“15-16 Haziran’ın Kızlarıyız !

1970’te sokaklara çıkan binlerce işçi, sendikal hakları budanmasın diye canını ortaya koydu. Onların cesareti, bizim yolumuzu aydınlatan kıvılcımdır.

Bugün biz, Çiğli Belediyesi’nden hukuksuzca, siyasi hesaplarla, toplu halde işten çıkarılan kadın işçiler olarak; o büyük işçi kalkışmasının mirasçılarıyız.

Onlar patron yasasına karşı direndi, biz de CHP’li belediyenin “tasarruf” yalanına, emek düşmanı politikalarına direniyoruz.

Biz evinde çocuk büyüten anneleriz. Biz hastane randevularını iş çıkışı koşturarak alan emekçi kadınlarız. Biz işten çıkarıldığımız gün bile utanmadan “fazlaydınız” denilen, ama yıllarca en ağır işleri omuzlayanlarız.

15-16 Haziran’da sokakları inleten işçilerin torunlarıyız biz. Bugün İzmir’in meydanlarında, CHP Genel Merkezi önünde haykırıyoruz:

“Bizi kapının önüne koyanlar işçiye değil, patronlara hizmet eder!”
“Sendikasızlaştırma yasasına karşı direnenler nasıl onurluysa, belediyelerde taşeron düzenini sürdürmek isteyenlere karşı direnen bizler de onurluyuz!”

15-16 Haziran, sadece geçmişin tarihi değil, bugünün pusulasıdır.
Çünkü emek düşmanlığı parti değiştirir ama zihniyeti değiştirmez.

Biz bu düzenin kurbanı değil, değiştireniyiz.
Biz 15-16 Haziran’ın kızlarıyız.
Biz Çiğli’den yükselen direnişin sesiyiz!

Direnmeyen çürür. Biz çürümeyi değil, direnmeyi seçtik!