17 yaşındaki Afganistanlı çocuk işçi Zahra Hosseını, Karaman Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Yıldızbaş Soğuk Hava Deposu’nda çalışırken başörtüsünü plastik enjeksiyon makinesine kaptırması sonucu yaşamını yitirdi. Boynu ve çenesi kırılarak ağır yaralanan Zahra, ambulansla kaldırıldığı Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Bu ölüm bir “iş kazası” değildir. Bu ölüm, kapitalist üretim düzeninin işlediği bir sınıf cinayetidir.
Ucuz emek, güvencesizlik ve ölüm
Zahra Hosseını 17 yaşındaydı. Yani bir çocuktu. Üstelik göçmendi. Kapitalist sistem açısından bu iki özellik, onu “en ucuz”, “en kolay sömürülebilir” ve “harcanabilir” emek gücü haline getiriyordu. Karaman OSB’deki bir işletmede, ağır sanayi makinelerinin başında çalıştırılması; ne bir istisna ne de bir ihmal zinciridir. Bu, sermayenin bilinçli tercihidir. Organize Sanayi Bölgeleri, patronlar için vergisiz, denetimsiz, sendikasız üretim alanlarıdır. Çocuk işçiliğin, göçmen emeğinin ve iş cinayetlerinin yoğunlaşmasının nedeni budur. Devletin “görmediği”, müfettişlerin “uğramadığı” bu alanlarda işçiler değil, kâr oranları korunur.
91 çocuk işçi ölümü: Bu bir tablo değil, bir katliamdır
İSİG Meclisi’nin verilerine göre Zahra Hosseını, 2025 yılı içinde tespit edilebilen 91. çocuk işçi ölümü oldu. Bu sayı sadece kayda geçebilenlerdir. Kayıt dışı çalıştırılan, göçmen olduğu için görünmez kılınan, ailesi susturulan çocukların sayısı bilinmiyor.
Bu tablo “denetim eksikliği” ile açıklanamaz.
Bu tablo, çocuk işçiliği üzerine kurulu bir ekonomik düzenin sonucudur.
Bir yanda “aile yılı”, “nüfus artışı”, “kutsal aile” nutukları atan iktidar; diğer yanda çocukları fabrikalarda, depolarda, makinelerin arasında ölüme gönderen bir sistem… Bu çelişki değil, kapitalizmin ta kendisidir.
Suçlu belli: Patronlar ve onları koruyan devlet
Zahra’yı öldüren makine tek başına suçlu değildir. Onu o makinenin başına diken patron, o patronu denetlemeyen devlet, çocuk işçiliği yasaklarını kağıt üzerinde bırakıp sermayeye dokunmayan düzen suçludur. Yıldızbaş Soğuk Hava Deposu’nda yaşanan bu ölüm, münferit bir olay değil; sistemin normal işleyişidir. Kapitalizm, kâr için çocukları çalıştırır, sakatlar ve öldürür. Ardından “kaza” der, dosyayı kapatır, üretime devam eder.
Bu düzen değişmeden çocuk işçi ölümleri durmaz
Çocuk işçiliği yasaklanmadan değil; sermayenin üretim üzerindeki egemenliği kırılmadan, OSB’ler patron cenneti olmaktan çıkarılmadan,
işyerleri işçi denetimine geçmeden, göçmen işçiler eşit haklara kavuşmadan bu ölümler durmayacak. Zahra Hosseını’nın ölümü bize bir kez daha gösteriyor: Kapitalizm çocuklara yaşam değil, ölüm sunuyor.
Bu cinayetlerin hesabı sorulmadan, bu düzen yıkılmadan, yeni Zahralar ölmeye devam edecek.