Yazar: Admin3

EKONOMİK KRİZ VE KOMÜNİST PERSPEKTİFLER

Ekonomik Kriz ve Komünist Pespektifler Birinci Bölüm Giriş Türkiye tarihinin en büyük ekonomik krizlerinden birini yaşamktayız. Türk Lirasının döviz karşısında rekor erimesi, artan faizler, gündelik hayatın sıradan bir parçası hâline gelmiş zamlar, hızla büyüyen işsizilik. Henüz işini kaybetmemiş sınıfın çalışan kesimlerine dayatılan kölelik koşulları ve işçi sınıfının büyük mücadeleler sonucunda kazanmış olduğu tüm sosyal hakların birbir elden alınması… Tüm demokratik hakların rafa kaldırılarak, toplumsal muhalefetin üzerinden inmeyen demir yumruk. Toplantı, gösteri, örgütlenme, grev, ifade özgürlüğünün üzerindeki baskı, sansür, sermayenin ve Erdoğan’ın emrine amade olmuş yargı ile çığ gibi büyüyen tutsaklıklar. Bu makalemizde; kapitalizmin niye krizlere gebe olduğunu, neden kriz olmadan varlığını sürdüremeyeceğini Devrimci Marksizmin ışığında açıklama süreci içinde olacağız. Türkiye’de de hızla büyüyen ekonomik krizi mercek altına alıp; işçi sınıfının ve ezilen unsurların genel durumunu, sendikaların, sosyalist örgütlerin genel durumunu ele alıp, krize karşı mücadele programında somutlama gayreti içinde olacağız. Dünden Bugüne Kapitalizmin Küresel Buhranları İçinde bulunduğumuz ekonomik kriz dünya kapitalizminin 2008 yılında girmiş olduğu küresel buhranı aşamayıp, her geçen gün daha fazla derinleşen küresel krizden bağımsız şekilde ele alamayız. Türkiye’nin krizi dünya kapitalizminin yaşadığı krizin bir yansımasıdır. O yüzdendir ki; kapitalizmin krizlerini, nedenlerini, onu aşma süreçlerini ve bunun bedellerinin ne olduğunu ve mücadele deneyimlerini mercek altına alabilmemiz; bugüne dair dersler çıkarabilmemiz için, kapitalizmin tarihinin küresel buhranlarını irdelememiz elzem bir durumdur. 1873-96 İlk Büyük Kriz Notları 1848- 73 yılları arasında Avrupa ekonomisi rekor düzeyinde büyüme gerçekleştirdi. 1850-60 arasını kapsayan...

Devamını Oku

Kahrolsun Macron ! Élysée’de birleşik ulusal bir gösteri !

Hareket neden işçi partilerinin ve sendikaların dışında oluşmuştur? Uzun bir süredir büyük gruplar tarafından yönlendirilen kapitalizm, insanlığın menfaati yerine kâr ve rekabete dayalı olduğundan bir asrı aşkın bir zamandır çevreye zarar vermektedir. 1974 senesindeki küresel kapitalist krizden beri Fransız işçi sınıfı kitlesel işsizliğe maruz kalmıştır. 2008 senesindeki küresel kapitalist krizden beri ise Fransız burjuvazisi kârını muhafaza edebilsin diye işçi sınıfı fakirleşmiş ve güvensizliğe maruz kalmıştır. Kentlerdeki fakir emekçilerin konutları bakımsızlıktan çürümeye yüz tutmuştur, SNCF küçük tren hatlarını kapatmaktadır, kamu eğitimi ile kamu sağlık hizmetleri boğulmaktadır. Fakirlerin de fakirleri olan göçmenler polis ve gümrük baskısının hedefindedir. Polis ile ordu her...

Devamını Oku

Gezi Direnişi, Erdoğan, İhbarcılk ve TKP Üzerine Sesli Düşünceler

Gezi Direnişi, Erdoğan, İhbarcılk ve TKP Üzerine Sesli Düşünceler Gezi direnişinin başladığı Haziran 2013’ten bugüne Erdoğan bir yandan otoriterleşme eğilimlerini artırmakta diğer bir yandan da sürekli olarak toplumsal muhalefeti itibarsızlaştırma ve kriminalize etme çizgisinde ısrar etmektedir. Gezi direnişini dış güçlerin desteğiyle, hükümete karşı yapılan bir darbe girişimi olarak lanse etmeye çalışmaktadır. Gezi direnişine destek veren herkesi açık hedef göstererek polis şiddetini de meşrulaştırmak adına: “Emri ben verdim” demiştir. Erdoğan, kendisine muhalif olan tüm kesimlerin üzerinde baskı kurmayı, tüm muhalefet odaklarını kriminalize etme eğilimini rejimin ana politikası haline getirmiştir.Tüm siyasal hedeflerini yasama, yürütme ve yargının tek adamda cisimleştiği başkanlık rejimini...

Devamını Oku

Demirtaş, AİHM ve Hukuk Üzerine

Demirtaş, AİHM ve Hukuk Üzerine Erdoğan rejiminin; Başkanlık sistemine giden süreçte hukuk ve adalet gibi kavramlar sürekli tartışılan konular hâline geldi. ” Hukuk devleti, hukukun üstünlüğü, herkes için hukuk, yargının bağımsızlığı ve özerkliği” gibi talepler toplumsal muhalefetin ana talepleri hâline geldi. Peki neydi hukuk devleti, hukuk kimden üstündü, toplumsal eşitlik olmadan yargı önünde hukuksal eşitlik mümkünmüdür?” Yargının devletten ve sermayeden bağımsız ve özerk olması mümkün müdür? Herşeyden önce hukuk kurallarını belirleyen kimlerdir? Bu makalemizde bu sorulara cevap arayıp, Devrimci Marksizmin ışığında pespektifler sunmaya çalışacağız. Bu sunduğumuz perspektifler üzerinden; AİHM’in Demirtaş kararını inceleyip, hukuk mücadelesini toplumsal mücadelenin neresine konulması gerektiğini...

Devamını Oku

Daniel Ruiz’e ÖZGÜRLÜK!

Uluslararası İşçi Birliği – Dördüncü Enternasyonal‘in Arjantin partisi PSTU‘nun ve işçi hareketinin liderlerinden Daniel Ruiz, bir buçuk aydır devlet tarafından rehin tutuluyor. Özgürlüğü için uluslararası bir kampanya başlatılan Daniel Ruiz’in tutukluluğu ile ilgili bir çeviri metni yayınlıyoruz. Daniel Ruiz işçi sınıfının ömrü yoksul mahallelerde geçmiş bir evladıdır. Genç yaşından beri doğup büyüdüğü Comodoro Rivadavia şehrinde (Patagonya) her toplumsal sorunda öne çıkan eylemci bir devrimci işçidir. Şehir halkı onu 1990’lı yılların sonu ve 2000’li yılların başındaki işsiz işçilerin mücadelelerinde yürüttüğü önderlikten tanır. Daniel sadaka için değil onurlu bir iş ve ekmek için mücadele etmişti. Bu yıllardan itibaren Uluslararası İşçi Birliği –Dördüncü...

Devamını Oku