Aydın’dan Yükselen “İhanet” Yaygarası
Aydın Belediye Başkanı’nın AKP’ye geçişi üzerine günlerdir CHP ve bazı sol çevreler “ihanet” edebiyatı yapıyor. Sanki Türkiye’de ilk kez bir siyasetçi parti değiştiriyormuş gibi yaygara koparılıyor. Oysa işin gerçeği basit: Burjuva siyasetinde bu tür geçişler olağandır.
Transfer Piyasası Gibi Siyaset
Türkiye siyasetinde onlarca örneğini gördük. Bir dönem CHP’de olan isimlerin AKP’ye geçtiğini, AKP’den kopanların İYİP’e yöneldiğini, hatta eski milli futbolcu, Afrin işgalinin reklam yüzü Gökhan Zan’ın İYİP’ten TİP’e transfer olduğunu hatırlayalım. Bu tablo, burjuva partilerinin bir transfer piyasası gibi çalıştığını açıkça gösteriyor.
“İhanet” Söyleminin Asıl Amacı
CHP’nin “ihanet” söylemi ise başka bir amaca hizmet ediyor: İşçilerin ve emekçilerin dikkatini gerçek sorunlardan uzak tutmak. Hayat pahalılığı, işsizlik, yoksulluk yerine gündemi “kim kime geçti, kim kime ihanet etti” tartışmalarıyla doldurmak, düzen siyasetinin en bilindik taktiğidir. Oysa işçiler açısından fark etmez: CHP de, AKP de, İYİP de aynı sermaye düzenini savunur.
Gerçek Mesele Sınıfsal
Bu yüzden mesele kişilerin hangi partide olduğundan çok, bu partilerin temsil ettiği sınıfsal çıkarlardır. Ve maalesef hiçbir düzen partisi işçilerin çıkarlarını temsil etmiyor. Onlar için önemli olan belediye bütçeleri, ihaleler ve koltuk hesaplarıdır.
Çözüm Nerede?
Aydın’daki tartışma bize yeniden şunu hatırlatmalı: Gerçek çözüm düzen partilerinde değil, işçilerin kendi bağımsız örgütlenmesindedir. “İhanet” yaygarasına kapılmak yerine, emekçilerin siyasette kendi sözünü söylemesi, kendi gücüne güvenmesi gerekir.