Yazar: Ali Kemal Taşçı

18 Ekim Neyin Yıl Dönümü?

Günümüzden 28 yıl önce 18 Ekim 1991 tarihinde Azerbaycan SSCB’den ayrılarak bağımsızlığını ilan etti. Ancak “bağımsızlık” kazanıldıktan sonra Azeri işçi ve emekçiler bağımsız olmamış, burjuva sınıfının sömürü sistemine geri dönmüştü. Bu burjuvazi Sovyet Azerbaycan’ının Stalinist bürokratlarıydı. SSCB dağıldıktan sonra eski Sovyet devletleri arasında sorunlar oluşmuştu. Daha 80’li yıllarda Ermenistan’la Azerbaycan arasında Karabağ bölgesi için oluşan sorunlar da bağımsızlıktan sonra savaşa dönüşmüş, günümüze kadar çözülememiştir. 1918 Yılında Ekim devrimi sayesinde ilk defa bağımsız olan Azerbaycan devletinin burjuvazisi ülkeyi İngilizlerin, Almanların ve Osmanlının sömürüsüne teslim etmiş, işçiler için cehennem yaratmıştı. Lakin tüm halklardan, azınlıklardan işçi ve emekçiler Kızıl Ordunun da yardımıyla...

Devamını Oku

İşgal Girişimi Üzerine

1 – Bunun adı işgaldir, soykırımdır! Savaş modern hukuk kurallarında cinayet en büyük suçlardan biri olarak nitelendirilmektedir. Fakat devletlerin işlediği cinayetler, yaptığı katliamlar ve işgaller savaş adı altında gerçekleştirilelmektedir. Katliamlar, soykırımlar işgaller ve işlenen tüm insanlık suçları “güvenlik, milli çıkarlar, barış operasyonu” gibi ironik tanımlamalarla meşrulaştırılmaktadır. ABD’nin Suriye’den çekilme kararı almasıyla birlikte Neo-Osmanlıcılık adı altında emperyalist iştahı olanlar savaş çığırtkanlığına başladı. Açık bir şekilde Suriye’ye yeni bir işgal girişiminde bulunmak gerektiğini, Batı Kürdistan’ın yerle bir edilerek oradaki Kürtlerin katledilmesini, tehcir uygulanmasını savundular. Daha önce Afrin, Cerablus, El-Bab operasyonlarını gerçekleştiren Erdoğan rejimi burada korsan devletini inşa etme sürecine girdi. İşgal...

Devamını Oku

Zamlara Karşı Mücadelede Taleplerimiz

Bir yandan iktidara yakın medya organları Türkiye ekonomisinin göklerde olduğunun, kalkınığının propogandasını yapmakta fakat buna kendi tabanlarını dahi inandırmayı başaramamaktadır. Ekonomi göklerde propogandası ne sıklıkta yapılırsa yapılsın, pazarda ve gündelik hayatın akışında bunun koca bir yalan olduğu kendisini göstermektedir. Enflasyonun hızla artması, döviz kurunda önü alınamayan dalgalanmalar, durmadan büyüyen işsizler ordusu ve gündelik hayatın sıradanlaşmış olgusuna dönüşmüş zamlar… Krizin tüm bedelini emekçilerin sırtına yükleyen Erdoğan ve patronlar krizi fırsata çevirmek için herşeye istikrarlı şekilde zam yapmaktan kendisini alamamaktadır. Zamlar emekçi kitleleri yoksulluğa ve sefalete sürüklemektedir. Kış mevsimine girmeye hazırlandığımız bu dönemde, kış ayının en mühim iki ihtiyacına zam üstüne...

