Yazar: Musa Kılıç

Burjuvazinin Ahırında Sosyal Şoven Vaazlar

Barış Pınarı adı altında Erdoğan rejiminin Rojava’ya yönelttiği işgal harekatının başlamasıyla; ülke genelinde, militarist, ırkçı, şoven bir hava hızla tırmanışa geçti. Tarihsel referanslarını Stalinizmin okulundan alan ve onu resmi devlet ideolojisi alan Kemalizmle harmanlayan Türkiye sosyalist hareketinde her dönem ulusalcı, sosyal yurtsever nüveler varlıklarını belirgin şekilde devam ettirdi. Bugün Türkiye solu ırkçı, milliyetçi dalgalanmaya karşı tutum alabilme yetisinden çok uzaktır. Her ne kadar işgale açık destek veren sosyalist grup olmasa da, karşı çıkış biçimleri kendi burjuva devletlerinin iyliğini düşünen duyarlı vatandaşı oynamaktadır. İşgal Üzerine Sesli Düşünceler makalemizde de belirtmiş olduğumuz gibi: “Barış Pınarı adı altındaki işgal girişimi başlayınca, HDP...

Devamını Oku

#Madenciye Yolu Aç

#Madenciye Yolu Aç Türkiye işçi sınıfının tarihindeki en büyük işçi katliamlarından biri olan Soma katliamında şanş eseri hayatta kalan işçilerin önemli bir kısmı işten çıkartıldı. Önce öldürülmeye çalışılan ve katliamdan şanş eseri kurtulan işçilere sermaye sınıfı tarafından yeni bir saldırı gerçekleşti. O saldırı planıda sarı sendikanın yardımıyla işçilerin kıdem ve ihpar tazminatlarını gasp etmekti. Katliam sonrası TBMM’de çıkarılan, işçilerin tazminatlarının ödenmesi yolundaki yasal düzenlemede, hiçbir yetkisi ve meşruiyeti bulunmayan, maden patronlarının kurdurduğu, katliam ortağı olan sarı sendika Türkiye Maden İşçileri Sendikası ile Soma Holding ve Uyar Madencilik şirketleri arasında protokol imzalandı. İmzalanan protokolde işçinin tazminatını kuşa çeviren cinstendi. İşçilerin alacakları önce 24 taksite sonrada 36 taksite dönüştürüldü. Protokol imzalandıktan sonra, madencilere sadece seçim zamanı 3 taksit ödendi. Kalan miktarlar ödenmeyerek işçiler yıllarca oyalandı, susturulmaya, sindirilmeye çalışıldı. Hukuki yollada haklarını kazanan maden işçilerine kesinleşmiş mahkeme kararı olmasına rağmen hakları ödenmedi. Soma Maden İşçilerine ve ölen madencilerin ailelerine yıllarca baskı, tehtit uygulanarak haklarından vazgeçmeleri amaçlandı. Böylece canlarını alan maden patronları hayatta kalanların ve onların ailelerininde parasını emeğini devlet ve sarı sendika yardımıyla gaspetmeye çalıştı. 2018 yılında kurulan Bağımsız Maden İşçileri Sendikası’nda örgütlenen Soma işçileri haklarını aramak için yeni bir mücadeleye giriştiler. Kıdem ve ihpar Tazminatlarını almak ve yaşadıkları haksızlığa karşı seslerini duyurmak için 50 maden işçisi, 10 sendika görevlisi 5 Ekim Cumartesi günü Bağımsız Maden-İş sendikası öncülüğünde Soma’dan başlayarak Ankara Enerji Bakanlığı önünde sonlanacak olan 10 günlük yürüyüş başlattılar. Soma’da ölen...

Devamını Oku

Deprem Geliyorum Diyor!

