Ben uzun yıllardır turizm sektöründe çalışan bir otel işçisiyim. Sesimizi duymanız için bu satırları yazıyorum.
Bizler bu otelde yıllardır emeğimizi ortaya koyuyoruz. Ancak karşılığında aldığımız muamele her geçen gün daha ağırlaşıyor. Özellikle gece vardiyalarında çalışan arkadaşlarımız için durum tam bir sömürü düzenine dönüşmüş durumda.
Her gece 23:00’ten sabah 07:00’ye kadar çalışıyoruz. Yasa açık: Gece çalışması 7,5 saati geçemez ve ücretler %25 zamlı ödenmelidir. Ama biz gece ektra mesaimizi alamıyoruz. Yani patron, kanunda yazılı haklarımızı gasp ediyor.
Üstelik otel yönetimi, maliyeti düşürmek bahanesiyle neredeyse bütün bölümlerde stajyer öğrenci çalıştırıyor. Stajyerlerin emeği ücretsiz veya düşük ücretle sömürülürken, işin yükü yine bizim sırtımıza biniyor. Onların deneyimsizliğini kapatmak için daha fazla çalışıyoruz. Kısacası patron hem bizden çalıyor, hem de geleceksiz bırakılan gençleri sömürüyor.
Sürekli gece vardiyasında çalışmanın bedenimizde açtığı yaralardan, sağlığımızı nasıl bozduğundan bahsetmeye bile gerek yok. Bugün birçok arkadaşım sırt ağrısı, uykusuzluk, sinir sistemi bozuklukları yaşıyor. Ama patron için tek önemli olan şey daha fazla kâr.
Biz işçiler biliyoruz: Bu düzen böyle gitmez. Haklarımızı almak için yan yana gelmek, sesimizi büyütmek zorundayız. Bizi görmezden gelen patronlara ve onların düzenine karşı en büyük gücümüz dayanışmamızdır.
Yaşasın işçilerin birliği!
Yaşasın işçilerin mücadelesi!
Hilton’dan bir işçi