Bizler Çiğli Belediyesi’nde yıllarca alın teriyle çalışan, tek suçu emeğini savunmak olan kadın işçileriz. Tam 11 aydır hukuksuz bir şekilde işimizden edildik. Hakkımızı aradık, susmadık, yılmadık. Kapı kapı dolaşıp derdimizi anlattık ama birileri kulaklarını tıkadı. Bugün CHP Genel Merkezi önünde, sırtımızda emeğimiz, yanımızda çocuklarımız, vicdanlara sesleniyoruz.

Biz CHP’ye oy veren, onun halkçı ve emekten yana iddialarına inanan insanlardık. Ama gördük ki, belediye şirketlerinde çalışan biz emekçiler için bu sözler sadece seçim meydanlarında söyleniyor. Sandık kapanınca unutuluyor. Kadın emeği ise en kolay gözden çıkarılan oluyor.

CHP’ye açık çağrımızdır:
Eğer gerçekten bu ülkenin demokratik geleceğinde söz sahibi olmak istiyorsanız önce emekle yüzleşmek zorundasınız!
Kadrosuz, güvencesiz, eşitsiz bir çalışma düzenini sürdüren belediyelerle halka umut olamazsınız. Kadınları işten atan, susturmaya çalışan yerel yönetimlerle toplumsal eşitlikten söz edemezsiniz.

Kadın işçilerin direnişi sadece bir hak mücadelesi değil; aynı zamanda CHP’nin sınıfla mı sermayeyle mi durduğunu gösterecek bir turnusol kağıdıdır.

Bize sahip çıkmayan, mücadelemize sırtını dönen bir CHP, iktidara alternatif olamaz. Çünkü iktidar olmak sadece sandıktan değil, sokaktan da geçer. Ve biz o sokağın sesiyiz!

Kadınlar sustukça değil, konuştukça değişim olur.
İşçilerin sesi duyulmadıkça, halkçı politika olmaz.

Buradayız, direniyoruz ve CHP’ye hatırlatıyoruz:
Emeği dışlayan bir yol, halkın yolu değildir.