Yaşadığımız coğrafya fay hatlarının geçtiği ve depremin ne yazık ki sürekli güncel olduğu bir ülkedir. Ne yazık ki, bu gerçeklik hiçbir zaman ciddiye alınmamakta, kentleşme ve mimaride bu gerçeklik yok sayılmaktadır. Ancak büyük hasarlı depremler gerçekleştiğinde, önlemler vesaireden bahsedilmektedir. Bu durumun en acı tecrübesini Türkiye 1999 yılındaki Gölcük merkezli Marmara depreminde yaşadı. 17 Ağustos 1999’da yaşanan Gölcük depreminde yüzbinlerce ev ve işyeri kağıttan kule gibi çöktü. Denize dolgu yapılarak oluşturulan zeminlere inşa edilen binalar deniz tarafından geri alındı. Deniz kumundan yapılan binalar, denetimsizlik, deprem gerçeğini göz önüne alınmadan sadece rant ve kâr için dikilen binalar ilk doğal afette tuzla...

Devamını Oku

Neslican Tay’ın Ardından

Kansere karşı verdiği mücadelenin her anını sosyal medyadan aktaran, bu verdiği mücadeleyle de geniş kitlelerce tanınan Neslican Tay hayatını kaybetti. Daha önce üç kez kanseri yenen, hastalığı nedeniyle sol bacağını kaybeden Neslican Tay 7 Eylül’deki son paylaşımını yaptı: “Kanseri 3 kere yendim, 4. yolda ben kendime ve iyileşeceğime inanıyorum”. Ölümü sonrası Ak Troller ve muhafazakarlar adeta Neslican Tay’ı hedef hâline getirdiler. Neslican Tay’ın seküler bir yaşam sürdürdüğünü, geleneksel değerlere sahip olmadığı için “cennete gidemeyeceyini” öne sürdüler. Erdoğan yıllardır “Dindar” bir nesil yetiştirme hedefinde olduğunu sürekli tekrarladı, toplumu dindar olanlar ve olmayanlar üzerinden ikiye böldü. Erdoğan’ın yetiştirdiği “Dindar ve Kindar”...

Devamını Oku

Selehattin Demirtaş’a Tutuklama Kararı

HDP’nin bir önceki dönemki Eşbaşkanları Selahatin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’a tahliye kararı verilip, tahliye edilmesi beklenirken Erdoğan tekara gerekeni yaparak, kendi hukuk kurallarına askıya alarak yeniden bir dosya açılıp yeni bir tutuklama kararı verdirdi. HDP’nin bir önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahatttin Demirtaş’ın tahliye edilmesi beklenirken yeni bir gelişme yaşandı. Mahkeme, Demirtaş’ın cezaevinde kaldığı yaklaşık 25 aylık sürenin 4 yıl 8 aylık hapis cezasından düşülmesi kararını aldı ancak Ankara savcılığı aynı davadan yeni bir soruşturma başlatarak Yüksekdağ ve Demirtaş’ın tutuklanmalarını talep etti. Sulh Ceza Hakimliği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebini görüşmeye başladı. Hakimlik, 3 avukatın savunma yapmasına karar verirken Demirtaş ve Yüksekdağ’ın da duruşmada SEGBİS ile savunma yaptı. Savunmaların ardından mahkeme Demirtaş ve Yüksekdağ’ın tutukluluğuna devam kararı verdi. Daha öncede Demirtaş için AİHM tahliye kararı vermişti, fakat Erdoğan gerekeni yaparız diyerek, jet hızıyla mahkemeler cezası keserek Demirtaş hükümlü konumuna düşürülmüş böylece tahliyenin önü kapanmıştı. Demirtaş’ın hapiste kaldığı süre aldığı cezadan mahsup edildiğinde tahliye hakkını kazanıyordu. Yasal olarak tahliye olmasının önünde hiçbir engel yokken, iktidarın siyasi kalkanına dönmüş olan yargı Demirtaş’ı içeride tutmanın kılıfını dizayn etmişti bile. Erdoğan bu karardan sonra verdiği demeçte talimatın kendisinden geldiğini açıkça doğrulayan cinstendi. Erdoğan’ın yaptığı açıklma şöyleydi:” Sokağa insanları çağırıp ondan sonra Diyarbakır’da 53 evladımızı öldürenleri bu millet unutmuyor ve unutmayacaktır da. Sonuna kadar bu işin takipçisiyiz, takipçisi olacağız. Bunları bırakamayız. Eğer biz bırakırsak ebedi alemde şehitlerimiz bize bunun hesabını sorar” Erdoğan kürt halkına yönelttiği...

Devamını Oku

İletişim

E-Posta - iletisim@patronsuzdunya.com