Yazar: Musa Kılıç

İnternet Sansürü ve Basın Özgürlüğü

İnternet yayıncılığını RTÜK’ün denetimine sokan yasal düzenlemelerin Cumhurbaşkanlığına bağlı olan Resmi Gazetede yayınlanmasından sonra sansüre karşı verilen mücadele biçimleri muhalefet tarafından tartışılmaya başlandı. Bu yazımızda basın, basın özgürlüğü, sansür gibi kavramları inceleyip kapitalizmin neden sansürden vazgeçemeyeceğini ve liberallerin dillerinden düşmeyen “basın özgürlüğü” yalanını gözler önüne sereceğiz. İlk bölümde sermaye tahakkümü altında medyanın taşıdığı ideolojik işlevi Devrimci Marksizmin ışığı altında inceleyeceğiz. Yazımızın ikinci bölümünde ise (1.) son RTÜK yasasının haber alma hürriyetinde ne gibi değişikliklere yol açtığı sorusunu yanıtlayacağız. (2.) Erdoğan’ın tüm medya devlerini kendi kontrolüne almasına, sosyal medya üstünde sistematik ve etkili bir şekilde propoganda yapmasına karşın niçin internet...

Devamını Oku

Barış Bildirisi ve Akademisyenlere Toplu İhraçlar

Erdoğan rejimi 7 Haziran 2015 seçimlerine “Başkanlık” hedefiyle girdi. Seçim meydanlarında 400 vekili verin bu iş huzur içinde çözülsün demeçlerinde bulundu. Dönemin Başbakanı Davutoğlu ise seçim meydanlarında “Eğer başkanlık gelmezse beyaz toroslar geri gelir” diyerek başta kürt halkı olmak üzere tüm toplumsal muhalefete tehditler savurdu. 7 Haziran seçimlerinden hüsranla çıkan Erdoğan, Kürt halkıyla yürütmüş olduğu çözüm sürecinden vazgeçerek, hızlı bir şekilde sömürgeci savaş konseptine geri döndü. Bombalı intihar saldırıları ve devamında Kürdistan’da savaş kartını tüm şiddetiyle masaya sürdü. Sur, Cizre, Silvan, Nusaybin başta olmak üzere birçok Kürt kenti işgal edilmiş Ortadoğu kentlerine dönüştü. Bu süreçte; Kürdistan’da yaşanan sokağa çıkma...

Devamını Oku

AKP: Beton Ve Rant Cumhuriyeti

Son 16 yıldır ülkeyi yöneten AKP iktidarının rant ve kâr için çevreye verdiği zararı Türkiye tarihinde hiçbir hükümet vermemiştir. Erdoğan’ın kendisi bile özeleştiri yaparak İstanbul’a ihanet ettiklerini itiraf etmiştir. AVM’ler, HES’ler, duble yollar, mega projeler ve yok edilen çevre. AKP döneminde ekonominin lokomotif motoru inşaat sektörü olmuş ve her platformda yaptıkları projelerle övünmüşlerdir. Bütün projeleri sermaye sınıfı için bir rant ve kâr kapısı olmakla birlikte çevrenin talanı ile neticelenmiştir. Çevre zarar gördükçe ekolojik denge de bozulmaktadır. Bu durum da küresel ısınma, asit yağmurları, sel ve heyelan olarak geri dönmektedir. Son 16 yılda betona çevrilen yeşil alan istatislikleri dudak uçuklatacak...

Devamını Oku