Hollanda’da yapılan araştırmalar, özellikle genç kuşaklar arasında sosyalist ve komünist fikirlere yönelimin dikkat çekici biçimde arttığını ortaya koyuyor. Amsterdam Üniversitesi’nden siyaset bilimci Merijn Oudenampsen bu eğilimi “inkâr edilemez” olarak nitelendiriyor. Uzmanlara göre toplumsal eşitsizliklerin derinleşmesi, milyarderlerin ve teknoloji devlerinin güçlenmesi, sosyal medyanın yaygın etkisi ve bu alanda artan yayınlar, gençler arasında sosyalist fikirlerin yeniden cazip hale gelmesinde önemli rol oynuyor. Gençlik örgütlerinde gözle görülür bir canlanma var. Komünist Gençlik Hareketi (CJB), birkaç yıl öncesine kadar 20 kişiyle yapılan eylemlerden, bugün yüzlerce kişinin katıldığı etkinliklere evrilmiş durumda. Sosyalist Gençlik Hareketi (ROOD) ise yaz aylarında üye sayısını 600’ün üzerine çıkardı. ROOD başkanı Crystal van Kalmthout, gençlerin sisteme dair temel hissiyatını şöyle özetliyor: “Sistemin artık işlemediğini düşünüyorlar.” Özellikle konut krizi, iklim değişikliği ve Gazze’de yaşananlar, mevcut düzenin çözümsüzlüğünü genç kuşakların gözünde daha da görünür kılıyor. Leiden Üniversitesi’nden tarihçi André Gerrits’e göre gençler, komünizmi geçmişteki Sovyet deneyimleriyle değil, daha çok “radikal bir karşı çıkışın sembolü” olarak değerlendiriyor.
Kapitalizmin Çıkmazında Bir Kuşak Kendi Yolunu Buluyor
Avrupa’nın göbeğinde, burjuvazinin istikrar vitrini olarak sunulan Hollanda’da bir hayalet dolaşıyor: Komünizm hayaleti.
Gençlik, kapitalizmin krizi karşısında kendi cevabını veriyor. Konut krizi onları evsizliğe, iklim krizi geleceksizliğe mahkûm ediyor. Gazze’de süren katliamlar, emperyalizmin çürümüşlüğünü gözler önüne seriyor. Kapitalizm, bu kuşağa umut değil, yalnızca sefalet ve çıkışsızlık sunuyor.
Bugün CJB ve ROOD gibi örgütlerde yaşanan yükseliş, sadece fikirsel bir ilgi değil; fiili bir başkaldırının ilk adımlarıdır. Dün 20 kişiyle yürüyenler, bugün yüzlerce genci örgütlüyor. Bu, komünizm hayaletinin ete kemiğe bürünmeye başladığının kanıtıdır. Burjuva akademisyenler bile artık kabul ediyor: gençler komünizmi geçmişin karalamalarıyla değil, bugünün krizleriyle ölçüyor. Onlar için komünizm, sistemin çürümüşlüğüne karşı bir direniş bayrağıdır.
1848’de Marx ve Engels, “Avrupa’da bir hayalet dolaşıyor — komünizm hayaleti” demişti. Bugün o hayalet geri döndü. Ve işçi sınıfı ile gençliğin birleştiği noktada, bu hayalet bir gerçekliğe dönüşecek: Komünist devrim!