Kocaeli Dilovası KOBİ OSB’de faaliyet gösteren İsveç sermayeli OMSA Metal’de, sendikalı oldukları için işten çıkarılan 57 işçi, 70. gününde fabrikayı fiilen işgal etti. İşçiler, anayasal haklarını kullandıkları için tazminatsız işten atıldıklarını belirterek, haklarını almak amacıyla sabah saat 07:30’da fabrikayı kontrol altına aldı.

Direniş temsilcisi Serdar Bal, “Okula giden çocuklarımızın ihtiyaçlarını bile karşılayamıyoruz. Hiç kimse yanımızda olmadı. Anayasal hakkımızı kullandığımız için işten atıldık. Buradan çıkmayacağız. En ufak bir müdahale kötü sonuçlara yol açacaktır” dedi.

OMSA Metal işçilerinin fabrika işgalli grevi, sadece kendi haklarını savunmakla kalmıyor; aynı zamanda kapitalist mülkiyet putuna vurulmuş bir balyoz işlevi görüyor. Her fabrika işgalli grev, pratikte sınıfa şu soruyu soruyor: Fabrika kimindir? İşçilerin mi, patronların mı? Bu soruya işçilerin yanıtı, fabrikayı işgal ederek fiilen verdikleri mücadelede gizli.

Fabrika işgali, işçilerin ekonomik haklarını savunmalarının ötesinde, onurlarını ve insanlık onurunu koruma mücadelesidir. Bu tür fiili grevler, işçi sınıfının birleşik gücünü ve örgütlü direncini gösterir; dayanışmayı büyütmek için somut bir çağrı niteliği taşır.

Tüm işçi sınıfına çağrı açıktır: OMSA Metal işçileri yalnız değildir. Her direniş, her fabrika işgali, sınıf mücadelesinin bir parçasıdır. Bu mücadelede omuz omuza durmak, patronların keyfi ve hukuksuz saldırılarına karşı işçilerin gücünü büyütmek demektir.