Yazar: Gamze Kocabayır

Katil Çalık Holding!

Bugün, kapitalizmin işçiye uyguladığı vahşetin en çarpıcı örneklerinden biri İstanbul Şişli’de yaşandı. Erol Eğrek, 10 yıl boyunca hakkını almak için mücadele ettiği Çalık Holding’in önünde, 10 koruma tarafından dövülerek katledildi. Erol Eğrek, 10 yıl önce Türkmenistan’daki Çalık Holding fabrikasında çalışmaya başlamıştı. O günden bugüne, 7 milyon TL’lik tazminatını almak için defalarca dava açtı ve kazandığı davalar sonucunda hakkını alması gerektiği hâlde, yıllarca bu parayı alamadı. Çalık Holding, işçisini aldatmaya, sömürmeye, hakkını vermemeye devam etti. Bugün, hakkını istemek için gittiği binada, patronların fedailerinin şiddetine uğradı ve hayatını kaybetti. Tazminat İçin Mücadele Eden İşçi Katledildi! Erol Eğrek, Çalık Holding’in Şişli’deki binasına...

Devamını Oku

Kapitalizm, Sansür ve Basın Özgürlüğü: Gerçek Kime Ait?

Kapitalist dünyada “basın özgürlüğü” söylemi, sermaye sınıfının ideolojik tahakkümünü perdelemek için kullanılan bir yalandan ibarettir. Burjuvazi, ifade özgürlüğünü ve basın özgürlüğünü kendi iktidarını sağlamlaştırmanın bir aracı olarak şekillendirir. Egemen sınıflar için medya, yalnızca haber ileten bir araç değil, toplumsal rızayı inşa etmenin, muhalefeti susturmanın ve işçi sınıfını manipüle etmenin bir silahıdır. Günümüz dünyasında burjuva demokrasilerinde bile sansür farklı biçimlerde devam etmektedir. Egemen sınıflar, basını doğrudan baskılayarak ya da ekonomik araçlarla kontrol altına alarak kendi çıkarlarına uygun bir “özgürlük” yaratır. Bugün medya devlerinin tamamına yakını sermaye gruplarının elindedir. İşçilerin, ezilenlerin sesi olabilecek her bağımsız yayın organı ya maddi olarak boğulmakta...

Devamını Oku

Enternasyonal Mücadele Işığında Kadının Kurtuluşu

Kadın cinayetleri yalnız başına bireysel trajediler olarak değil, kapitalist-patriyarkal sistemin derin yaralarının birer aynası olarak karşımıza çıkıyor. Kadınların halihazırda verdikleri amansız koşullardaki yaşam mücadelesini bu aynanın ışığında incelemek gerekiyor. Örneğin, bu sene içerisinde Anıt Sayaç verilerine göre 292, örtbas edilerek toplumsal hafızaya dahil bile edilemeyen kadın cinayeti işlendi; bu sınıf ve cinsiyet temelli sömürünün ne denli korkunç bir tablo çizdiğini gösteriyor. Sınıflı toplumların en belirgin özelliği bu korkunç tablonun meşrulaştırılmasıdır. Sistem içerisinde hak aramak, erkek egemen kapitalist devletlerden yargı beklemek gibi reformist tavırlar kadının kurtuluşunu isteyen bir enternasyonal devrimcinin perspektifi değildir. Enternasyonal devrimciler; proleteryanın bir öncü olarak, erkek-kadın ve...

Devamını Oku

31 Mart Yerel Seçim Sonuçları ve Enternasyonal Komünist Devrimci Görevler Üzerine Tezler

1-) 31 Mart seçimleri AKP’nin tarihi hezimeti ve CHP’nin zaferi ile sonuçlandı. Seçim sonuçları emekçilerin ve ezilenlerin gündeminde önemli bir yer teşkil eder duruma gelmiştir. Seçim sonuçlarından sonra analizler, yorumlar, öngörüler havalarda uçuşmaktadır. Gazete, TV, radyo; sosyal medya platformlarında günlerdir seçim analizleri, seçim sonrası sürece dair öngörlülerde bulunmaktadır. Emekçilerin, ezilenlerin saflarında yer alan; buradan siyaset yapan teşkilatlar da analizlerde, tahlillerde, öngörlülerde bulunmaktadır. Enternasyonal komünist devrimciler de analizlerde, öngörlülerde, tahlillerde bulunmaktadır. Enternasyonal komünist devrimcilerin diğer tüm siyasal akımlardan ayırt edici bir yönü de şudur: Bir sürece, bir olaya dair değerlendirmeleri salt tahlil ve öngörüden ibaret değildir. Devrimci marksizmi kılavuzuyla somut...

Devamını Oku

Yaklaşan Yerel Seçimler Üzerine Sesli Düşünceler

*) Türkiye’de 2023 yılının en önemli siyasal olayı hiç kuşkusuz Cumhurbaşkanlığı seçimleri oldu. 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden başarıyla çıkan Erdoğan, seçimlerin üzerinden 5 ay gibi kısa bir süre geçmesine rağmen içinde bulunduğu siyasal kriz hızla büyümektedir. Erdoğan 2015 yılından beri güç kaybetmektedir. Tek başına iktidar olacak erişememekte, bu güce erişebilmek için MHP başta olmak üzere irili ufaklı geniş bir sağ yelpazeyle ittifak kurmak, iktidarını onlarla paylaşmak zorunda kalmaktadır. Cumhur ittifakı kırılgan bir yapıya sahip birbirine benzemezler itifakına dönüşmüştür. Her ne kadar biçimsel olarak tek adam rejimi gibi bir görünüme sahip olsada devlet organları ve kurumları geniş bir koalisyona dönüşmüştür. Erdoğan rejiminin oluşturduğu Türk tipi Başkanlık sistemi ilk günden itibaren sağlıklı şekilde çalışmayan teltel dökülen vaziyetten kurtulamamaktadır. Devlet organları içinde klikler kavgaları gözle görülür şekilde boy vermektedir. Erdoğan rejimi artık kendi anayasasına hukuk kurallarına dahi uymaktan aciz bir konuma düşmüştür. Erdoğan rejimi siyasal ve ekonomik krizler üretme fabrikasına dönüşmüştür. *) Millet ittifakı ise, 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra fiili olarak dağılmış, enerji ve motivasyonu komple deforme olmuştur. Artık kitlelere Erdoğan karşısında alternatif olabilme opsiyonunu kaybetmiştir. İYİP kendi içinde istifalar, ayrılıklar, hizipler kriziyle boğuşmakla birlikte hergeçen gün Cumhur ittifakına eklemlenen bir rotada ilerlemektedir. CHP ise gerek seçim yenilgisi gereksede Millet İttifakının dağılmasının yarattığı kriz içerisinde yerel seçimlere girmektedir. Kitlelerde herhangi bir umut ve heyecan yaratmamaktadır. Tek hedefi elindeki belediyeleri kaybetmemektir. Fakat bu hedefe ulaşmak için herhangi bir stratejiden yoksundur. İYİP’in tek başına yerel...

Devamını Oku