Yazar: admin

Asgari Ücret Tiyatrosunu Yık, Genel Greve Hazırlan

İşçiler, izlemeye son! Asgari ücret müzakereleri her yıl olduğu gibi bir tiyatro sahnesi gibi karşımızda duruyor. Komisyon masasında bizim yerimiz yok; sesimizi duyan yok. Oysa asgari ücret sadece asgari ücretle çalışanların değil, tüm işçi sınıfının meselesidir. Alt gelirli, üst gelirli, asgari ücretli fark etmez: Herkesin yaşam koşulları buraya bağlı. Ama tiyatroda bir fark var: 2025’te Türk-İş ve Hak-İş temsilcileri komisyona bile katılmıyor. Çünkü imzalanacak sefalet ücreti karşısında işçilerin tepkisinden korkuyorlar. Yani grev hakkı yok, temsil hakkı yok; masada yalnızca patron ve hükümet var. Bu bir tiyatro değil, tam anlamıyla bir oyun ve biz izleyici değiliz! Şimdi soruyoruz: Masayı izleyecek...

Devamını Oku

14 YAŞINDA BİR ÇOCUK DAHA ALIN TERİYLE ÖLDÜ: NURSEFA ARTIK ARAMIZDA YOK!

Ağrı’da ayçiçeği tarlasında biçerdöverin altında 14 yaşındaki çocuk işçi Nursefa Samur hayatını kaybetti. Evet, yanlış duymadınız: çocuk işçi. Bu ülkenin utanç sayfasına yazılan 77. çocuk işçi ölümü. Bir tarlada, güneşin altında, okulda olması gereken yaşta — emeğin değil, sömürünün kurbanı oldu. Yetkililer “kaza” dedi. Ama biz biliyoruz: Bu bir kaza değil, bir düzen cinayeti. Çünkü bu ülkede yoksulun çocuğu çocuk olamıyor. Çocuklar doğar doğmaz iş gücüne yazılıyor; tarlada, atölyede, inşaatta, fabrika diplerinde can veriyor. Her yıl onlarcası… Her yıl aynı sessizlik, aynı üç kelime: “Kaza oldu efendim.” Peki o tarlada kim denetledi çalışma koşullarını? Kim izin verdi 14 yaşındaki...

Devamını Oku

Dilovası’nda İş Cinayeti: Sermaye Yakıyor, Devlet Korumuyor, İşçiler Ölüyor!

Kocaeli Dilovası’nda Ravive Kozmetik fabrikasında meydana gelen patlamada altı işçi yanarak can verdi. Bu bir kaza değil, cinayettir. Binada yangın merdiveni yoktu, acil çıkış kapısı yoktu, yangın söndürme sistemi yoktu. Yani, kârın tek bir damlası bile işçilerin yaşamına harcanmamıştı. Bu düzen, kâr için insan öldürmektedir. Sermaye sınıfı bu ülkenin dört bir yanında her gün işçi kanıyla kârını büyütüyor. Bugün Dilovası’nda, dün Amasra’da, yarın başka bir fabrikada… İşçiler “iş kazası” denilen ama kapitalist sömürünün doğrudan sonucu olan katliamlarla yaşamdan koparılıyor. Artık işçi sınıfı yalnızca daha yüksek ücret için değil, yaşayabilmek için örgütlenmek zorundadır! Çünkü örgütsüzlük, kapitalistin sigortasıdır; işçinin mezar taşıdır!...

Devamını Oku

Eski Bir Tırsan Treyler İşçisinden Gerçekler

Ben eski bir Tırsan Treyler işçisiyim. İşe alınırken ince eleyip sık dokuyan, kendine “kurumsal” diyen Tırsan Treyler’in aslında hiç de öyle olmadığını fabrikanın içine girince anladım. Çalıştığım yer, ihracat rekorları kıran, birçok Avrupa ülkesinde fabrikası bulunan köklü bir şirketti. Biz gece gündüz mesai yaparken Tırsan Treyler ihracat rekorları kırıyordu. Peki biz işçilerin payına ne düşüyordu? Bol mesai, uykusuz geceler, geçmeyen bel ağrıları ve ay sonunda kesilen %17’lik vergi dilimi… Harca harca bitmez, değil mi? Birçok arkadaşım şikâyetçiydi ama saatlerinden, borçlarından dolayı orada tutunmaya çalışıyordu — tıpkı benim gibi. Her şey güzel gidiyor sanıyorduk. Meğerse patron yüzümüze gülerken arkamızdan kuyumuzu...

Devamını Oku

Zincir Market Emekçileri: Modern Köleliğin Sessiz Çığlığı

Türkiye’de zincir marketler, kapitalist sömürünün en görünür alanlarından biri haline geldi. A101, BİM, Şok ve Migros gibi dev zincirler, yüz binlerce işçiyi düşük ücretlerle çalıştırıyor. Ancak bu sömürünün asıl görünmeyen yüzü, tek bir maaşa karşılık birden fazla işin yaptırılmasıdır. Kasada müşteriye fiş kesen aynı işçi, biraz sonra reyon düzenliyor, depo taşıyor, tuvalet temizliyor ve marketin kapanış sayımını gerçekleştiriyor. Yani işçi, kapitalistin “maliyet verimliliği” adına kendi bedenini dört parçaya bölmek zorunda kalıyor. Bu durum, kapitalizmin klasik artı-değer üretme yönteminin modern biçimidir: aynı emek gücünden daha fazla değer sızdırmak. Yönetici baskısı, personel yetersizliği ve “müşteri memnuniyeti” adı altında uygulanan performans politikaları,...

Devamını Oku