Yazar: Gamze Kocabayır

Talep Değil Müdahale: Pire Limanı’nda Enternasyonal Sınıf Savaşı

📌 Yunanistan liman işçileri, bir gemiyi durdurmakla kalmadı, tarihin gidişatına da müdahale etti. Bu, dayanışmanın değil, sınıf savaşının çağrısıdır. Limanları Kapat, Soykırımı Durdur! 14 Temmuz Pazartesi günü Yunanistan’ın Pire Limanı’nda sıradan bir iş günü yaşanmayacak. Çünkü bu kez bir işçi kolektifi, limana yanaşan bir geminin yüklenmesini durdurmaya hazırlanıyor. “Ever Golden” adlı bu gemi, İsrail’e demir-çelik malzeme taşımak üzere yola çıkmak istiyor. Fakat liman işçileri buna geçit vermeyeceklerini ilan ettiler. Bu sadece bir iş durdurma değil, doğrudan bir sınıf müdahalesi çağrısıdır. Pire Limanı’nda örgütlü ENEDEP sendikası şu açıklamayı yaptı: 🗣️ “Ellerimizi kana bulamayız! İsrail’in Gazze’de işlediği insanlık suçlarına hizmet eden...

Devamını Oku

TÜİK Nedir, Ne Değildir? Ona Karşı Nasıl Mücadele Edilir?

Giriş: TÜİK Verilerine Kim İnanıyor, Ama Neden Hâlâ Baz Alınıyor? Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) yıllardır Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve demografik verilerini açıklayan resmi devlet kurumudur. İşsizlik oranları, enflasyon, büyüme rakamları gibi hayati önemdeki sayılar doğrudan onun ağızından halka ve kamuoyuna ulaşır. Fakat bugün işçi sınıfının, gençlerin, ezilenlerin hemen hemen hiçbiri TÜİK’in açıkladığı rakamlara inanmıyor. Enflasyon oranlarının gerçek yaşanan hayat pahalılığıyla uyuşmadığı, işsizliğin gerçekte çok daha yüksek olduğu, ekonomik krizin toplumun sırtına yüklenen ağır faturayı tam yansıtmadığı herkesin malumu. Peki, bu kadar güvenilmez ve manipüle edilen bir kurum neden hâlâ Türkiye işçi sınıfının ücret tespitlerinde, sosyal güvenlik düzenlemelerinde ve toplu...

Devamını Oku

İzmir Grevi, CHP ve Burjuva Propagandanın Anatomisi

Nazi Almanyası’nın Propaganda Bakanı Joseph Goebbels, yalanı bir yönetme biçimi haline getirmişti. “Bir yalanı yeterince büyük söyleyin, sürekli tekrarlayın; sonunda insanlar ona inanacaktır,” demişti. Bu taktiğin güncel versiyonlarını görmek için faşist bir rejime bakmaya gerek yok. Burjuva siyasetinin tüm fraksiyonları –ister muhafazakâr, ister liberal, ister sosyal demokrat olsun– aynı yöntemle halkı manipüle etmeye devam ediyor. Bugün İzmir’de CHP’li belediyelere karşı grevde olan işçilere yönelik yürütülen kampanya, tam da bu büyük yalanın modern biçimlerinden biri olarak karşımızda duruyor. Grevin Gerçekleri: İşçiler Ne Alıyor, Ne İstiyor? İzmir’de binlerce belediye işçisi, yoksulluk sınırının bile altında kalan maaşlar ve gasp edilen sosyal haklar nedeniyle greve çıktı. Grev, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İZENERJİ, İZDOĞA, İZBETON gibi şirketlerde çalışan 4.000’den fazla işçiyi kapsıyor. Peki bu işçiler ne alıyor ve ne istiyor? İZDOĞA işçileri ortalama 20.000 TL civarında maaş alıyor. Ancak bu rakam, TÜRK-İŞ’in Ocak 2025 itibarıyla açıkladığı 22.131 TL’lik açlık sınırının altında kalıyor. Üstelik yakacak, eğitim parası, bayram izni gibi sosyal haklar ya hiç yok ya da sembolik düzeyde. İşçilerin talebi ise mütevazı: Belediye yönetiminin kendi şirketlerine verdiği zam oranlarının, eşit biçimde bu işçilere de yansıtılması. İZBAN işçileri içinde makinist, tekniker gibi yüksek sorumluluk gerektiren işler yapanlar bile asgari ücret seviyesinde maaşlar alıyor. Makinist Sercan Tumbar, “Kalifiye eleman olarak asgari ücret alıyorum” derken; makine teknikeri Abdil Acar net maaşının 1.890 TL olduğunu söylüyor. Bu koşullarda yaşamak, yalnızca yoksulluk değil, doğrudan sefalettir. Grevci işçilerin talepleri açık,...

Devamını Oku

Belediyeyi Sermayeye Bırakma İşçi Denetimine Al

1. Giriş: Belediye İşçileri Yalnız Değildir! Bu Broşür Sizler İçin Yazıldı Türkiye’nin dört bir yanında, özellikle CHP’li, AKP’li ya da kayyumla yönetilen belediyelerde binlerce belediye işçisi işten atılıyor, sürgün ediliyor, sindiriliyor. Bu yaşananlar münferit değil, örgütlü ve bilinçli bir saldırıdır. Sermaye sınıfı ve onun belediyelerdeki siyasal temsilcileri, biz işçilere karşı topyekûn bir savaş yürütüyor. Hedef bellidir: İşçilerin gücünü kırmak, örgütlenmesini engellemek, sözünü ve iradesini susturmak. Bu broşür, tam da bu mücadelenin içindeki siz belediye işçilerine; direnen, direnişini büyütmek isteyen sınıf kardeşlerimize sesleniyor. Her gün çadır kuran, sokakta nöbet tutan, taşeron kıskacına karşı direnen, hakkını isteyen işçilere… Sözümüz size: Yalnız...

Devamını Oku

Pepe’nin Ardından: Gerilladan Liberale Latin Solunun Çöküşü

Giriş José “Pepe” Mujica’nın ölümü, yalnızca bir kişinin değil, bir politik kuşağın ve siyasal yönelimin de sonunu simgeliyor. Uruguay’ın eski devlet başkanı olarak dünya kamuoyunda “en yoksul başkan”, “halkçı lider” ve “dürüst siyasetçi” kimliğiyle idealize edilen Mujica, sol liberal çevrelerin gözünde bir umut, bir istisna, hatta bir model olarak anıldı. Gerilla hareketinden gelmiş, sistemin içine girmiş ama sisteme bulaşmamış bir figür olarak sunuldu. Oysa bu idealizasyonun ardında Latin Amerika solunun onlarca yıl boyunca yaşadığı stratejik kriz, teorik dağınıklık ve sınıfsal yönsüzlük yatmaktadır. Mujica’nın bu denli romantize edilmesi ideolojik bir tercihtir. Çünkü Mujica, burjuvazinin tarih sahnesinde görmek istediği türden bir...

Devamını Oku