Devamını Oku

Antalya’da İş Cinayeti

Gün geçmiyor ki iş cinayeti haberiyle karşılaşmıyalım, eksilmeyen istikararlı şekilde ülkede artan nadir durumlardan biriside ölümle sonuçlanan iş kazaları. Yıllardır dünya sıralamasında Türkiye hep ilk sıralarda yer almaktadır. İşçiler sabah evinden çıkıp işe gittiğinde geri gelip gelemeyeceği meşhul bir durumdadır. Egemenler ve patronlar bu duruma fıtrat, görünmez kaza diyerek geçiştirirler. Fakat gerçekler hiç idda ettikleri gibi geçiştirilecek bir durum değildir. Patronların kâr hırsı yüzünden işçiler, iş güvenliği olmadan “Alaha emanet” bir şekilde çalışmaktadırlar. Ancak işçiler Soma, Ermenek gibi toplu ölümler olunca gündem olabilmektedir. Bugün kü iş cinayeti haberi Antalya Gazipaşa’dan geldi. 18 Eylül’de ampül değişimi çıktığı elektrik direğinden inerken geçtiği çatıdan düşen 19 yaşındaki elektrikçi Ahmet Yalçın, dün tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Hayatının baharındaki bir genç işçi daha patronların kâr hırsının sonucunda hayatını kaybetti. Gazipaşa Sanayi Sitesi’nde elektrikçide çalışan Ahmet Yalçın, 18 Eylül’de sanayi sitesindeki bir aydınlatma direğinin arızalı ampulünü değiştirmek için direğe çıktı. Direkte ampülü değiştirdikten sonra aşağıya inmek için bir binanın çatısına geçen Yalçın, çatıdaki plastik malzemenin kırılması sonucu 5 metreden beton zemine çakıldı. Başını yere çarpan Yalçın ağır yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Hastanede tedaviye alınan Yalçın dün yaşamını yitirdi. İşsizlik, sefalet, yoksulluk, sefalet reva görülen işçi sınıfının başında birde işten eve sağsalim gelebilmek, canına sahip çıkmak sorunuyla karşıkarşıyadır. İşçi sınıfı, sadece iyi ücret ve sosyal haklar için değil, kelle koltukta işe gitmemek, can güvenliği için örgütlenmek zorundadır. İşçi sınıfının sınıf mücadelesi dışında kurtuluşu...

Devamını Oku

Tahta Kuruları, Kurtlu Yemekler, Şantiyelerde Ölüm İnşaat İşçilerinin Kaderi Değildir!

Erdoğan döneminin parlayan sektörü İnşaat sektörü oldu. Ülkenin dört bir yanı şantiyeye dönüşmüş durumda, Erdoğan rejimi sürekli olarak yaptığı Havalimanları, duble yollar ve şehir hastaneleriyle övünmekte. Yıllardır düzenli olarak sürekli açılışlarda boy göstererek kendi iktidarında Türkiye’nin kalkındığını, geliştiğini tekrarlayıp durmakta.. Bunun ölçütü olarak inşaat projelerinin hayata geçmesini göstermektedir. İnşaat sektörünün büyümesi, inşaat şirketlerinin kârlarının sürekli artış içinde olması işçilere yoksulluk, sömürü, kölelik şartlarında çalışmak, küflü ve kurtlu yemeklerden zehirlenmek, şantiyerde ölmek olarak dönmektedir. İnşaat işçileriyle ilgili tüm haberlerde şu vardır: ” Tahtakuruları, küflü ekmekler, kurtlu yemekler, işçi mezbahasına dönen şantiye sahaları ve buna direnen mücadele eden işçiler” inşaat işçileri toplu şekilde öldüklerinde ve toplu şekilde direnişe geçtiğinde haber değeri olmaktadır. Özellikle Üçüncü Havalimanı direnişiyle inşaat işçileri onlara dayatılan 19. Yüzyıl koşullarının kader olmadığını dosta ve düşmana göstermiştir. Yine buna benzer bir haber Türkiye’nin sanayi metropollerinden olan Kocaeli’den gelmiştir. Kocaeli Entegre Şehir Hastanesi şantiyesinde çalışan işçiler çalışma ve barınma koşullarını protesto etmek için iş bıraktı. İş bırakma eylemine yönelten etmenler yine bilindikti. Yine taşeron, yine tahta kuruları yine kurtlu yemekler yine küflü ekmekler… Ve yine Erdoğan rejminin sürekli olarak övündüğü açılıştan açılışa koştuğu, hasta garantili Şehir Hastanesi ve onun esirler kampını andıran şantite sahası. Ana firmanın Türkerler-GAMA Holding ortaklığıyla inşası devam eden Kocaeli Entegre Şehir Hastanesinde çalışan işçiler yemeklerinden böcek çıkması ve koğuşlarda tahta kurularının olmasından dolayı iş durdurdular. Patronların şantiyeleri, atölyeleri, fabrikaları esirler kampına çevirme cüretini işçi sınıfının örgütsüzlüğünden...

Devamını Oku