedefi doğrultusundaki ulusal kalkınmacı hamlelerin sentezleyerek; Türk tipi milli sosyalizm anlayışı tasavvur edilmiştir. Ülke değerleri, yurtsevgisi, ulusal çıkarlar gibi aforizmalar; Türkiye sosyalist hareketinde geniş yer edinmiştir. Yurtseverlik kavramı kapitalizmin tarihiyle neredeyse yaşıttır. Özü itibarıyla bu kavram burjuva kavramdır. Somut bir anlam kazanması ulus devletlerin kurulmasıyla mümkün olmuştur. Tanım olarak yurt kavramı; bir ulusun bir arada yaşadığı, sınırları çizilmiş toprak parçasıdır. Yurtseverlik tanımı ise; bu toprak parçasını canından çok sevmek, toprak parçasının bekası için dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı korumak ve savaşmaktır. Kapitalizm doğuşundan, dünyadaki hegomonyasını kurma sürecinde, kapitalist ekonominin gelişimi açısından ulus-devletlere ihtiyaç duymuştur. Bu amaç doğrultusunda; Fransız devriminden sonra milliyetçilik fikri tüm dünyada yüksek etkilere sahip oldu. Uluslararsı arenada milliyetçilik fikri o kadar köklü bir etki yarattı ki; emperyalizm çağındada sömürge ülkeler, emperyalist ülkelere karşı kendi ulus devletlerini kurmak için savaşlar verdi. Bir yandan kapitalizm; uluslarası arenada sermayenin dolaşımının giderek şıkışması, bunun zorunlu ihtiyacının dışa vurumu olarak; sermayenin önündeki ulusal engelleri...

Devamını Oku