Yazar: Ali Kemal Taşçı

Turizm İşçileri Grevde: Kuşadası’nda Maaşlarını Alamayan Otel Emekçileri İsyanda

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde faaliyet gösteren Vav Otel’de çalışan 100’den fazla işçi, maaşlarının ödenmemesi üzerine iş bırakma eylemine çıktı. Otel içerisinde toplu şekilde masalara oturarak gerçekleştirdikleri eylem, turizm sezonunun ortasında patronların işçileri nasıl sömürdüğünün somut bir örneğini gözler önüne serdi. Çalışanlar, maaşlarının sık sık geç yattığını, bu ay ise hiç ödeme yapılmadığını belirtti. Uzun süredir düzenli ödeme yapılmadığını vurgulayan işçiler, “Maaşlarımız düzenli ödenmiyor” diyerek yaşadıkları mağduriyeti dile getirdi. Otel yönetimi ise işçilerle görüşeceğini açıkladı. Ancak bu, patronların klasik oyalama yöntemlerinden biri. Bugün Kuşadası’nda, yarın Bodrum’da, ertesi gün Antalya’da… Aynı tablo tekrar tekrar yaşanıyor. Turizm İşkolunda Kronik Sorun: Düşük Ücret, Güvencesizlik...

Devamını Oku

Eti Gıda’da İşçi Kıyımı ve Tek Gıda-İş’in Madalyonunun İki Yüzü

Eskişehir’de Eti Gıda’da 100’ü aşkın işçinin “küçülme” gerekçesiyle işten atılması, yalnızca ekonomik bir karar değil; sendikal yetki süreci, bürokratik uzlaşma ve işçilerin bağımsız çıkarları arasındaki gerilimi de açığa çıkarıyor. Bu metin, sahadan aktarılan bilgiler ışığında hem haber niteliğinde olguları derliyor hem de analiz bölümlerinde sendikal çizgiye dair Marksist bir okuma sunuyor. Eskişehir’deki Eti Gıda fabrikasında 100’ü aşkın işçi, patronun açıkladığı “küçülme” ve “maliyet azaltma” gerekçeleriyle işten çıkarıldı. İşçilerin aktardıklarına göre: zorunlu fazla mesailer yaygındı; işten atma sürecinde maaşlar, ihbar-kıdem tazminatları ve diğer haklar ödenmedi ya da eksik ödendi; yıllık izin ücretleri tazminatlardan düşüldü; fazla mesai ücretleri ise hâlâ tam...

Devamını Oku

12 Yaşında Bir İş Cinayeti: Eyüp Can’ı Kim Öldürdü?

Mersin Anamur’da bir çocuk, sabaha karşı bir dönerci dükkânında çalışırken hayatını kaybetti. Bu cinayetin faili yalnızca bir kişi değil; bu cinayetin faili bir düzendir. 12 yaşındaki Eyüp Can Güner, Anamur’da bir pasaj içindeki dönercide gece saat 04.00’te çalışıyordu. Bir çocuk! Gece saat dördü geçmişti. Uyumuyordu. Okulda değildi. Patronun kârı için çalıştırılıyordu. İddialara göre, “yavaş çalışıyor” diye ustabaşıyla tartıştı. Kovalandı. Yüksekten düştü. Sonra vücudu beş yerinden bıçaklanmış olarak bulundu. Bu olay ne bir münferittir ne bir “tartışma sonucu trajedi”dir. Bu, Türkiye’de çocuk işçiliğin geldiği noktadır. Bu, sermaye düzeninin işlediği bir çocuk cinayetidir. Eyüp Can’ı Kim Öldürdü? Gece yarısı çocuk çalıştıran...

Devamını Oku

TPI Grevi Üzerine Dersler

Sendikal Demokrasi İçin Bir İşaret Fişeği İzmir Menemen’de TPI Composites işçilerinin sürdürdüğü grev, Türkiye işçi sınıfı hareketinde sadece bir ücret mücadelesi değil, sendikal demokrasi açısından da tarihsel bir dönemeçtir. Grev 73. gününde kritik bir eşiğe gelmiş, işverenin %80 zam teklifi ve sendika yönetiminin grevin bitirilmesi yönündeki tutumu işçilerin sandığa gitmesini beraberinde getirmiştir. Bu oylama sonucu, işçilerin “greve devam” kararı almasıyla hem sendika bürokrasisinin manevrasını boşa çıkarmış, hem de işçi sınıfının kendi kaderini belirleme hakkını fiilen kullanabileceğini göstermiştir. Bu gelişme, sınıf mücadelesinde kolektif iradenin kurumsallaşması açısından güçlü bir örnek oluşturmuştur. Sermaye ve Sendika Arasında Sıkışmayan Bir Sınıf Tavrı Patronun teklifleri...

Devamını Oku

Hükümetin Yoksulluk Sınırında Eşitleme Politikası: Kamu İşçileri Sefalete Mahkum Ediliyor! Grevle Cevap Verelim!

600 bin kamu işçisine verilen %24 zam teklifi, içinde bulunduğumuz ekonomik gerçeklikte bir zam değil, sefalet reçetesidir. Enflasyonun ve hayat pahalılığının sürekli arttığı bir ülkede, bu oran işçilerin açlık ve yoksulluk sınırının çok altında kalıyor. Hükümet, işçi sınıfını yoksullukta eşitleme politikasını açıkça uyguluyor. Ücretler, enflasyonun çok gerisinde bırakılarak, işçiler daha da yoksullaştırılıyor. Türk-İş ve Hak-İş gibi sendikalar, işçilerin büyük tepkisi ve tabandan yükselen basınç sayesinde son günlerde grevden, eylemden bahsetmeye başladı. Ama bu lafta kaldı. Gerçekte, patronlarla ve devletle kol kola yürüyen sendika bürokrasisi, işçilerin hakkını korumak için hiçbir hazırlık yapmıyor. Her an işçi sınıfını satmaya hazırlar. İşçi sınıfının...

Devamını Oku