57 yaşındaki Halil İbişler… Bir iş kazası sonucu beyninde derin bir kanama geçirdi, sol tarafı felç oldu. Kendi başına yaşamını sürdüremeyen bir insan… Ama devlet için onun bedeni sadece bir “kural ihlali” ve “borç” objesi. Geçmişte karşılıksız çek keşide ettiği için denetimli serbestliği sonlandırıldı ve infaz hakimi tarafından cezaevine gönderildi.
2 Ekim sabahı, evine düzenlenen şafak operasyonu ile gözaltına alınan İbişler, hastane hastane sürüklendi, ailesinin gözleri önünde cezaevine sevk edildi. Sonda ile yaşıyor, enfeksiyona açık bir şekilde tutuluyor. Felçli, çaresiz ve mahkûm… Ama devlet için fark etmiyor; kapitalist hukuk sistemi insanı, hayatını ve sağlığını hiçe sayıyor.
Bu sadece bir kişi değil; bu sistemin yüzlerce, binlerce hayatı yok sayma şekli. Kapitalizm, kâr ve bürokrasi uğruna insanları adım adım yok ediyor. İş kazası geçiren bir işçinin felçli hâli, borcu nedeniyle cezaevine sürüklenmesi… İşte vahşi kapitalizmin en çıplak, en somut ve en insafsız örneği!
Kapitalist devlet ve onun hukuku, insan yaşamını hiçe sayıyor. Felçli bir işçiyi borcu yüzünden cezaevine atmak, bu sistemin acımasız mantığını gözler önüne seriyor. İşçi sınıfı kendi yaşamını, sağlığını ve onurunu savunmazsa, kapitalizm her birimizi bir nesne gibi sürüklemeye devam edecek. Öyleyse, öfkemizi örgütleyelim, sınıf olarak sahneye çıkalım ve bu barbarlığa karşı kolektif bir güçle dur diyelim. Mücadele etmekten başka çaremiz yok!